Ey Gamze Cihân Mülkünü Pür-fitne vü Şûr Et
Beş beyit de emir kipiyle bitiyor. Sırayla gamzeye, rüzgâra ve kendine buyruk veriliyor; istenen şey rahat değil fitne, aydınlık değil toz, varlık değil yok olmak. Sonunda sığınacak yer olarak karıncanın kanadının altı gösteriliyor.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Ey cihân mülkünü pür-fitne vü et
Ervâh-ı kudüsten dahi âsâyişi dûr et
1Ey yan bakış, dünya mülkünü fitneyle kargaşayla doldur,
2kutsal ruhlardan bile huzuru uzaklaştır.
- 2
Ey umarız gerd-i reh-i kûyunu senden
Çeşm-i dili rûşengede-i şevk u sürûr et
1Ey rüzgâr, senden onun mahallesinin yol tozunu umarız;
2gönül gözünü şevk ve sevinçle aydınlanmış kıl.
Muhatap değişiyor, şimdi rüzgâra sesleniliyor. Ondan umulan armağan sevgilinin mahallesinin yolundan gelen toz; o toz gönül gözüne sürme olacak. Toprak burada kirletici değil, aydınlanmanın maddesi sayılıyor.
- 3
Ma'nâda ol yine eyle
Pervâne gibi kendine her âfeti tûr et
1Manada Mûsâ ol, ama yine suskun kal;
2pervane gibi her âfeti kendine Tûr dağı yap.
Kelîm, Allah'la konuşan Mûsâ'nın sıfatı. Beyit bir çelişki kuruyor: manada Mûsâ ol ama sus. İkinci dize aynı kıssayı sürdürüyor — pervane gibi her âfeti kendine Tûr dağı yap, yani yanmayı vahiy yeri say. Bu dize kaynakta vezni bir hece eksik bırakıyor.
- 4
Düş hâk-i reh-i pâyına mahv eyle vücûdun
Bu sûretile meşhedini mebhıt-ı nûr et
1Ayağının yol toprağına düş, varlığını yok et;
2böylece şehit düştüğün yeri nurun indiği yer kıl.
İki dize bir zincir kuruyor: varlığını yok et, sonra öldüğün yer nurun indiği yer olsun. Fenâ, karşılığı sonradan gelen bir işlem gibi kurgulanıyor. Kaynakta "mebhıt" diye dizilmiş kelime "mehbit" okunacak yerde harflerini karıştırmış.
- 5
Ekrem gibi tâ şöyle zebûn eyle vücûdun
Kim cây-ı penâhın teh-i bâl ü per-i et
1Ekrem gibi varlığını öylesine güçsüz kıl ki
2sığınacak yerin karıncanın kanadının altı olsun.
Mahlas beyti tevazuu ölçüye vuruyor: sığınacak yer karıncanın kanadının altı kadar küçük olsun. "Mûr" karınca demek. Yedinci dizeyle aynı kafiye kelimesi ("vücûdun") ikinci kez kullanılıyor; kaynak bu îtâyı düzeltmemiş, biz de düzeltmedik.
Metnin kaynağı
Türkçe Vikikaynak'taki 142839 numaralı sürüm esas alındı; şiir Nağme-i Seher'in Kafiye-i Tâ bölümünün üçüncü gazelidir. Sayfa başındaki "İbtidâ-yı Gazeliyyât" bölüm başlığı metne alınmadı, mahlasın yanındaki yıldızlar atıldı. Kaynaktaki kusurlara dokunulmadı: sekizinci dizede "mebhıt-ı nûr" harfleri yer değişmiş hâlde dizilmiş ("mehbit-i nûr", yani nurun indiği yer olmalı), beşinci dize vezni bir hece eksik bırakıyor, yedinci ve dokuzuncu dizeler aynı kafiye kelimesini ("vücûdun") tekrarlıyor.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Gazelin redifi bir emir: "et". Beş beyit boyunca hep bir şeyin yapılması isteniyor. Matlada muhatap gamze, yani sevgilinin yan bakışı; ondan istenen huzur değil, dünyayı fitneyle doldurmak ve kutsal ruhlardan bile rahatı kaçırmak.