DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Recaizade Mahmut Ekrem/Köhne gül-zâr-ı cihân eyledi tecdîd-i bahâr
Gazel · 19. yüzyıl

Köhne gül-zâr-ı cihân eyledi tecdîd-i bahâr

Yedi beytin her biri "bahâr" ile biten bir tamlamayla kapanır ve kafiye kelimeleri Arapçada aynı kalıptan dizilir: tecdîd, te'yîd, temcîd, te'bîd, tes'îd, tesvîd. Şiir baharı önce yenileyen, sonra doğrulayan, kutlayan ve en sonda kâğıda karalayan bir zincir kurar.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Köhne -ı cihân eyledi -i bahâr

    N'ola câm alsa ele gül gibi -i bahâr

    1Cihanın köhne gül bahçesi baharı yeniledi;

    2baharın Cemşîd'i gül gibi eline kadeh alsa ne olur?

    Matla gazelin mekanizmasını kurar: her beyit "bahâr"a bağlanan bir tamlamayla biter, bahar her defasında yeni bir işin sahibi sayılır. Cemşîd hem şarabı bulduğu söylenen hükümdar hem dünyayı gösteren kadehin sahibidir; gülün kadeh gibi açılması iki çağrışımı tek görüntüde toplar.

  2. 2

    Sünbülî oldu gönüllerde hevâ-yı zülfün

    Ser-zede sebz-i hatın eyledi -i bahâr

    1Zülfünün sevdası gönüllerde sümbül rengine büründü;

    2baş gösteren ayva tüylerinin yeşilliği baharı doğruladı.

    Sevgilinin yüzü bir bahçe gibi okunuyor: saç sümbül, ayva tüyü taze ot. Ama beytin asıl işini "te'yîd" yapıyor — doğrulama, tasdik. Bahar bir iddiadır ve iddianın delili tabiatta değil, sevgilinin yanağında beliren yeşilliktedir; mevsim böylece bir mahkeme kaydına dönüşür.

  3. 3

    Reşk ü gayretle olur ser-be-ser-zemîn-i haclet

    Görse ger kadd-i ser-âzâdesini yed-i bahâr

    1Baharın eli senin başı hür boyunu bir görse,

    2kıskançlık ve gayretle baştan başa utanç toprağı kesilir.

    Beyit devriktir: sonuç önce, şart sonra söylenir. "Ser-âzâde" divan şiirinde serviye verilen sıfattır, meyve vermediği için hür sayılır. Sevgilinin boyu o servinin yerine geçince, bitkileri yetiştiren baharın eli kendi eserinden utanır; utanç da bir toprak parçası gibi somutlaşır.

  4. 4

    Bülbül âvâzı değil nagme-gerân-ı gülşen

    Her seher etmededir şevk ile -i bahâr

    1Gül bahçesinin nağme düzenleyicilerinin çıkardığı bülbül sesi değil;

    2her seher coşkuyla baharı yüceltip anıyorlar.

    "Temcîd" iki anlamı birden taşır: yüceltmek ve seher vaktinde minarelerden okunan temcîd. İkinci anlam bülbülleri müezzin yerine koyar, "her seher" ise bunu bir vakit ibadeti hâline getirir. Böylece ilk dizenin inkârı yerine oturur — duyulan ses kuş sesi değil, düzenli bir ayin sesidir.

  5. 5

    Düşse ger sâye-i zülf ü kaddi ol gonce-femin

    Feyz-i tes'îri eder gülşene te'bid-i bahâr

    1O gonca ağızlının saçının ve boyunun gölgesi bir düşse,

    2tesirinin bereketi gül bahçesine baharı ebedî kılar.

    Şiirin abartısı burada zamana el atıyor: bahçe artık yenilenmekle değil, hiç bitmemekle övülüyor. Gölge motifi ters çalışır — gölge normalde ışığı keser, burada feyz taşır. "Gonce-fem", ağzı gonca kadar küçük demektir; küçüklükle sonsuzluk aynı beyitte yan yana durur.

  6. 6

    Îd-i adhâda hâli-i çemen birbirine

    Îd-i tebrîkin eder hem dahi tes 'îd-i bahâr

    1Kurban bayramında çimenliğin halkı birbirine

    2bayram tebriki eder, hem de baharı kutlar.

    Beyit iki bayramı üst üste bindirir: takvimin bayramı olan îd-i adhâ ile mevsimin bayramı olan bahar. Çimen halkı bayramlaşırken tabiat bir mahalleye dönüşür. Kaynak bu dizeyi "hâli-i çemen" diye basmış; vezin ve anlam "ahâli-i çemen" okumasını istiyor, ama metne dokunulmadı.

  7. 7

    Nakş-ı rengîn ile Ekrem kalem-i tâze-edâ

    Böyle eyler varak-ı hâtıra -i bahâr

    1Ey Ekrem, taze edalı kalem renkli nakışlarla

    2hatıra yaprağına baharın müsveddesini böyle çıkarır.

    Mahlas beyti kafiye zincirini kapatır: "tesvîd" hem karalamak hem müsvedde yazmak demektir. Altı beyit boyunca yenilenen, doğrulanan ve ebedîleştirilen bahar, sonunda bir karalamaya iner. "Varak" da hem kâğıt hem bitki yaprağıdır; renkli nakışla karalama aynı sözcükte buluşur.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Türkçe Vikikaynak'taki 142862 numaralı sürüm esas alındı. Sayfanın on beş satırından ilki kitabın bölüm başlığıdır ("İbtidâ-yı Gazeliyyât"), dize sayılmadı; geriye yedi beyit kalıyor. On birinci dizedeki "[1 ]" kaynağın dipnot çağrısıdır, metne alınmadı. Kaynağın dizgi hataları korundu: "tes 'îd-i bahâr" yazımındaki kayık boşluk, şapkasız "te'bid" ve büyük olasılıkla "ahâli-i çemen" olması gereken "hâli-i çemen". Mahlas kaynakta "* Ekrem *" biçiminde yıldızlıdır; yıldızlar atıldı.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirLâ'l-i lebi bir bâde-i nâb-ı tarab-engîzRecaizade Mahmut Ekrem · Gazel

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

gül-zâr

gül bahçesi

tecdîd

yenileme

Cemşîd

şarabı bulduğu söylenen efsanevî İran hükümdarı

te'yîd

doğrulama, pekiştirme

ser-âzâde

başı hür; servi için kullanılır

temcîd

yüceltme; seher vakti okunan ilahi

gonce-fem

ağzı gonca gibi küçük olan

tesvîd

karalama, müsvedde çıkarma