DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Recaizade Mahmut Ekrem/Güftügû-yı gayb zâhirdir beyânından baña
Gazel · 19. yüzyıl

Güftügû-yı gayb zâhirdir beyânından baña

Sevgilinin bedeninin her parçasını bir bilgi kaynağına çevirir: ağzı yokluğun sırrını, kaşı gizlenmenin imkânsızlığını öğretir. Son beyitte âşık, cennet ile cehennem arasındaki farkı yitirdiğini söyleyerek mahşeri de bu ilgisizliğe katar.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    -yı zâhirdir beyânından baña

    Fâş olur sırr-ı adem zîrâ dehânından baña

    1Gayb hakkındaki söz bana senin anlatışından açığa çıkar;

    2çünkü yokluğun sırrı bana senin ağzından ifşa olur.

    Sevgilinin ağzı yoklukla ilişkilendirilir: görünmeyenin sözü onun beyanından açığa çıkar, yokluğun sırrı da ağzından ifşa olur. Birinci dize sözü, ikinci dize ağzın kendisini bilgi kaynağı yapar; yorum bunu başka şiirlerin ortak kuralı diye genellemez.

  2. 2

    Tig-ı hicri -i sîne-i mecrûh iken

    düşmez kemân-ı ebruvânından baña

    1Ayrılığın kılıcı yaralı göğsümü parçalayıp dururken

    2kaşının yayından bana gizlenmek düşmez.

    Silah imgesi beytin iki dizesine bölünmüştür: birinci dizede kılıç, ikinci dizede yay. Kaş yaya benzetilince ondan çıkan bakış ok olur ve âşık kendini iki ateş arasında bulur. "İhtifâ düşmez" ifadesi kaçmayı bir onursuzluk sayar; yaralı olan saklanmayı reddeder, çünkü saklanmak yarayı geçersiz kılardı.

  3. 3

    Meclis-i vaslında giryân oldugum ma'zûr tut

    Bir tabî'attır ki kalmış gam zamânından baña

    1Kavuşma meclisinde ağlamamı hoş gör;

    2bu, gam zamanından bana kalmış bir huydur.

    Beyit, kavuşmayı da ayrılığın diliyle yaşayan bir insanı anlatır: gözyaşı artık duruma değil alışkanlığa bağlıdır. "Tabî'at" burada mizaç anlamındadır ve ağlamak bir miras gibi "kalmış" sayılır. Özür dileme kalıbı beyti nezaket cümlesine benzetirken asıl söylediği, mutluluğun bile eski acının biçimini aldığıdır.

  4. 4

    Gülşen-ârâ bülbül-i vahdet-şinâsım kim gelir

    Şevk-ı dîger âlemin devr-i hazânından baña

    1Gül bahçesini süsleyen, birliği tanıyan bir bülbülüm ki

    2âlemin sonbahar devrinden bana başka bir coşku gelir.

    Konuşan kendisini gül bahçesini süsleyen ve vahdeti tanıyan bülbül diye adlandırır. Bu nedenle âlemin sonbahar devri ona başka bir şevk verir; mevsim değişimi yalnız kayıp olarak görülmez. Doktrinsel açıklama yerine beytin ‘vahdet-şinâs / hazân’ ilişkisi korunur.

  5. 5

    Ekrem'im zevk-âşinâ-yı vasl u hicrim mahşerin

    Yok ümid ü bîm nîrân u cinânından baña

    1Ekrem'im; kavuşmanın da ayrılığın da zevkini tanırım,

    2mahşerin cehennemlerinden korkum, cennetlerinden umudum yok.

    Mahlas beyti kavuşma ile ayrılığın ikisinin de zevkini tanıdığını söyler. Bu yüzden mahşerin ateşlerinden korku, cennetlerinden umut beklenmez. ‘Ümid ü bîm / nîrân u cinân’ çiftleri karşılık beklemeyen aşk iddiasını aynı cümlede kurar; dış terminoloji sıralaması eklenmez.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Türkçe Vikikaynak'taki 142826 numaralı sürüm esas alındı. Gövdenin ilk iki satırı şiirin dizesi değildir — sayfa başlığının tekrarı ile kitabın bölüm künyesi ("İbtidâ-yı Gazeliyyât") — metne alınmadı; on dize, beş beyit kaldı. Mahlas kaynakta "*Ekrem'im *" biçiminde yıldızlıdır, yıldızlar ve bıraktıkları boşluk atıldı; nazal n'li "baña" yazımı korundu.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirHasret-i bâde ile olsa tenim hâk benimRecaizade Mahmut Ekrem · Gazel

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

güftügû

konuşma, dedikodu

gayb

görünmeyen, bilinmeyen âlem

dehân

ağız

çâk-rîz

yırtıp parçalayan

ihtifâ

gizlenme, saklanma

ebruvân

kaşlar

vahdet-şinâs

birliği bilen, tanıyan

nîrân u cinân

cehennemler ve cennetler