DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Recaizade Mahmut Ekrem/Hasret-i bâde ile olsa tenim hâk benim
Gazel · 19. yüzyıl

Hasret-i bâde ile olsa tenim hâk benim

Şarap hasretiyle ölen bir rindin dilinden beş beyit. Mezardan asma biter, idrak feleklerden ağır sayılır, göğsün yüz parça edilmesi istenir; son beyitte âşığa cefa taşını atan kendi aklı olur.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Hasret-i bâde ile olsa tenim hâk benim

    Ser-i hâkimde sirişkim bitirir benim

    1Şarap hasretiyle bedenim toprak olsa bile,

    2mezarımın başında gözyaşım bir asma bitirir.

    Şarap hasretiyle toprağa dönüşen bedenin başında, gözyaşı bir asma bitirir. ‘Tâk’ asmadır; hasret, ölümden sonra bile kendi içkisini üretecek bitkiye dönüşür. İmge başka şiirlerdeki mezar anlatılarıyla sıralanmaz.

  2. 2

    Bilirim asl-ı -ı zamânı cümle

    Çekemez kuvve-i idrâkimi benim

    1Zamanda olup biten her şeyin aslını bilirim;

    2benim idrak gücümü felekler bile taşıyamaz.

    İddia büyük: zamanda olup biten her şeyin aslı biliniyor ve bu bilgi göklerin taşıyabileceğinden ağır. “Eflâk çekemez” deyişi hem taşıyamaz hem kıskanır anlamına açık duruyor. Bilgi bir üstünlükten çok bir yük olarak sunuluyor; gazelin sonu bunu doğrulayacak.

  3. 3

    Ola tâ her biri bir dile

    Eyle dîdârın için sînemi benim

    1Her biri gönle bakan bir göz olsun diye,

    2yüzünü görebilmem için göğsümü yüz parça et.

    Göğüsteki her yarık bir göze benzetiliyor: yüz parça olan sine, sevgiliyi yüz ayrı yerden seyredecek bir organa dönüşüyor. “Sad-çâk” yüz parça, “dîdâr” ise yüz, görüş demek. İstek bir işkence talebi değil, bakma kapasitesini artırma isteği olarak kuruluyor.

  4. 4

    Sâkiyâ eyle ü mey-âlûd beni

    Dâmenim çirk-i alâyıktan ola pâk benim

    1Ey sâki, beni körkütük sarhoş et, şaraba bulanmış kıl;

    2eteğim dünya bağlarının kirinden temizlensin.

    Sâkiye sesleniş zevkten çok arınma ister: konuşan körkütük sarhoş ve şaraba bulanmış olursa eteğinin dünya bağlarının kirinden temizleneceğini söyler. Günah gibi görünen içki ile temizlik arasındaki terslik yalnız bu iki dizenin hükmü olarak korunur.

  5. 5

    Öyle mecnûn-ı melâmet-zedeyim ben Ekrem

    Kim atar seng-i cefâ başıma idrâk benim

    1Ekrem, öyle kınanmış bir mecnunum ki,

    2başıma cefa taşını atan kendi idrakimdir.

    Mahlas beyti taşlayanı beklenmedik bir yere koyuyor: cefa taşını atan halk değil, şairin kendi idraki. Mecnun taşlanır, ama burada delilikle akıl yer değiştiriyor ve asıl eziyeti anlamak veriyor. İkinci beyitteki idrak övgüsü böylece tersine dönmüş oluyor.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Türkçe Vikikaynak'taki 142889 numaralı sürüm esas alındı. Metnin başındaki “İbtidâ-yı Gazeliyyât” bölüm başlığı alınmadı, mahlasın yıldızları atıldı. Üçüncü beytin ilk dizesi dışında bütün dizeler son tef'ileyi Fa'lün ile kapatıyor; bu, remel kalıbının olağan ruhsatıdır, dizelerde bir eksiklik değil.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirHatt-ı şeb-rengi gamıyla dilde sevdâ yüz verirRecaizade Mahmut Ekrem · Gazel

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

sirişk

Gözyaşı

tâk

Asma, üzüm çardağı

şu'ûnât

Olup bitenler, hâller

eflâk

Felekler, gökler

dîde-i nezzâre

Seyreden, bakan göz

sad-çâk

Yüz parça, paramparça

siyeh-mest

Körkütük sarhoş

çirk-i alâyık

Dünya bağlarının kiri