Âteşîn la'l-i lebi tebhâleden rencîdedir
“Rencîdedir” redifiyle yürüyen bir nezaket gazeli. Beş beyit boyunca sevgilinin ne kadar incinebilir olduğu artan bir abartıyla sayılıyor: uçuk, çiy tanesi, âhın sesi, kendi hâlesi ve alevin sıcaklığı.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
-i lebi tebhâleden rencîdedir
Gonçe-i bâg-ı tecellâ jâleden rencîdedir
1Ateş renkli lâl dudağı, uçuktan incinmiştir;
2tecelli bahçesinin goncası çiy tanesinden incinir.
- 2
Âteş-i cândır o meh nâzikligin gör kim yine
İn'ikâs-ı âteş-i seyyâleden rencîdedir
1O ay yüzlü, canın ateşidir; yine de nezaketine bak:
2akıcı ateşin yansımasından bile incinir.
Beyit sevgiliyi ateşin kendisi ilan edip hemen ardından onu bir yansımanın bile yaralayabileceğini söyler; çelişki kasıtlıdır ve nazın mantığını gösterir. “Seyyâle” akan, hareket eden demektir; incitici olan alev değil, alevin aksidir.
- 3
kılmaz şefkat etmez âşık-ı mecrûhuna
Hem yine te'sîr-i âh u nâleden rencîdedir
1Yaralı âşığına ne adalet eder ne şefkat gösterir;
2üstüne bir de âh ile inlemenin tesirinden incinir.
Gazelin en sitemli beyti: incinme hakkı tek taraflıdır. Sevgili yaralamayı sürdürürken yaralının sesinden rahatsız olur; “dâd” hükümdardan istenen adalet olduğu için beyit bir zulüm şikâyeti hâlini alır. Âh u nâle burada hem dua hem gürültüdür.
- 4
Cilve-gâh etmez -i câh-ı pür-sûzum o mâh
Şöyle nâziktir ki cismi hâleden rencîdedir
1O ay, yanıp tutuşan makamımın harîmini cilve yeri edinmez;
2öyle naziktir ki bedeni kendi hâlesinden bile incinir.
Hâle ayın çevresindeki ışık halkasıdır; ‘o mâh’ kendi hâlesinden bile incinecek kadar nazik gösterilir. İlk dize de onun konuşanın yanıp tutuşan makamını cilve yeri yapmadığını söyler. İncinme, sevgilinin kendi ışığına kadar genişleyen bir abartıdır.
- 5
Ekrem âh etme ser-i kûyunda ol gül-berg-i nâz
Tef ü tâb-ı şu'le-i cevvâleden rencîdedir
1Ey Ekrem, onun mahallesinin başında âh etme;
2o naz gül yaprağı, dönüp duran alevin sıcaklığından incinir.
Mahlas beyti şairi susmaya çağırıyor: âhın gerçek bedeli, sevgilinin onu duyup incinmesidir. “Gül-berg” gül yaprağıdır, en ince madde; karşısına konan “şu'le-i cevvâle” ise dönen alev, yani âhın kendi görüntüsü. Sevmek burada sesini kesmekle eşitlenir.
Metnin kaynağı
Türkçe Vikikaynak'taki 142864 numaralı sürüm esas alındı; imlâsına dokunulmadı. Sayfanın kitap içindeki adı “Nağme-i Seher/Kafiye-i Râ/On Dokuzuncu Gazel”dir; künye matlaın ilk dizesiyle kuruldu, baştaki “İbtidâ-yı Gazeliyyât” bölüm başlığı alınmadı, mahlas dizesindeki yıldızlar atıldı. Kaynakta “nâzikligin” yazımı korundu.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Eyleye mevlâ mu 'ammer bâ-kemâl-i âfiyetRecaizade Mahmut Ekrem · Manzume→
Matla incinmeyi bir kural hâline getiriyor: ateşten olan dudak kendi ateşinin çıkardığı uçuğa dayanamaz. İkinci dize aynı fikri bahçeye taşır — çiy, goncayı besleyen şeydir, ama burada yük sayılır. Redif böylece nezaketi bir kırılganlık ölçüsüne çevirir.