DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Recaizade Mahmut Ekrem/Âteşîn la'l-i lebi tebhâleden rencîdedir
Gazel · 19. yüzyıl

Âteşîn la'l-i lebi tebhâleden rencîdedir

“Rencîdedir” redifiyle yürüyen bir nezaket gazeli. Beş beyit boyunca sevgilinin ne kadar incinebilir olduğu artan bir abartıyla sayılıyor: uçuk, çiy tanesi, âhın sesi, kendi hâlesi ve alevin sıcaklığı.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    -i lebi tebhâleden rencîdedir

    Gonçe-i bâg-ı tecellâ jâleden rencîdedir

    1Ateş renkli lâl dudağı, uçuktan incinmiştir;

    2tecelli bahçesinin goncası çiy tanesinden incinir.

    Matla incinmeyi bir kural hâline getiriyor: ateşten olan dudak kendi ateşinin çıkardığı uçuğa dayanamaz. İkinci dize aynı fikri bahçeye taşır — çiy, goncayı besleyen şeydir, ama burada yük sayılır. Redif böylece nezaketi bir kırılganlık ölçüsüne çevirir.

  2. 2

    Âteş-i cândır o meh nâzikligin gör kim yine

    İn'ikâs-ı âteş-i seyyâleden rencîdedir

    1O ay yüzlü, canın ateşidir; yine de nezaketine bak:

    2akıcı ateşin yansımasından bile incinir.

    Beyit sevgiliyi ateşin kendisi ilan edip hemen ardından onu bir yansımanın bile yaralayabileceğini söyler; çelişki kasıtlıdır ve nazın mantığını gösterir. “Seyyâle” akan, hareket eden demektir; incitici olan alev değil, alevin aksidir.

  3. 3

    kılmaz şefkat etmez âşık-ı mecrûhuna

    Hem yine te'sîr-i âh u nâleden rencîdedir

    1Yaralı âşığına ne adalet eder ne şefkat gösterir;

    2üstüne bir de âh ile inlemenin tesirinden incinir.

    Gazelin en sitemli beyti: incinme hakkı tek taraflıdır. Sevgili yaralamayı sürdürürken yaralının sesinden rahatsız olur; “dâd” hükümdardan istenen adalet olduğu için beyit bir zulüm şikâyeti hâlini alır. Âh u nâle burada hem dua hem gürültüdür.

  4. 4

    Cilve-gâh etmez -i câh-ı pür-sûzum o mâh

    Şöyle nâziktir ki cismi hâleden rencîdedir

    1O ay, yanıp tutuşan makamımın harîmini cilve yeri edinmez;

    2öyle naziktir ki bedeni kendi hâlesinden bile incinir.

    Hâle ayın çevresindeki ışık halkasıdır; ‘o mâh’ kendi hâlesinden bile incinecek kadar nazik gösterilir. İlk dize de onun konuşanın yanıp tutuşan makamını cilve yeri yapmadığını söyler. İncinme, sevgilinin kendi ışığına kadar genişleyen bir abartıdır.

  5. 5

    Ekrem âh etme ser-i kûyunda ol gül-berg-i nâz

    Tef ü tâb-ı şu'le-i cevvâleden rencîdedir

    1Ey Ekrem, onun mahallesinin başında âh etme;

    2o naz gül yaprağı, dönüp duran alevin sıcaklığından incinir.

    Mahlas beyti şairi susmaya çağırıyor: âhın gerçek bedeli, sevgilinin onu duyup incinmesidir. “Gül-berg” gül yaprağıdır, en ince madde; karşısına konan “şu'le-i cevvâle” ise dönen alev, yani âhın kendi görüntüsü. Sevmek burada sesini kesmekle eşitlenir.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Türkçe Vikikaynak'taki 142864 numaralı sürüm esas alındı; imlâsına dokunulmadı. Sayfanın kitap içindeki adı “Nağme-i Seher/Kafiye-i Râ/On Dokuzuncu Gazel”dir; künye matlaın ilk dizesiyle kuruldu, baştaki “İbtidâ-yı Gazeliyyât” bölüm başlığı alınmadı, mahlas dizesindeki yıldızlar atıldı. Kaynakta “nâzikligin” yazımı korundu.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirÂyişe redifli Târîh-i Velâdet
Eyleye mevlâ mu 'ammer bâ-kemâl-i âfiyet
Recaizade Mahmut Ekrem · Manzume

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

âteşîn

ateşten, ateş gibi

la'l

kırmızı değerli taş; dudak

tebhâle

dudak uçuğu

jâle

çiy tanesi

rencîde

incinmiş, kırılmış

dâd

adalet

harîm

girilmez iç alan

hâle

ayın çevresindeki ışık halkası