DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Recaizade Mahmut Ekrem/Her müjen bir tîr-i dil-dûz u kemândır kaşlarıñ
Gazel · 19. yüzyıl

Her müjen bir tîr-i dil-dûz u kemândır kaşlarıñ

Her beyti “kaşlarıñ” redifiyle biten bir gazel; kaş sırasıyla yay, dünyayla pençeleşen bir pazu, hançer, kılıç ve gizli bir dert olarak tarif ediliyor. Övgü ilerledikçe seçilen silah adları da ağırlaşıyor.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Her müjen bir u kemândır kaşlarıñ

    -yı hilâl-i âsmândır kaşlarıñ

    1Her kirpiğin gönül delen bir ok, kaşların da yay;

    2kaşların gökteki hilâli kıskandırır.

    Redif her beytin sonunu tek bir uzva bağlıyor; gazel böylece bir kaş tasviri dizisine dönüşüyor. İlk dize kirpik-ok ve kaş-yay eşlemesini kuruyor, ikinci dize kaşı gökteki hilâlin üstüne çıkarıyor: hilâl artık örnek değil, kıskanan taraf. Bu dize kaynakta kalıptan kısa dizilmiş.

  2. 2

    Gerçi kim kad bir pîre benzer sûretâ

    Pençe tâb-ı rûz-ı bâzû-yı cihândır kaşlarıñ

    1Görünüşte beli bükülmüş bir ihtiyara benzese de,

    2kaşların dünyanın pazu gücüyle pençeleşendir.

    Beyit kaşın kavisini önce yaşlılığa yoruyor — “ham-geşte kad” beli bükülmüş boy demek — sonra aynı eğriliği güce çeviriyor. Kaynakta “rûz-ı bâzû” diye dizilen terkip bozuk görünüyor; pazu kuvveti anlamındaki okunuş hem anlamı hem ölçüyü tutuyor, ama dizeye dokunulmadı.

  3. 3

    Nice gersin gögsünü bî-çâre gönlüm bî-siper

    Hançer-i ser tîz-i hûnîden yamandır kaşlarıñ

    1Çaresiz gönlüm siperi yokken göğsünü nasıl gersin?

    2Kaşların ucu keskin, kan dökücü bir hançerden daha yaman.

    Soru kipi âşığı savunmasız bırakıyor: gönül göğsünü siper edecek, ama siperi yok. “Hûnî” kan dökücü demek ve kaş burada hançerden yaman sayılarak silahlar sıralamasında bir basamak daha yükseliyor. Beytin gerilimi “bî-siper” ile “gersin” arasındaki çelişkiden çıkıyor.

  4. 4

    Berk urır yâd eyledikçe kalbimi eder

    Öyle bir tîg-ı tahammül-sûz-ı cândır kaşlarıñ

    1Andıkça şimşek gibi çakar, kalbimi ateşle doldurur;

    2kaşların canın tahammülünü yakan öyle bir kılıçtır.

    Kaş bu beyitte uzaktan görülen bir şey olmaktan çıkıyor, hatırlanınca çakan bir şimşeğe dönüşüyor. “Berk urmak” şimşek çakmak, “pür-tâb” ateş dolu demek. Sıralama böylece yaydan hançere, hançerden canın tahammülünü yakan kılıca kadar tırmanmış oluyor.

  5. 5

    Ekrem-i aşkına ey mâh-ı hüsn

    Genc-i gamda başka bir derd-i nihândır kaşlarıñ

    1Ey güzellik ayı, hâli perişan Ekrem'in aşkı hakkı için söyle:

    2kaşların gam hazinesinde saklı, başka bir gizli derttir.

    Mahlas beyti gazeli dışarıdan içeriye çeviriyor: kaş bir silah olmaktan çıkıp gam hazinesinde saklanan gizli bir dert oluyor. “Genc” hazine demek ve gamla birleşince yoksunluk bir servet gibi sayılıyor. Bu dize de kaynakta kalıptan bir hece eksik dizilmiş.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Türkçe Vikikaynak'taki 142881 numaralı sürüm esas alındı. Metnin başındaki “İbtidâ-yı Gazeliyyât” bölüm başlığı alınmadı; mahlas tamlamanın parçası olduğu için (“*Ekrem*-i şûrîde-hâl”) alındı, yalnız yıldızlar atıldı. Matla'nın ikinci dizesi kalıptan iki, mahlas beytinin ilk dizesi bir hece eksik. İkinci beyitteki “rûz-ı bâzû” bozuk görünüyor; pazu gücü demek olan “zûr” okunuşu hem anlamı hem kalıbı tutuyor, dize değiştirilmedi.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirHeves-pezîr-i atâyız nigâra dek giderizRecaizade Mahmut Ekrem · Gazel

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

müje

Kirpik

tîr-i dil-dûz

Gönlü delip geçen ok

reşk-bahşâ

Kıskandıran, imrendiren

ham-geşte

Bükülmüş, kavislenmiş

hûnî

Kan dökücü, kanlı

pür-tâb

Ateş dolu, kızgın

şûrîde-hâl

Hâli perişan, çılgın

derd-i nihân

Gizli dert