Kimki kavlinde sebât-âver-i peymân olmaz
Aşk değil ahlak konuşan bir gazel. "Olmaz" redifi yedi beyti bir olumsuzlama zincirine bağlar: sözünde durmayan insan olmaz, öğüdünü tutmayanın öğüdü tutulmaz, ömür kemale yetmez. Son beyit bu karamsarlığı meyhaneyle kapatır.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Kimki kavlinde -i olmaz
Akl ile ilm ile irfân ile insân olmaz
1Kim sözünde durup verdiği ahde sadakat göstermezse,
2akılla, ilimle, irfanla insan olmaz.
- 2
Matleb-i feyzi hevâcisten olan âzâde
-ı nâm olmak için gıbta-keş-i şân olmaz
1Feyz arayışı nefsanî kuruntulardan kurtulmuş olan kişi,
2adı duyulsun diye şöhrete imrenmez.
Feyiz isteği kuruntulardan arınmış kişi, adı duyulsun diye şöhrete imrenmez. ‘Gıbta-keş’ imrenen kişidir; beyit kendi ahlak hükmüyle sınırlı tutulur, şairin dış biyografisi kanıt yapılmaz.
- 3
Ol kim ede ka'ili zıddıyla amel
Bi't-tabi' kimsede icrâsına meylân olmaz
1Söyleyeni tersini yapan o öğütlerin
2uygulanmasına doğal olarak kimsede eğilim olmaz.
Söyleyeni tersini yapan öğütlerin uygulanmasına kimsede eğilim olmayacağı söylenir. Söz ile fiil ayrıldığında öğüdün inandırıcılığı kaybolur; yorum bunu tanıksız bir edebî soy çizgisine bağlamaz.
- 4
Dogrı söz cevher-i mutlak gibidir halbûkim
Cevheriñ kıymeti bir hâl ile noksân olmaz
1Doğru söz mutlak cevher gibidir; nitekim
2cevherin kıymeti herhangi bir hâlle eksilmez.
"Cevher" hem mücevher hem felsefedeki töz demektir ve beyit iki anlamı birden kullanır. Cevher ile hâl karşıtlığı, kelâmdaki cevher-araz ayrımını yankılar: töz kalıcıdır, ilinek geçicidir. Doğru söz bu şemaya yerleştirilince, koşullara göre değişmemesi bir tanım gereği hâline gelir.
- 5
Kişi dünyâya gelür hayr u şeri bilmek için
Hayf kim vâsıl-ı ser-menzil-i irfân olmaz
1Kişi dünyaya hayrı ve şerri bilmek için gelir;
2yazık ki irfan menziline varan olmaz.
Gazelin dönüm noktası: ilk dize bir amaç bildirir, ikinci dize o amaca ulaşılamadığını söyler. "Hayf" ünlemi tonu buyruktan yakınmaya çevirir. Yolculuk mecazı (menzile varmak) sonraki beyitte ömrün kısalığıyla gerekçelendirilecektir.
- 6
Derd çok ga'ile hayât ise
Neylesin kesb-i kemâl etmege meydân olmaz
1Dert çok, sıkıntı bol, hayat ise kısa;
2ne yapsın, olgunluk kazanmaya meydan kalmaz.
İlk dize üç yüklemsiz cümleyi yan yana dizer ve Farsça "bisyâr" ile Arapça "kasîr" karşı karşıya gelir; sıkışıklık dizenin kendi kuruluşunda hissedilir. İkinci dize ise bir savunma sunar: kusur kişide değil, sürede. Böylece gazel kendi öğütçülüğünü hafifletir.
- 7
Şöyle ma'mûrdur iklîm-i Ekrem
Haşr u neşr olsa yıkılmaz yine vîrân olmaz
1Ey Ekrem, harabat ülkesi öyle bayındırdır ki,
2kıyamet kopsa yıkılmaz, yine viran olmaz.
Kapanış çelişkiyi kelimelerin içine yerleştirir: adı "harâbât", yani yıkıntılar olan ülke, "ma'mûr" yani bayındır ilan edilir. Altı beyit boyunca çöken her şeyin — sözün, öğüdün, ömrün — karşısında ayakta kalan tek yapı meyhanedir. Hikemî gazel böylece rind bir kahkahayla biter.
Metnin kaynağı
Türkçe Vikikaynak'taki 142871 numaralı sürüm esas alındı. On beş satırın ilki kitabın bölüm başlığıdır ("İbtidâ-yı Gazeliyyât"), dize sayılmadı; geriye yedi beyit kalıyor. "Dogrı", "gelür", "Cevheriñ" gibi yazımlar kaynağa aittir, bugünkü imlâya çekilmedi. On üçüncü dize ham hece sayısı olarak kalıptan bir eksiktir; dizeye ekleme yapılmadı. Mahlas kaynakta "* Ekrem *" biçiminde yıldızlıdır; yıldızlar atıldı.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Sözünde durmayan kişinin akıl, ilim ve irfanla insan olamayacağı hükmü verilir. Ölçüt bilgi birikimi değil verilen ahde sadakattir; yorum bunu belirli bir dönem kuşağının ortak savı diye genişletmez.