Mestâne-i peymâne-i meyhâne-i aşkım
Her beyti “-âne-i aşkım” redifiyle biten bir gazel; şair sırasıyla aşk meyhanesinin sarhoşu, aşkın kadehi, aşka yabancı görünen sır sahibi ve aşkın yuvası olduğunu söylüyor. Aynı ek her beyitte başka bir kimliğe bağlanıyor.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
-i -i meyhâne-i aşkım
Tâ rûz-ı ezelden beri dîvâne-i aşkım
1Aşk meyhanesinin kadehinden sarhoş olanım;
2ta ezel gününden beri aşkın divanesiyim.
- 2
Pür-neş'e-i âsâr-ı tecellâ-yı şuhûdum
-ı cigerden dolu -i aşkım
1Gözle görülen tecellinin izleriyle neşe doluyum;
2ciğer kanıyla dolu aşk kadehiyim.
Kadeh bu kez şarapla değil ciğer kanıyla dolu; neşe ile kanamanın aynı kapta durması beytin taşıdığı gerilim. “Tecellâ-yı şuhûd” gözle görülen tecelli demek — şair sevincini hayalden değil bizzat gördüğü şeyden aldığını söyleyerek iddiasını sağlamlaştırıyor.
- 3
Ben mahrem-i esrâr-ı -ı kazâyım
Sûrette egerçi yine -i aşkım
1Ben kaderin işlerine ait sırların mahremiyim;
2görünüşte ise yine aşka yabancı sayılırım.
Beyit iç ve dış görünüşü ayırır: konuşan kader işlerinin sırlarına mahrem olduğunu, buna karşılık görünüşte aşka yabancı kaldığını söyler. ‘Sûrette’ sözü iki katmanın menteşesidir; bu saklılık başka bir gelenek adına bağlanmadan şiirin kendi karşıtlığıyla açıklanır.
- 4
Havf eylemezem rahş-ı peykân-ı kazâdan
Zahm-ı gam-ı cânân ile -i aşkım
1Kaza okunun temrenindeki parıltıdan korkmam;
2sevgilinin gam yarasıyla aşkın sarhoşuyum.
Kaza oku artık korkutmuyor, çünkü sevgilinin gamı zaten bir yara açmış ve o yara sarhoşluk veriyor. Acı böylece koruyucu bir zırha dönüşüyor. Bu dize kaynakta kalıptan bir hece eksik dizilmiş; olduğu gibi bırakıldı, dizeye hece eklenmedi.
- 5
Cibrîl 'e serim -i şevk olur Ekrem
Gülzâr-ı muhabbette aceb -i aşkım
1Ekrem, başım Cebrail'e şevkin göründüğü yer olur;
2muhabbet gül bahçesinde şaşılacak bir aşk yuvasıyım.
Mahlas beytinde âşığın başı Cebrail'in şevkle seyrettiği bir yere dönüşüyor; melek burada üstün taraf değil, seyirci. “Lâne” yuva demek ve gazelin sonunda aşk uçup giden bir hâl olmaktan çıkıp muhabbet bahçesine kurulmuş bir yuva olarak sabitleniyor.
Metnin kaynağı
Türkçe Vikikaynak'taki 142885 numaralı sürüm esas alındı. Metnin başındaki “İbtidâ-yı Gazeliyyât” bölüm başlığı alınmadı, mahlasın yıldızları atıldı. Dördüncü beytin ilk dizesi kalıptan bir hece eksik dizilmiş; ekleme yapılmadı. Mahlas beytindeki “Cibrîl 'e” yazımında kesmeden önceki boşluk kaynakta böyle duruyor.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Matla üç terkibi iç içe geçiriyor: meyhane aşkın, kadeh meyhanenin, sarhoş da kadehin. Zincir sondan başa okununca konuşanın kendisine varıyor. İkinci dize bu sarhoşluğu “rûz-ı ezel”e bağlayarak onu sonradan edinilmiş bir hâl olmaktan çıkarıp yaradılışa yazıyor.