DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Recaizade Mahmut Ekrem/Mestâne-i peymâne-i meyhâne-i aşkım
Gazel · 19. yüzyıl

Mestâne-i peymâne-i meyhâne-i aşkım

Her beyti “-âne-i aşkım” redifiyle biten bir gazel; şair sırasıyla aşk meyhanesinin sarhoşu, aşkın kadehi, aşka yabancı görünen sır sahibi ve aşkın yuvası olduğunu söylüyor. Aynı ek her beyitte başka bir kimliğe bağlanıyor.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    -i -i meyhâne-i aşkım

    Tâ rûz-ı ezelden beri dîvâne-i aşkım

    1Aşk meyhanesinin kadehinden sarhoş olanım;

    2ta ezel gününden beri aşkın divanesiyim.

    Matla üç terkibi iç içe geçiriyor: meyhane aşkın, kadeh meyhanenin, sarhoş da kadehin. Zincir sondan başa okununca konuşanın kendisine varıyor. İkinci dize bu sarhoşluğu “rûz-ı ezel”e bağlayarak onu sonradan edinilmiş bir hâl olmaktan çıkarıp yaradılışa yazıyor.

  2. 2

    Pür-neş'e-i âsâr-ı tecellâ-yı şuhûdum

    -ı cigerden dolu -i aşkım

    1Gözle görülen tecellinin izleriyle neşe doluyum;

    2ciğer kanıyla dolu aşk kadehiyim.

    Kadeh bu kez şarapla değil ciğer kanıyla dolu; neşe ile kanamanın aynı kapta durması beytin taşıdığı gerilim. “Tecellâ-yı şuhûd” gözle görülen tecelli demek — şair sevincini hayalden değil bizzat gördüğü şeyden aldığını söyleyerek iddiasını sağlamlaştırıyor.

  3. 3

    Ben mahrem-i esrâr-ı -ı kazâyım

    Sûrette egerçi yine -i aşkım

    1Ben kaderin işlerine ait sırların mahremiyim;

    2görünüşte ise yine aşka yabancı sayılırım.

    Beyit iç ve dış görünüşü ayırır: konuşan kader işlerinin sırlarına mahrem olduğunu, buna karşılık görünüşte aşka yabancı kaldığını söyler. ‘Sûrette’ sözü iki katmanın menteşesidir; bu saklılık başka bir gelenek adına bağlanmadan şiirin kendi karşıtlığıyla açıklanır.

  4. 4

    Havf eylemezem rahş-ı peykân-ı kazâdan

    Zahm-ı gam-ı cânân ile -i aşkım

    1Kaza okunun temrenindeki parıltıdan korkmam;

    2sevgilinin gam yarasıyla aşkın sarhoşuyum.

    Kaza oku artık korkutmuyor, çünkü sevgilinin gamı zaten bir yara açmış ve o yara sarhoşluk veriyor. Acı böylece koruyucu bir zırha dönüşüyor. Bu dize kaynakta kalıptan bir hece eksik dizilmiş; olduğu gibi bırakıldı, dizeye hece eklenmedi.

  5. 5

    Cibrîl 'e serim -i şevk olur Ekrem

    Gülzâr-ı muhabbette aceb -i aşkım

    1Ekrem, başım Cebrail'e şevkin göründüğü yer olur;

    2muhabbet gül bahçesinde şaşılacak bir aşk yuvasıyım.

    Mahlas beytinde âşığın başı Cebrail'in şevkle seyrettiği bir yere dönüşüyor; melek burada üstün taraf değil, seyirci. “Lâne” yuva demek ve gazelin sonunda aşk uçup giden bir hâl olmaktan çıkıp muhabbet bahçesine kurulmuş bir yuva olarak sabitleniyor.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Türkçe Vikikaynak'taki 142885 numaralı sürüm esas alındı. Metnin başındaki “İbtidâ-yı Gazeliyyât” bölüm başlığı alınmadı, mahlasın yıldızları atıldı. Dördüncü beytin ilk dizesi kalıptan bir hece eksik dizilmiş; ekleme yapılmadı. Mahlas beytindeki “Cibrîl 'e” yazımında kesmeden önceki boşluk kaynakta böyle duruyor.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirMülk-i aşka emîrdir gönlümRecaizade Mahmut Ekrem · Gazel

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

mestâne

Sarhoşça; sarhoş olan

peymâne

Büyük kadeh

rûz-ı ezel

Ezel günü, ruhların yaratıldığı gün

hûn-âb

Kanlı su; ciğer kanı

şu'ûnât

Olup bitenler, işler

bîgâne

Yabancı, ilgisiz

cilve-geh

Görünme, tecelli yeri

lâne

Yuva