DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Recaizade Mahmut Ekrem/Nagme-senc-i âh u efgân oldugum demdir bu dem
Gazel · 19. yüzyıl

Nagme-senc-i âh u efgân oldugum demdir bu dem

Her beyti “olduğum demdir bu dem” diye biten, ânı tekrar tekrar işaretleyen bir gazel. Feryat, hicran köşesi, pîrin eşiği ve irfan meydanı aynı âna yığılır; kapanışta şair kendini hüner ehli arasında at süren tek kişi ilan eder.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    -i âh u efgân oldugum demdir bu dem

    u olduğum demdir bu dem

    1Âh ile feryadı nağme gibi tartıp söylediğim vakittir bu vakit;

    2ayak vurup el salladığım vakittir bu vakit.

    Redif her beytin sonunda aynı ânı yeniden ilan ederek gazele bir zaman ısrarı veriyor: anlatılan şey geçmiş değil, tam şu andır. “Nagme-senc” feryadı ölçüp biçen demek; ikinci dizedeki ayak vurma ile el salma semâ hareketleridir, yani inleme bir raksa bağlanıyor.

  2. 2

    -ı derd-i hicrinden ne arz etsem aceb

    Azim-i ser-kûy-ı cânân olduğum demdir bu dem

    1Ayrılık derdinin hasılatından ne sunsam şaşılır mı;

    2cananın sokak başına yöneldiğim vakittir bu vakit.

    “Hâsılât” bir ticaret kelimesidir, gelir demektir; şair ayrılıktan kazandıklarını defter gibi sunmaya hazırlanıyor. Ödeme yeri de belli: sevgilinin sokağı. Beyit hicranı zarar değil sermaye sayıyor, ikinci dize o sermayenin harcanacağı ânı gösteriyor.

  3. 3

    Kaydım olmaz olsa da zîr ü zeber dünyâ eger

    Zîr-i pây-ı hamda mihmân oldugum demdir bu dem

    1Dünya altüst olsa da kaygım olmaz;

    2küpün dibinde konuk olduğum vakittir bu vakit.

    Dünyanın altının üstüne gelmesiyle küpün dibine çökmek aynı beyitte karşılaşınca “zîr” iki kez, iki ayrı yönde çalışıyor: önce yıkımın, sonra sığınağın alt tarafı. Kaynakta “hamda” yazılan kelime, rindâne bağlam gereği şarap küpü, yani “hum” okundu.

  4. 4

    Bezm-i pür-âheng-i vasl-ı yâr gelmez hâtıra

    Nâle-kâr-ı -i hicrân oldugum demdir bu dem

    1Yârin âhenkle dolu kavuşma meclisi hatıra bile gelmez;

    2hicran köşesinin iniltici sakini olduğum vakittir bu vakit.

    Beyit iki mekânı karşı karşıya koyuyor: çalgılı kavuşma meclisi ile ayrılığın köşesi. Şair birincisini hatırlamayı bile reddediyor, çünkü redif ânı seçmesini istiyor. “Künc” tasavvuf edebiyatında inzivanın adıdır; inilti yalnızlığın müziği oluyor.

  5. 5

    Rûzgâra hükmeder mahviyyet-i mihriyle dil

    Âlem-i aşka Süleymân oldugum demdir bu dem

    1Gönül, sevgisinin alçakgönüllülüğüyle rüzgâra hükmeder;

    2aşk âleminde Süleyman olduğum vakittir bu vakit.

    Süleyman'ın rüzgâra hükmetmesi Kur'an'dan gelen bir motiftir; beyit onu ters yönden kuruyor, çünkü hükmü veren güç değil mahviyettir. “Rûzgâr” hem yel hem zaman demek: kendini yok sayan gönül aynı anda havaya ve içinde yaşadığı devre söz geçirmiş oluyor.

  6. 6

    Eylesem erbâb-ı câha arz-ı n'ola

    -ı pîre der-bân olduğum demdir bu dem

    1Makam sahiplerine ihtiyaçsızlığımı göstersem ne olur;

    2pîrin eşiğine kapıcı olduğum vakittir bu vakit.

    Rütbe karşılaştırması açık: mevki sahiplerine karşı istiğna, pîrin kapısında kapıcılıkla ödeniyor. Beyit alçalmayı yükselme sayan tarikat mantığını izliyor. Ömrü devlet kalemlerinde ve mekteplerde geçmiş bir şairde bu istiğna ayrıca anlam kazanıyor.

  7. 7

    Var mı erbâb-ı hünerden Ekremâ esbin sürer

    -i meydân-ı irfân olduğum demdir bu dem

    1Ey Ekrem, hüner ehli arasında atını sürecek var mı;

    2irfan meydanının süvarisi olduğum vakittir bu vakit.

    Gazel bir fahriye ile kapanıyor ve mahlas “Ekremâ” biçiminde, kendine seslenen bir ünlemle geliyor. Meydan, at ve süvari sözleri irfanı bir cirit alanına çeviriyor; şair meydan okurken ölçüyü hüner ehliyle sınırlayıp yarışı kendi sahasında açıyor.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Türkçe Vikikaynak'taki 142888 numaralı sürüm esas alındı; Nağme-i Seher'in Kafiye-i Mim bölümünün yedinci gazeli. Sayfa başındaki “İbtidâ-yı Gazeliyyât” bölüm başlığı metne alınmadı, mahlasın yıldızları atıldı. Üç dize remel kalıbını eksik dolduruyor: matlaın ikinci dizesi iki, dördüncü ve beşinci beyitlerin ilk dizeleri birer hece kısa. Redif kelimesi kaynakta bir tutarsız: yedi dizenin dördü “olduğum”, üçü “oldugum” yazılmış; ikisi de olduğu gibi bırakıldı. Üçüncü beyitteki “zîr-i pây-ı hamda” bozuk görünüyor — beytin rindâne bağlamı şarap küpü demek olan “hum” okunuşunu destekliyor ve günümüz karşılığı buna göre verildi, dizeye dokunulmadı.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirNe esti bâd-ı sabâ hod ne nev-bahâr olduRecaizade Mahmut Ekrem · Gazel

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

nagme-senc

Nağmeyi ölçüp söyleyen

pây-kûb

Ayak vuran, raksedip tepinen

dest-efşân

El sallayan, el çırpan

hâsılât

Gelir, elde edilen ürün

künc

Köşe, inziva köşesi

istignâ

İhtiyaçsızlık, kimseye el açmama

âsitân

Eşik, dergâh kapısı

fâris

Süvari, ata binen yiğit