DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Recaizade Mahmut Ekrem/Dil-dâde olmuş ola meger kim vefâ saña
Gazel · 19. yüzyıl

Dil-dâde olmuş ola meger kim vefâ saña

Sevgilinin vefasızlığını suçlama olarak değil, mantıklı bir sonuç olarak kurar: ona vefa gösterecek biri çıksa ezelde ondan ayrı düşmüş olurdu. Son beyitte şair yüzünü kendine döndürür ve asıl yükün kendi riyası olduğunu söyler.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    olmuş ola meger kim vefâ saña

    Kim düşmüş oldu rûz-ı ezelden saña

    1Vefa sana gönül vermiş olsa gerek ki

    2ezel gününden beri senden ayrı düşmüştür.

    Matla beyti vefayı kişileştirip sevgiliye âşık eder, sonra bu âşıklığın cezasını verir: sevgiliye gönül veren herkes gibi vefa da ondan ayrı düşmüştür. Vefasızlık böylece bir kusur değil, sevgilinin çevresinde işleyen değişmez bir kural hâline gelir; suçlama yerine bir yasa konur.

  2. 2

    Cevrin o rütbe rûh-fezâdır ki dostum

    Biñ gönlüm olsa eyler idim saña

    1Cefan o derece ruhu artırıcıdır ki dostum,

    2bin gönlüm olsa hepsini sana tutkun ederdim.

    Klasik şiirin cefadan haz alma temasına niceliksel bir kanıt getirir: âşık cefayı savunmakla kalmaz, ondan daha çok isteyecek bir kapasite hayal eder. "Bin gönül" abartısı, cefanın ruh besleyici sayılmasının doğal sonucu gibi sunulur; "dostum" hitabı ise beyti bir sohbet cümlesine yaklaştırır.

  3. 3

    Hâk iylesem vücûdumı râhında çokmıdır

    Makbûl olaydı cânım ederdim fedâ saña

    1Yolunda vücudumu toprak etsem çok mudur?

    2Kabul edilseydi canımı sana feda ederdim.

    İki dize iki farklı kip kurar: birinci dize soru, ikinci dize gerçekleşmemiş şart. Beden zaten harcanmıştır ve bu az bulunur; can ise verilmek istenmiş ama kabul görmemiştir. Feda edilememiş olmak, feda etmekten daha ağır bir yoksunluk olarak konumlanır.

  4. 4

    Kaydım degil o çeşm-i tegafülki sende var

    Âlem olursa kasd ile ger âşinâ saña

    1Sendeki o görmezden gelen göz umurumda değil,

    2âlem bile bile sana tanış olsa da.

    Kayıtsızlık iddiası ancak kaygının varlığıyla anlam kazanır; âşık "umurumda değil" derken tam da kıskançlığın konusunu adlandırır. "Tegafül" bilerek görmezden gelmedir, yani sevgilinin gözü kör değil ilgisizdir; şair bu ilgisizliği herkesin ona yaklaşmasıyla yan yana koyar.

  5. 5

    -yı vâdi-i ısyânsın Ekremâ

    Bâr-ı diger degilmi saña

    1Ey Ekrem, isyan vadisinde ayağı yıpranmış birisin;

    2riya elbisesi sana fazladan bir yük değil mi?

    Mahlas beyti muhatabı değiştirir: dört beyit sevgiliye seslenmişken burada şair kendine döner ve gazelin "saña" redifi artık kendi nefsini gösterir. Yolda yıpranan ayakla sırttaki elbise arasında kurulan tezat açıktır — yürüyemeyen birinin taşıdığı süs, üstelik sahte bir dindarlığın süsü, yükün kendisidir.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Türkçe Vikikaynak'taki 142828 numaralı sürüm esas alındı. Sayfa gövdesinin ilk iki satırı şiire ait değildir — biri sayfa başlığının tekrarı ("Kafiye-i Elif/Altıncı Gazel"), biri kitabın bölüm künyesi ("İbtidâ-yı Gazeliyyât") — metne alınmadı; geriye on dize, yani beş beyit kaldı. Kaynağın nazal n'si (saña, biñ) ve "iylesem", "çokmıdır", "degilmi" gibi bitişik yazımları korundu; mahlastaki yıldızlar atıldı.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirDil ismet-i sevdâ ile me'nûs görünsünRecaizade Mahmut Ekrem · Gazel

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

dil-dâde

gönül vermiş, âşık

rûz-ı ezel

ezel günü, yaratılışın başlangıcı

cudâ

ayrı, uzak düşmüş

rûh-fezâ

ruhu artıran, canlandıran

mübtelâ

tutkun, düşkün

tegafül

bilerek görmezden gelme

fersûde-pâ

ayağı yıpranmış

libâs-ı riyâ

iki yüzlülük elbisesi