DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Recaizade Mahmut Ekrem/Gubâr-âlûdelik mir'âta âsâr-ı celâdandır
Gazel · 19. yüzyıl

Gubâr-âlûdelik mir'âta âsâr-ı celâdandır

Baştan sona sebep arayan bir hikmet gazeli. Her beyit bir görüntüyü alıp beklenmedik bir sebebe bağlıyor: aynanın tozu cilâsından, küstahlık aşırı utançtan, zenginin asık suratı da servetindendir.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    -âlûdelik mir'âta âsâr-ı celâdandır

    Dil-i sâfın keder-nâk olması mahzâ safâdandır

    1Aynanın toza bulanması, cilâsının bıraktığı izlerdendir;

    2temiz gönlün kederlenmesi de sırf saflığındandır.

    Matla kusur sanılan görüntünün sebebini meziyetin kendisinde bulur: aynanın tozu cilâdan, temiz gönlün kederi saflıktan doğar. ‘Keder’ bulanıklık anlamını da taşıdığı için ayna lekesiyle gönül sıkıntısını aynı karşıtlıkta buluşturur; dış öğretisel sınıflama eklenmez.

  2. 2

    Şikest-i bâl-i mûr-ı kemtere yok kimsede kudret

    cümle-i eşyâda ahkâm-ı kazâdandır

    1En değersiz karıncanın kanadını kırmaya kimsenin gücü yetmez;

    2her şeydeki irade, kaza hükümlerinden gelir.

    Karınca divan şiirinde zayıflığın son basamağıdır; beyit ona dokunmayı bile insanın elinden alıyor. İddia ahlâkî değil, doğrudan kelâmî: fiilin sahibi kul değil meşiyyettir. “Kudret” ile “kaza” aynı dizede karşılaşınca insanın payı sıfırlanır.

  3. 3

    -çâk eder surhî-i haclet gonce-i şûhı

    Zuhûr-ı vaz'-ı küstâhî gehî -ı hayâdandır

    1Utancın kızıllığı, şuh goncanın yakasını yırtar;

    2küstahça bir tavrın görünmesi bazen aşırı utangaçlıktandır.

    Goncanın açılması, utancın kızıllığıyla yakasını yırtması olarak anlatılır. İkinci dize küstah tavrın bazen aşırı hayâdan doğduğunu söyler; dışarıdan bir yazar psikolojisi eklemeden, görünüş ile gizli sebep arasındaki tersliği korur.

  4. 4

    Veren feyz-i hevâdır aşka isti 'dâd-ı rûhânî

    -ı girye-i mestâne te'sîr-i sadâdandır

    1Aşka ruhanî kabiliyeti veren, havanın feyzidir;

    2sarhoşça ağlayışın coşması da sesin tesirindendir.

    ‘Hevâ’ hem hava hem heves çağrışımı taşır; aşka ruhanî kabiliyet veren feyiz ona bağlanır. İkinci dize sarhoşça ağlayışın coşmasını sesin tesirine bağlar. Metin belirli bir meclis veya musiki sahnesi kurmadığı için yorum da böyle bir bağlam eklemez.

  5. 5

    Siyeh-gûn eyler ey Ekrem sehâbı katre-i bârân

    Kibârın zulmet-i reng-i likası hep gınâdandır

    1Ey Ekrem, bulutu karartan şey yağmur damlasıdır;

    2büyüklerin yüzündeki renk karanlığı da hep zenginliktendir.

    Mahlas beyti gazelin sebep arama yöntemini bir taşlamaya çeviriyor: bulut taşıdığı su yüzünden karardığı gibi, mevki sahibinin suratı da taşıdığı servetten kararmıştır. “Kibâr” kelimesinin hem büyükler hem nazik kimseler anlamına gelmesi iğneyi keskinleştirir.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Türkçe Vikikaynak'taki 142849 numaralı sürüm esas alındı; imlâsına dokunulmadı. Sayfanın kitap içindeki adı “Nağme-i Seher/Kafiye-i Râ/Dördüncü Gazel”dir; künye matlaın ilk dizesiyle kuruldu, baştaki “İbtidâ-yı Gazeliyyât” bölüm başlığı alınmadı, mahlas dizesindeki yıldızlar atıldı. Dördüncü beyitte “isti 'dâd” kelimesi kaynakta araya boşluk girmiş hâlde dizilmiş; öylece bırakıldı.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirGüftügû-yı gayb zâhirdir beyânından bañaRecaizade Mahmut Ekrem · Gazel

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

gubâr

toz

mir'ât

ayna

celâ

cilâ, parlatma

meşiyyet

ilahî irade

girîbân

yaka

fart

aşırılık

hurûş

coşma, kabarma

gınâ

zenginlik