DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Recaizade Mahmut Ekrem/Gönül gönül nice bir seyr-i bâg yetmezmi
Gazel · 19. yüzyıl

Gönül gönül nice bir seyr-i bâg yetmezmi

Şair gönlüne "yetmez mi" diye sorarak azarlar; her beyit bir şeyin yerine daha azını koyar. Son beyitte redif "etmez mi"ye dönüşür ve ecel bir engel değil kılavuz sayılır.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Gönül gönül nice bir seyr-i bâg yetmezmi

    Garaz safâ ise yetmezmi

    1Gönül, gönül, daha ne kadar bağ gezeceksin, yetmez mi?

    2Maksat safaysa, yaraların çiçekleri yetmez mi?

    Âşık gönlüne bahçe gezmeyi yasaklar ve yerine kendi yaralarını koyar: "dâg", yani yuvarlak yanık izi, biçim benzerliğiyle çiçeğe dönüştürülür. Redif bir soru değil bir azarlamadır. Kaynak bu iki dizede redifi bitişik yazmış, sonraki beyitlerde ayırmıştır.

  2. 2

    Gönül gidip ser-i kûyunda nâ'il-i feyz ol

    Tehî-nişîni-i -i firâg yetmez mi

    1Gönül, git de onun mahallesinin başında feyze eriş;

    2boş bir köşede kaygısızca oturmak yetmez mi?

    İlk beyit gönlü dışarıdan içeriye çağırıyordu, bu beyit tam tersini ister: köşene çekilmeyi bırak, sevgilinin sokağına git. "Künc-i firâg" kaygısız köşe demek ve zâhidin huzurunu temsil eder; gazel bu huzurun yerine kapı eşiğinde beklemeyi koyar.

  3. 3

    Hücûm-ı şevkle def'-i gumûma ey dil-i zâr

    Harîm-i meygedede bir yetmez mi

    1Ey inleyen gönül, şevkin hücumuyla gamları savmaya

    2meyhanenin mahreminde bir kadeh yetmez mi?

    Beyit askerî bir dille kurulur: gam bir kuşatma, şevk bir hücum, kadeh de elde kalan tek silahtır. "Ayâg" hem kadeh hem ayak anlamına gelebilen bir kelimedir, meyhane bağlamı birincisini seçtirir. Redif burada azarlamadan çıkıp bir yeterlilik iddiasına döner.

  4. 4

    Ümîd-i -i zülfüyle ey nesîm-i sabâ

    Bu vakti gözledigim bî-dimâg yetmez mi

    1Ey sabah rüzgârı, saçının kokusu ümidiyle

    2bunca vakit dimağsız beklediğim yetmez mi?

    Sabâ, divan şiirinde sevgiliden koku ve haber taşıyan ulaktır. Âşık bekleye bekleye "bî-dimâg" kalmıştır ve kelimenin iki anlamı aynı anda çalışır: hem burnu iş görmez hem aklı başında değildir. Bekleyişin bedeli böylece iki katına çıkar.

  5. 5

    Ne ihtiyâc ola şem'e şeb-i muhabbette

    O mâh-ı encümen-ârâ yetmez mi

    1Muhabbet gecesinde muma ne ihtiyaç olsun;

    2meclisi süsleyen o ay ışık olarak yetmez mi?

    Bir meclis sahnesi: mum söndürülür, çünkü sevgilinin yüzü zaten aydınlatmaktadır. "Mâh-ı encümen-ârâ" hem ay hem meclisin süsü demek; "çerâg" kandil. Beyit yapay ışık ile göksel ışığı karşılaştırıp redifi ilk kez olumlu bir cevap bekleyecek biçimde kullanır.

  6. 6

    Önünde şahs-ı ecel kasd-ı kûy-ı yâr edenin

    Tarîk-i aşkta Ekrem etmez mi

    1Sevgilinin mahallesine yönelenin önünde ecel şahsı

    2aşk yolunda, Ekrem, iz sürüp kılavuzluk etmez mi?

    Son beyit redifi "yetmez mi"den "etmez mi"ye çevirerek kafiyeyi korur ama soruyu değiştirir. Ecel burada yolu kesen değil yolu açan taraftır: "sürâg" iz sürme, arayıp bulma demek. Sevgiliye giden yolun önünde yürüyen şey ölümün kendisidir.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Türkçe Vikikaynak'taki 142920 numaralı sürüm esas alındı; baştaki "İbtidâ-yı Gazeliyyât" bölüm künyesi alınmadı, kalan on iki dize altı beyte bölündü. İlk beyitte redif kaynakta bitişik yazılmıştır ("yetmezmi"), sonraki beyitlerde ayrıktır ("yetmez mi"); bu tutarsızlık düzeltilmedi. Mahlas "*Ekrem*" biçiminde yıldızlıdır; yıldızlar atıldı.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirGörenler bâde-i lâ'l-i lebin mestâne olmaz mıRecaizade Mahmut Ekrem · Gazel

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

dâg

yanık yarası, dağlama izi

ezhâr

çiçekler

künc

köşe, bucak

meygede

meyhane

ayâg

kadeh

nükhet

koku

çerâg

kandil, ışık

sürâg

iz, iz sürme