DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Recaizade Mahmut Ekrem/Agladıkça Ben Gamınla Bülbül-i Pür-gam Gibi
Gazel · 19. yüzyıl

Agladıkça Ben Gamınla Bülbül-i Pür-gam Gibi

Redif "gibi" olduğu için her beyit bir benzetmeyle kapanıyor: bülbül, merhem, Cem'in kadehi. Şiir geçmiş bir dostluk âlemini anıp o demin bir daha görülmeyeceğini söylüyor, sonunda kendi dağınıklığını mahlasla ölçüyor.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Agladıkça ben gamınla bülbül-i gibi

    ol ey sen gel gel gibi

    1Ben gamla dolu bir bülbül gibi senin gamınla ağladıkça

    2sen sevinçli ol ey akıp giden ruh, neşeli biri gibi gel.

    Redif "gibi" olduğu için gazelin her beyti bir benzetmeyle kapanıyor. Matla iki tarafı karşı karşıya koyuyor: bir yanda gamla dolu bülbül gibi ağlayan âşık, öbür yanda neşeli gelmesi istenen "rûh-ı revân". Ağlamak bir şart, sevinmek ondan istenen karşılık.

  2. 2

    Hiç eser kalmazdı dilde yâreden bir şevk ile

    Sarabilsem sîneme bir şeb seni merhem gibi

    1Gönülde yaradan hiçbir iz kalmazdı, bir şevkle —

    2bir gece seni göğsüme merhem gibi sarabilsem.

    Şart ile sonuç dizeler arasında ters sırada duruyor: önce yaranın izinin kalmayacağı söyleniyor, şart ondan sonra geliyor. Merhem ile yara aynı beyitte buluşuyor ve sevgili hem yaranın sebebi hem tek sargısı oluyor.

  3. 3

    Yâd edip âh eyleyem yâr ile âlemin

    Ömrüm içre görmedim görmem yine ol dem gibi

    1Yârle geçen dostluk âlemini anıp âh edeyim;

    2ömrümde o demin benzerini görmedim, yine de görmem.

    "Görmedim görmem" iki zamanı üst üste bindiriyor: geçmişte eşi yoktu, gelecekte de olmayacak. Ülfet âlemi anıldığı anda âh'a dönüşüyor; beyit hatırlamayı bir tat değil, bir kayıp bildirisi hâline getiriyor.

  4. 4

    Bir -ı iltifât etme bu bezmin câmına

    Kâse kâse nûş eyle câm-ı Cem gibi

    1Bu meclisin kadehine bir iltifat bakışı bile atma;

    2Cem'in kadehinden içer gibi kâse kâse gönül kanı iç.

    Meclisin kadehine iltifat bakışı bile atılmaması, bunun yerine kâse kâse gönül kanı içilmesi istenir. ‘Câm-ı Cem’ görkemli bir kadeh karşılaştırmasıdır; burada içilen şarap değil konuşanın kendi kanıdır ve benzetme acıyı büyütür.

  5. 5

    Bir mehin şûrîde-hâl-i aşkıyım ben

    Hâtır u fikrim perîşân olmada Ekrem gibi

    1Ben bir ay yüzlünün aşkıyla hâli perişan, muradına ermemiş biriyim;

    2hatırım da fikrim de Ekrem gibi darmadağın olmakta.

    Mahlas beyti hâl bildiriyor: bir ay yüzlünün aşkıyla perişan ve muradına ermemiş. "Hâtır u fikrim perîşân" derken saçın perişanlığıyla zihnin dağınıklığı aynı kelimeye bağlanıyor; mahlas da o dağınıklığın ölçü birimi oluyor.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Türkçe Vikikaynak'taki 142924 numaralı sürüm esas alındı; şiir Nağme-i Seher'in Kafiye-i Yâ bölümünün yedinci gazelidir. Sayfa başındaki "İbtidâ-yı Gazeliyyât" bölüm başlığı dize sayılmadı, mahlasın yanındaki yıldızlar atıldı. Bu partinin en temiz metinlerinden biri: yalnız ikinci dize remel kalıbını bir hece eksik dolduruyor, başka bozukluk yok ve şapkalı imlâ baştan sona tutarlı.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirAhım olınca velvele-ârâ-yı ıztırâbRecaizade Mahmut Ekrem · Gazel

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

pür-gam

gamla dolu

şâd

sevinçli

rûh-ı revân

akıp giden ruh, can

hurrem

neşeli, güleç

ülfet

dostluk, alışkanlık

nigâh

bakış

hûn-ı dil

gönül kanı

nâ-murâd

muradına ermemiş