DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Mihrî Hatun/Âteş'i 'ışka ol 'âşıklar ki cânın yakdılar
Gazel · 15. yüzyıl

Âteş'i 'ışka ol 'âşıklar ki cânın yakdılar

Yanmayı bir kayıp değil bir yöntem sayan beş beyit. Aşk ateşi mumdan pervaneye, laleden şaire yayılır; sonunda yanan şey şiirin kendisidir.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Âteş'i 'ışka ol 'âşıklar ki cânın yakdılar

    Buldılar ebed çünkim cihânın yakdılar

    1Aşk ateşine canını atan o âşıklar

    2sonsuz kavuşmayı buldular, çünkü dünyalarını yaktılar.

    Gazel bir denklemle açılıyor: yakılan dünya, kazanılan sonsuzluk. “Vuslat ebed” ifadesi kavuşmayı bu dünyadan çıkarıp öbürüne taşıyor — yani kavuşmanın şartı, buradan vazgeçmek.

  2. 2

    Yanmasun mı 'âşık'ı bî-çâreler

    Mâh-rûlar çünki hüsni şem'adânın yakdılar

    1Çaresiz âşıklar pervane gibi yanmasın mı?

    2Ay yüzlüler güzelliğin şamdanını yaktılar.

    Sorumluluk açıkça sevgiliye veriliyor: mumu yakan o. Pervane kendi iradesiyle gelmiyor, çağrılıyor. Mihrî Hatun'un gazellerinde sık görülen bu tersine çevirme, âşığı suçlu olmaktan çıkarıyor.

  3. 3

    (i)le sanma seni yakdı vucûdum hûblar

    Ey nice dil mülketinün hânümânın yakdılar

    1Ayrılıkla yalnız seni yaktı sanma güzeller;

    2ey, nice gönül ülkesinin yurdunu yaktılar.

    Muhatap değişiyor: şair kendi gönlüne sesleniyor. Acı burada tekilleştirilmiyor, çoğaltılıyor — “sen yalnız değilsin” demek, tesellinin en soğuk biçimi.

  4. 4

    Lâ'line öykindügiçün lâle ruhsârına şem'

    Lâleye dâg urdılar şem'ün zebânın yakdılar

    1Dudağına öykündüğü için laleye, yanağına özendiği için muma

    2laleyi dağladılar, mumun dilini yaktılar.

    Bir ceza sahnesi: benzemeye kalkışanlar cezalandırılıyor. Lalenin ortasındaki siyah leke dağlama izi, mumun fitili ise kesilmiş dil sayılıyor. Doğadaki iki ayrıntı, tek bir hükmün kanıtına dönüşüyor.

  5. 5

    Dil(i)le cân virdi Mihrî tercemân dil-berlere

    Aldılar göñlin 'aceb bu tercemânın yakdılar

    1Mihrî, güzellere tercüman olarak dilini ve canını verdi;

    2gönlünü aldılar, tuhaf, bu tercümanı da yaktılar.

    Mahlas beytinde şair kendi işini tarif ediyor: güzellerin tercümanı. Ama tercüman da yakılıyor — yani şiiri yazan, yazdığı şeyden muaf değil. Gazel, kendi yazarını da ateşin içine katarak kapanıyor.

Kavram sözlüğü (9) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Türkçe Vikikaynak'taki 147688 numaralı sürüm esas alındı. Kaynak bilimsel çeviriyazıyla dizilmiş; genel okur için okunabilir imlâya çevrildi, noktalamaya dokunulmadı.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirCânâ yeter bu cânuma cevr ü cefâlar itMihrî Hatun · Gazel

Kavram sözlüğü

9 kavram bulundu.

vuslat

Kavuşma

pervâneveş

Pervane gibi

mâh-rû

Ay yüzlü

şem'adân

Şamdan

hicr

Ayrılık

hânümân

Ev bark, yurt

lâ'l

Yakut; kırmızı dudak

dâg urmak

Dağlamak, kızgın demirle iz bırakmak

zebân

Dil