Hatıra şiirleri
22 şiir · 10 şair
Hatıra bu şiirlerde bir geçmiş anlatısı değil, bir tekrar biçimi. Recaizade Mahmut Ekrem'in “Bezm-i visâl demleri hep hâtırımdadır” diye açılan gazelinde redif her beyitte aynı cümleyi geri getirir; son beyitte matlaın ilk dizesi aynen döner ve şiir kendi başına sarılır. Hatırlamak burada anlatılmaz, biçime geçirilir.
Servet-i Fünûn'da hatıra iki kişiliktir. Tevfik Fikret'in manzumesinde “birlikte” kelimesi dize başlarında dokuz kez tekrarlanır ve bir ömür arkadaşlığının bilançosu çıkarılır; şiir anmakla yetinmez, gam yüklü kitabı birlikte kapatmaya davet eder. Cenab Şahabeddin ise başlığını soru olarak kurar ve cevabını vermez: gerçek güneş doğunca sahildeki güzel kalkıp gider, geriye beyaz bir gömlek kalır.
Ahmet Hâşim'de hatırlananın ne olduğu giderek önemsizleşir. “Bahçe”de bir Acem bahçesi, bir seccade ve bir akşam sayılır; şiirin sonunda elde kalan manzara değil, hatırlamanın kendi zevkidir. Bu sayfadaki şiirler hatıranın nasıl önce bir döngü, sonra bir paylaşım, sonunda da nesnesiz bir tat hâline geldiğini izliyor.
22 şiir








