Bir Yaz Gecesi Hatırası
Uykusuz bir sevda gecesi. Hâşim burada mehtabı bir silaha, buluşmayı yorgun bir kuşa çeviriyor; şiir doyumun değil, tükenişin anını yakalıyor.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
İşveyle, fısıltıyla, gülüşle
Olmuş şeb-i sevda yine bîhâp;
Oklar gibi saplanmada kalbe,
Düştükçe semadan yere mehtâp...
1İşveyle, fısıltıyla, gülüşle
2sevda gecesi yine uykusuz kalmış;
3kalbe oklar gibi saplanıyor
4gökten yere mehtap düştükçe.
- 2
Bûseyle kilitlenmiş ağızlar,
Gözler neler eyler, neler ;
Uçmakta bu ateşli havada,
Vuslat demi bir kuş gibi bitâp.
1Öpücükle kilitlenmiş ağızlar;
2gözler neler yapar, neler ima eder.
3Bu ateşli havada
4kavuşma ânı yorgun bir kuş gibi uçuyor.
Öpücükle kilitlenen ağızların yerine gözler ima eder. Kavuşma ânı ateşli havada yorgun bir kuş gibi uçar; doyum ile tükeniş aynı görüntüde buluşur. Başlıktaki ‘hatıra’ bu sonucun kanıtlanmış nedeni sayılmaz.
Metnin kaynağı
Türkçe Vikikaynak'taki 140714 numaralı sürüm esas alındı. Kaynakta uzun ünlüler HTML varlığı olarak kodlanmış; karşılıkları yazıldı.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Bir vurulmuş ilâhı andırıyorAhmet Hâşim · Şiir→
İşve, fısıltı ve gülüşün ardından sevda gecesi uykusuz kalır; ay ışığı gökten düştükçe kalbe saplanan oklara benzetilir. Mehtabın işlevi bu şiirin yaralanma imgesiyle sınırlıdır.