DDizegâhDijital şiir arşivi
Manzume · 20. yüzyıl

Birlikte

Dize başlarında dokuz kez tekrarlanan "birlikte" kelimesi şiirin hem kafiyesi hem iddiası. Bir ömür arkadaşlığının bilançosu çıkarılıyor, sonra da o arkadaşa geçmişi anarak gam yüklü kitabı birlikte kapatma daveti yapılıyor.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Birlikte açılmış iki zambak gibi ,

    Birlikte geçirdik büyüt eyyâm-ı şebâbı;

    Birlikte ne yaptıksa şu insanlığa benzer;

    Birlikte ne gördükse ve münevver...

    1Birlikte açılmış iki zambak gibi baş başa,

    2gençlik günlerini birlikte geçirdik;

    3birlikte ne yaptıysak şu insanlığa benzer;

    4birlikte ne gördüysek kimi yürek karartıcı, kimi aydınlık…

    Dört dizenin dördü de "Birlikte" ile başlıyor; kelime dize başında bir redif işi görüyor ve şiirin bütün iddiasını başa yığıyor. Zambak benzetmesi iki ömrü tek kökten çıkmış gibi gösteriyor. Dördüncü dize ise ortaklığı süslemekten kaçınıyor: birlikte görülenlerin bir kısmı "mukassî", yani yürek karartıcıdır.

  2. 2

    Bir hâtıra yoktur o güzel günlere şâhid,

    Bir hâtıra yoktur ki bugün mevc-i şehâbı

    Arz eylemesin rûhuma her an

    Bir neş´e ki yalnız sana, yalnız sana âid

    1O güzel günlere tanıklık eden bir hatıra yok,

    2öyle bir hatıra yok ki bugün, akan yıldızın dalgasını

    3ruhuma sunmasın: her an uzaklaşan,

    4yalnız sana, yalnız sana ait bir neşenin dalgasını.

    İki dize aynı kalıpla açılıyor — "Bir hâtıra yoktur" — ama ikincisi olumsuzu ikiye katlayarak cümleyi tersine çeviriyor: öyle bir hatıra yok ki içinde o neşe olmasın. "Mevc-i şehâb" akan yıldızın dalgası demek; sevinç hem parlak hem geçici sayılıyor. "Mütebâid" ise her an uzaklaşan: hatıra yaklaştıkça kaynağı geriliyor.

  3. 3

    Birlikte olursak yine bir parça gülümser

    Ömrün, şu geçen ömrümün ikbâl-i harâbı;

    1Birlikte olursak yine biraz gülümser

    2ömrün, şu geçip giden ömrümün yıkık talihi;

    Cümlenin öznesi ikinci dizeye saklanmış: gülümseyen şair değil, ömrün "ikbâl-i harâbı", yani yıkılmış talihi. Bir enkazın gülümsemesi ancak "bir parça" olabilir; şart cümlesi de bu kadarcık gülümsemeyi bile birliktelik şartına bağlıyor.

  4. 4

    ile mâziyi, -gel ey hem-dem-i dil-ber!

    Birlikte olurduk yine birlikte berâber

    Hatm eyleyelim, gel şu kitâbı!

    1Geçmişi anarak — gel ey gönül alan yoldaşım! —

    2yine birlikte olurduk; birlikte, beraber,

    3gel şu gama bulanmış kitabı bitirelim!

    Şiir bir davetle kapanıyor ve fiiller emir kipine geçiyor. "Hem-dem-i dil-ber" seslenişi cümlenin ortasına çizgiyle sokuluyor, böylece anma ile çağırma iç içe giriyor. "Gam-âlûde kitâbı hatm eylemek" hem geçmişi anmayı bitirmek hem ömrü kapatmak diye okunabiliyor; ünlem, davetin neşesiyle içeriğinin kederi arasındaki farkı bilerek açık bırakıyor.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Türkçe Vikikaynak'taki 70881 numaralı sürüm esas alındı; imlâsına dokunulmadı. İkinci dizedeki "büyüt" kelimesi anlamca oturmuyor; hem cümle hem vezin "bütün" okumasını gösteriyor, yine de düzeltilmedi. Sekizinci dizede "neş´e" kesme yerine vurgu işaretiyle dizilmiş, on birinci dizede araya giren seslenişin çizgisi tek taraflı bırakılmış; ikisi de olduğu gibi korundu.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirÇirkin
Buruşuk hatları şişkin yüzünün
Tevfik Fikret · Sone

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

hem-ser

Baş başa, eş, arkadaş

eyyâm-ı şebâb

Gençlik günleri

mukassî

Yürek karartıcı, iç sıkıcı

mevc-i şehâb

Akan yıldızın dalgası, ışık dalgası

mütebâid

Birbirinden uzaklaşan

ikbâl-i harâb

Yıkılmış talih, harap olmuş baht

tezkîr

Hatırlatma, anma

gam-âlûde

Gama bulanmış