DDizegâhDijital şiir arşivi
Sone · 20. yüzyıl

Çirkin

Çirkin sayılan bir adamın yüzünden başlayıp ona bakanların hükmüne, oradan da o hükmü doğuran yaratılışa uzanan bir sone. Şiir acımayı reddediyor; suçu çirkinde değil, çirkinliği bir kader olarak dağıtan elde arıyor.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Buruşuk hatları şişkin yüzünün

    Açılır şüpheli bir safvetle;

    Gülüyor zannolunurken öyle,

    Bir bakışından gözünün

    1Şişkin yüzünün buruşuk çizgileri

    2şüpheli bir saflıkla açılır;

    3öyle, gülüyor sanılırken,

    4gözünün aşağılayıcı bir bakışından

    Sone yüzü bir yüzey gibi tarif ederek açılıyor: buruşuk hatlar, şişkin bir yüz, "şüpheli bir safvet". Gülümseme kurulur kurulmaz bozuluyor, çünkü asıl bilgi yüzde değil bakışta. Dizeler adamın kendisini değil, ona bakanın kuruntusunu anlatıyor — gülüyor değil, gülüyor "zannolunuyor".

  2. 2

    -i rûhu bütün fark olunur.

    Başka hiçbir sebeb-i zilleti yok;

    O da herkes gibi, lâkin ;

    Âh çirkinlik!.. Evet, râhatı yok;

    1ruhunun bütün sıkıntısı anlaşılır.

    2Başka hiçbir aşağılanma sebebi yok;

    3o da herkes gibi, ama nefret edilen biri;

    4Ah çirkinlik!.. Evet, rahatı yok;

    "Zucret" iç sıkıntısı demek ve ruhun sıkıntısı yüzden değil bakıştan okunuyor. Bent hükmünü ikinci dizede veriyor: bu adamın aşağılanmasının başka hiçbir sebebi yoktur. "O da herkes gibi, lâkin menfur" cümlesi eşitliği kurup aynı nefeste bozuyor; kusur kişide değil, ona bakanların hükmünde toplanıyor.

  3. 3

    Ne zaman baksa bu süfliyyetine

    Gerilir inleyerek a'sâbı,

    Çalkanır kalb-i teessür-yâbı

    En felâketli tasavvurlarla.

    1Ne zaman kendi bu bayağılığına baksa

    2sinirleri inleyerek gerilir,

    3kederle dolan kalbi çalkalanır

    4en felaketli düşüncelerle.

    Şiir dışarıdan içeriye geçer: kişi kendi ‘süfliyyet’ine her baktığında sinirleri inleyerek gerilir ve kederle dolan kalbi felaketli düşüncelerle çalkalanır. ‘Gerilir / çalkanır’ fiilleri ruhsal tepkiyi bedende duyurur; metnin söylemediği bir ayna sahnesi eklenmez.

  4. 4

    Tükürür gayz u tehevvürlerle

    Hilkatin çehre-i sâfiyyetine!

    1Öfke ve kudurmuşlukla tükürür

    2yaratılışın o tertemiz yüzüne!

    Kapanışta öfkeyle tükürmenin hedefi insanlar değil ‘hilkatin çehre-i sâfiyyeti’, yani yaratılışın tertemiz yüzüdür. Çirkinliği kişiye yükleyen bakış, son iki dizede yaratılışın kendisine yöneltilmiş sert bir itiraza dönüşür; bu itiraz şiir dışı bir inanç hükmüne genişletilmez.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Türkçe Vikikaynak'taki 172563 numaralı sürüm esas alındı; imlâsına dokunulmadı. "a'sâbı" düz kesmeyle, "lâkin" ve "Âh" şapkalı, "rûhu" ve "menfur" ise şapkasız dizilmiş; imlâ birliği sağlanmadı. Şiir on dört dize ve kafiye örgüsü sone düzeninde olduğu için biçim alanına "Sone" yazıldı.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirDerd-i Nihân
Hazan, hazan... Yine sen, ey remîde fasl-ı hüzal!
Tevfik Fikret · Manzume

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

safvet

Saflık, temizlik

muhakkir

Hor gören, aşağılayan

zucret

İç sıkıntısı, daralma

zillet

Alçalma, aşağılanma

menfur

Nefret edilen

süfliyyet

Bayağılık, aşağılık

a'sâb

Sinirler

tehevvür

Öfkeyle köpürme, kudurma