DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Cenab Şahabeddin/Hatırımdan çıkar mı?
Manzume · 19. yüzyıl

Hatırımdan çıkar mı?

Bir seher manzarasında uzanmış güzelin portresi; şair onu hem güneş hem ay sayar. Gerçek güneş doğunca güzel kalkıp gider, geriye beyaz bir gömlek ve bir soru kalır. Altı dizelik bentleri ikişer dizelik bağlama beyitleri birbirine ekliyor.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    çehreli bir -i zîbâ

    Tahayyürle temâşâ eyliyordu

    Hurûş-ı gam-fezâ-yı cûybârı

    Bedîât-ı safâ-yı nev-bahârı

    Yapılmış mâhdan bir gonca gûya

    Seherden cân temennâ eyliyordu

    1Cennet yüzlü, güzel bir güneş

    2şaşkınlıkla seyrediyordu:

    3derenin gam artıran çağıltısını,

    4ilkbaharın safa veren güzelliklerini.

    5Sanki aydan yapılmış bir gonca,

    6seherden can diliyordu.

    Bent cümlesini iki kez kuruyor, ikisinde de yüklemi öne alıp nesneyi sonraya bırakıyor: okur önce bakışı, sonra bakılanı görüyor. Sevgili aynı bentte hem mihr hem mâh; güneş sayılan yüz seherden can dileyince benzetme tersine dönüyor.

  2. 2

    Seher gûyâ teressüm eylemişti

    Şafak sanki tecessüm eylemişti.

    1Seher sanki resme dönüşmüştü,

    2şafak sanki cisim bulmuştu.

    İlk bağlama beyti. İki dize aynı yapıyı iki kez kuruyor ve kafiye tek harfle ayrılıyor: teressüm resim olmak, tecessüm cisim olmak. Resimden gövdeye geçen bu bir harflik yol Cenab'ın Tâmât boyunca tekrarladığı hamledir; “Yatıyor!”da da kudret tecessüm etmişti.

  3. 3

    Uzanmıştı tabîat-perverâne

    -ı nâzenîni bir çemendi

    Yed-i nâzik-teri bâlin-i nâzı

    Dagılmış gîsûvân-ı mevce-sâzı

    Tebessüm ârız olmuştu dehâna

    Şafaktan bir yapılmış yâsemendi

    1Tabiatı sever gibi uzanmıştı;

    2nazlı yatağı bir çimenlikti.

    3En nazik eli nazının yastığı,

    4dalga dalga saçları dağılmış.

    5Ağzına bir gülümseme gelmişti;

    6şafaktan yapılmış bir yasemindi.

    Duruş “Yatıyor!”unkiyle aynı: uzanmış beden, yastık, dağılmış saç, dudakta gülümseme. Fark yerde: yatak odası çimenliğe çıkmış, yastığın yerini kendi eli almış. Son dize bedeni bir malzemeye bağlıyor — şafaktan yapılma bir yasemin.

  4. 4

    Terâküm eylemişti nûr-ı mehtâb

    Tecessüm eylemişti sûr-ı mehtâb

    1Ay ışığının nuru birikmişti,

    2ay ışığının şenliği cisim bulmuştu.

    İkinci bağlama beyti öncekinin kalıbını sürdürüyor, iki dizeyi de aynı kelimeyle bitiriyor: mehtâb. Değişen tek şey nûr ile sûr arasındaki bir harf; ışık şenliğe dönüşüyor. Beyit kendisi de bir terâküm örneği, aynı yapı birikerek anlam üretiyor.

  5. 5

    Tecessüm eylemiş hüsn ü tarâvet

    Televvün eylemiş envâr derdi

    Çemen rûh-ı safâ-âlûd u dilber

    Hevâ fezâ vü rûh-perver

    Vürûd-ı nehre ikbâl ü saâdet

    Güzâr-ı cûya da derdi

    1Cisim bulmuş güzellik ve tazelik,

    2renkten renge girmiş nurlar derdi;

    3çimen: safaya bulanmış bir ruh, bir dilber;

    4hava: düzen, feza: ruh besleyici;

    5nehrin gelişi: ikbal ve saadet,

    6derenin geçip gitmesi de idbar derdi.

    Bendi ayakta tutan fiil iki kez geçen “derdi”: sevgili baktığı her şeye ad koyuyor, bent bir adlandırma listesine dönüşüyor. Son iki dize suyun iki yönünü talihin iki yüzüne bağlıyor: gelen su ikbal, giden su idbar. Kaynakta ikinci dizede karşılıksız bir dipnot işareti var.

  6. 6

    Teessürle bakardı âsmâna

    Tenezzülle bakar mıydı cihâna

    1Göğe üzüntüyle bakardı;

    2dünyaya tenezzülle bakar mıydı hiç?

    Üçüncü bağlama beyti tasvirden tavra geçiyor. İki dize bakmak fiilini iki yöne çeviriyor: yukarı üzüntüyle, aşağı hiç. Cümle soru biçiminde ama cevabı içinde; sevgili dünyaya ait sayılmıyor. Bu ayrım bir sonraki bentteki çekilip gidişi önceden haber veriyor.

  7. 7

    Edince arz-ı tal 'at -i tâbân

    Meh-i handâna döndü ârızeyni

    Kıyâm etti safâ-bahşâne dilber

    Çekildi gitti -i nâz-perver

    Şaşırdı bu cemâlullahına cân

    Beyaz bir pîrehendi zîb ü zeyni

    1Parlayan güneş yüzünü gösterince

    2iki yanağı gülen aya döndü.

    3Dilber safa saçarak ayağa kalktı,

    4o naz besleyen güneş çekilip gitti.

    5Can, bu Allah güzelliğine şaşırdı;

    6süsü püsü beyaz bir gömlekti.

    Şiirin dönüm noktası, üstelik bir kelime oyunuyla: gökteki güneş de sevgili de “mihr”. Biri doğunca öteki kalkıp gidiyor; aynı gökte iki güneş durmuyor. Terkip yığınının ardından son dize dümdüz Türkçe konuşup bütün süsü beyaz bir gömleğe indiriyor.

  8. 8

    Çıkar mı hâtırımdan yâ bu dilber

    Bu mâh-ı mübtesim, -i safâ-ver

    1Bu dilber hatırımdan çıkar mı hiç,

    2bu gülümseyen ay, bu safa veren güneş?

    Şiirin adı bu kapanış beytinden geliyor ve otuz iki dize boyunca susan birinci tekil ilk kez burada konuşuyor. Son dize metnin iki büyük benzetmesini yan yana koyup veda envanteri gibi sayıyor: ay ve güneş. Soru cevapsız bırakılıyor, çünkü cevap şiirin kendisi.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Türkçe Vikikaynak'taki 153102 numaralı sürüm esas alındı; imlâsına dokunulmadı. Otuz iki dize, dörder kez altı dizelik bent (abccab) ve iki dizelik bağlama beyti olarak bölündü; bölme kafiyeden çıkarıldı. On sekizinci dizenin sonundaki “[*]” dipnot işareti metne alınmadı: kaynak sürümü açılıp denetlendi, işaretin karşılığı olan bir dipnot metni sayfada yok. Sekizinci dizenin sonundaki nokta kaynakta böyle dizilmiş, öteki dizelerde yok; korundu. Yirmi beşinci dizedeki “tal 'at” yazımı, kesmeden önceki boşlukla birlikte olduğu gibi bırakıldı. On dize on bir yerine on hecede; hepsi feûlün yerine fa'lün ile kapanıyor. Başlık metne alınmadı.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirMahsûl-i mâtem
Âfâk-ı hazîn ü zulmet-âbâd
Cenab Şahabeddin · Muhammes

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

behiştî

Cennete ait, cennet gibi

mihr

Güneş

cûybâr

Akarsu, dere

firâş

Yatak, döşek

sâmân

Düzen, dirlik

idbâr

Talihin dönmesi, düşüş

ârızeyn

İki yanak

pîrehen

Gömlek