Neşve-i Lâ'l-i Lebin Ser-germ-i Şevk Eyler Beni
Gazelde bütün fiillerin öznesi şair değil: dudağın neşesi, saçın kokusu ve hasret rüzgârı onu bir şeye çeviriyor. Matla son beyitte aynen tekrarlanıyor, Cem'in kadehi reddedilerek sarhoşluğun kaynağı dudağa bağlanıyor.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
-i -i lebin -i şevk eyler beni
-i zülfün dimâg-âlûd-ı zevk eyler beni
1Dudağının verdiği neşe beni şevkle başı dumanlı eder;
2saçının kokusu beynimi zevke bular.
- 2
Dostum tâ key kim belâ-yı mergden
Arzû-yı zahm-ı tîgındır ki avk eyler beni
1Dostum, bu habersizlik ne zamana kadar? Beni ölüm belasından
2alıkoyan şey, kılıcının açacağı yaranın arzusudur.
"Tâ key" ne zamana kadar demek; sitem bir soruyla açılıyor. İkinci dize beklenmedik yere varıyor: âşığı ölümden alıkoyan şey yaşama isteği değil, sevgilinin kılıcından yara alma arzusu. Ölüm burada arzunun rakibi sayılıyor. Bu dize vezni bir hece eksik dolduruyor.
- 3
Kumri-i âvâre-veş andıkça gird-i zülfünü
-ı deşt-i hasret ser-be-tavk eyler beni
1Başıboş bir kumru gibi saçının halkasını andıkça
2hasret çölünün hortumu boynuma tasma geçirir.
Saçın halkası anıldıkça hasret çölünün hortumu konuşanın boynuna tasma geçirir. ‘Gird’ sesi halka, hortum ve tasmanın dairesel hareketini iki dizede tekrarlar; kumru benzetmesi yalnız ilk dizenin ‘kumru gibi’ sözünden hareketle açıklanır.
- 4
Bende yok kudret ser-i kûyunda üftân olmaga
Rûzgâr-ı hasret ol vâdiye sevk eyler beni
1Mahallenin başında yerlere kapanacak gücüm yok bende,
2hasret rüzgârı beni o vadiye sürükler.
Âşığın sevgilinin mahallesinde yerlere kapanacak gücü yok; onu o vadiye götüren kendi iradesi değil, hasret rüzgârı. Beyit fiilin öznesini âşıktan alıp dışarıdaki bir güce veriyor, redif de bu edilgenliği bir kez daha tekrarlıyor.
- 5
Eylemez cân ârzû-yı Ekrem gibi
-i -i lebin -i şevk eyler beni
1Can, Ekrem gibi Cem'in kadehini arzulamaz;
2dudağının yakut neşesi beni şevkle başı dumanlı eder.
Mahlas beytinde canın Cem'in kadehini arzulamadığı söylenir; ardından matlaın ilk dizesi aynen dönerek bunun sebebini sevgilinin dudağından gelen neşeye bağlar. Modern ilk satır ‘Ekrem gibi’ sözünü konuşanla birlikte tutar ve kişi yönünü değiştirmez.
Metnin kaynağı
Türkçe Vikikaynak'taki 142921 numaralı sürüm esas alındı; şiir Nağme-i Seher'in Kafiye-i Yâ bölümünün dördüncü gazelidir. Sayfa başındaki "İbtidâ-yı Gazeliyyât" bölüm başlığı metne alınmadı, mahlasın yanındaki yıldızlar atıldı. Üçüncü ve dokuzuncu dizeler bu dizgide remel kalıbını bir hece eksik dolduruyor; düzeltilmedi. Son beyitte matlaın ilk dizesi aynen tekrarlanıyor (redd-i matla), kaynaktaki hâliyle korundu.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Redif ‘eyler beni’: özne sevgiliden gelen neşe ve koku, nesne konuşandır. Dudağın verdiği neşe onu şevkle başı dumanlı eder; saçın kokusu da zihnini zevke bular. İki dize görme iddiası kurmadan tat ve kokunun etkisini peş peşe verir.