Belâsı hoş gelir
Redifi “hoş gelir” olan gazel, âşığın rızasını bir liste hâline getirir: cefa, dert, ok yarası, dikenin acısı. Her beyit yeni bir acıyı sayar ve aynı redifle onaylar. Son beyitte tercih açıkça söylenir — dünyaya padişah olmak değil, sevgiliye dilenci olmak.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Bana dildârın cefâsı hoş gelir
Nitekim gayre vefâsı hoş gelir
1Bana sevgilinin cefası hoş gelir
2Nasıl ki başkasına vefası hoş geliyorsa
- 2
Derdi ile hoş geçer dil dilberin
Derd sanma kim devâsı hoş gelir
1Gönül, dilberin derdiyle hoş geçinir
2Onu dert sanma; devası hoş gelir
“Dil” ve “dilber” aynı Farsça kökten gelir (dil: gönül, dilber: gönül alan); beyit bu yakınlığı cinasa çevirir. İkinci dize kasten kaygan: “devâsı” hem derdin ilacı hem derdin kendisi okunabilir. İki okumada da âşık şifayı derdin içinde arar.
- 3
-ı peykânı kızıl güldür bana
Bülbülüm -ı belâsı hoş gelir
1Okunun temreninin açtığı yara bana kızıl güldür
2Ben bülbülüm; belasının dikeni bana hoş gelir
Yara kanın rengiyle güle dönüşür; âşık kendini bülbül ilan edince dikenin payı da ona düşer. Peykân okun demir ucudur ve divan şiirinde sevgilinin kirpiği için sabit istiaredir. Beyit gül–bülbül–hâr üçlüsünü ok–yara–kan üçlüsüne bindirir.
- 4
Yâreme merhem durur çün -ı dost
Cânıma -i belâsı hoş gelir
1Dostun açtığı yara benim yarama merhemdir madem
2Belasının oku canıma hoş gelir
Beyit bir kıyas gibi kurulmuş: yara merhemse, onu açan ok da armağandır. “Zahm-ı dost” ile “tîr-i belâ” aynı elden gelir. Kafiye kelimesi “belâsı” bir önceki beyitte de geçiyor; îtâ denen bu tekrar kusur sayılır, kaynaktaki gibi bırakıldı.
- 5
Ey Muhibbî âleme şâh olmadan
Dilberin olmak gedâsı hoş gelir
1Ey Muhibbî, âleme padişah olmaktansa
2Dilberin dilencisi olmak hoş gelir
Şâh ile gedâ karşıtlığı divan şiirinin en bilinen kalıplarındandır, ama bu beyti söyleyen gerçekten âleme şâhtır. Mahlasın arkasındaki kimlik klişeyi bir tercihe çevirir. Redif değişmez: tahtı bırakmak da “hoş gelir” listesine yazılır.
Metnin kaynağı
Türkçe Vikikaynak'taki 142018 numaralı sürüm esas alındı; on satırın onu da şiire ait, başlık metne alınmadı. Metinde bir teknik pürüz var: “belâsı” kafiye kelimesi hem üçüncü hem dördüncü beyitte kullanılmış, yani divan tekniğinde kusur sayılan îtâ; kaynaktaki hâliyle bırakıldı. Kalıp kısa remel (Fâilâtün Fâilâtün Fâilün) ve on dizede de tutuyor.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Cânı mı var kimsenün eyleye cânân ile bahsMuhibbî · Gazel→
Matla payları bölüşüyor: âşığa cefa, gayre vefa. “Gayr” divan şiirinde rakip demektir; burada âşık rakibin nasibini itirazsız kaydeder. Redif iki eşit olmayan payı aynı cümleyle bitirerek eşitler, gazelin bütün mantığı bu eşitlemeye dayanır.