Ey menba’-ı eltâf-ı kerem kenz-i hakikat
Naat, Hz. Muhammed’i lütuf kaynağı, hakikat hazinesi, miraç sahibi ve hidayet nuru olarak över. Gönül pervanesinin peygamberlik mumunda yanması, kavuşma ümidi ve inayet talebiyle birleşir.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Ey -ı kerem kenz-i hakikat
Ey sâhib-i ü kerem âyet-i rahmet
Pervâne-i dil bir gece yansa nola ansız
Nûr-i ruhinin şem’ine ey
Lûtf eyle yüzünden okuyam âyet-i rûyın
Ey mecma’-i esrâr-ı Hudâ âyet-i hikmet
Olmasa da perde yüzünün karası çâk et
Kurtar şeb-i zulmetten eyâ
Ümmîd-i visâlinle gönül yanmada her gâh
Fâhir ne yapar hazretin etmezse
1Ey lütuf ve cömertliğin kaynağı, hakikat hazinesi!
2Ey miraç sahibi, cömertliğin ve rahmetin işareti!
3Gönül pervanesi bir gece ansızın yansa şaşılır mı?
4Ey peygamberlik güneşi, ruhunun ışık saçan mumunda yanar.
5Lütfet de yüzünden, yüzünün ayetini okuyayım.
6Ey Tanrı sırlarının toplandığı yer, hikmet ayeti!
7Perde olmasa da yüzün karasını yarıp aç;
8Karanlık geceden kurtar, ey hidayet nuru!
9Gönül, sana kavuşma ümidiyle her an yanıyor.
10Hazretin yardım etmezse Fâhir ne yapabilir?
Metnin kaynağı
Şiir, bağlı kaynakta Fâhir (İstanbullu) adına kayıtlıdır; başlık, gövde ve şair kimliği sabit kaynak zinciriyle eşleştirilmiştir.
Atıf kanıtını aç ↗Metin, Wikimedia Commons taramasının ilgili sayfasına bağlıdır. Günümüz Türkçesi ve açıklamalar ayrı editoryal katmandır.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Şiir nur, mum, güneş, gece ve perde karşıtlığı üzerine kuruludur. Konuşan, yüzü okunacak bir ayet gibi görür; kendi karanlığından ancak peygamberin inayetiyle çıkabileceğini söyleyerek övgüyü kişisel bir kurtuluş duasına dönüştürür.