Feramuş itti hayli dem beni yad itmeden kaldı
Uzun süre unutulan mahzun âşık, sevilip sevindirilmeden ve irşada erişmeden bırakılışını tekrar eden redifle siteme dönüştürür.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
itti hayli dem beni yad itmeden kaldı
Benim çok sevdigim mahzunu dilşad itmeden kaldı
Nola t'amirine kasd itmese şah-ı cihan banım
Bilür kim hatır-ı viranım abad itmeden kaldı
Kalupdur bahr-i gamda yok sahil-i maksud
Hayıflar rüzgarim bana imdad itmeden kaldı
Düşelden ran-ı aşk-ı yare zar ü natüvandır dil
Ser-i kuyinde halim yare feryad itmeden kaldı
Niçün derpey olur Ani ki hal-i Kays'ı bilmez mi
O biçare yetürdi kendin irşad itmeden kaldı
1Beni uzun zamandır unuttu; hiç anmadan kaldı.
2Çok sevdiğim kişi bu hüzünlüyü sevindirmeden kaldı.
3Dünyayı koruyan şahım gönlümü onarmaya yönelmese şaşılır mı?
4Çünkü yıkık gönlümü bayındır etmeden kaldığını bilir.
5Gönül gemisi keder denizinde kalmış; amaç kıyısı görünmüyor.
6Yazık, zaman bana yardım etmeden geçip kaldı.
7Sevgilinin aşkının sıkıntısına düşeli gönül inleyen ve güçsüzdür;
8Onun mahallesinde hâlimi sevgiliye haykırmadan kaldı.
9Anî neden onun peşine düşer; Kays’ın hâlini bilmez mi?
10O zavallı kendini doğru yola ulaştıramadan kaldı.
Metnin kaynağı
Şiir, bağlı kaynakta undefined adına kayıtlıdır; başlık, gövde ve şair kimliği sabit kaynak zinciriyle eşleştirilmiştir.
Atıf kanıtını aç ↗Metin, Türkçe Vikikaynak'ın 165541 numaralı sabit revizyonuna bağlıdır. Günümüz Türkçesi ve açıklamalar ayrı editoryal katmandır.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Anî Hatun unutulmayı yıkık gönül, keder denizinde kalan gemi ve ulaşılamayan kıyı imgeleriyle anlatır. Sevgilinin ilgisizliği yalnız neşeyi değil onarım ve yön bulma ihtimalini de erteler. Kays göndermesi, kişisel acıyı Mecnun’un sonuçsuz aşkıyla karşılaştırır.