DDizegâhDijital şiir arşivi
gazel · 19.–20. yüzyıl

Gazel

Tasavvufi gazel, iç hakikat ile dışarıdan görünen hâli bilinçli biçimde ayırır. Nefsin yapısını yıkmak, sevgilinin elinden kevser içmek ve tecelli mumunda yanmak öğütlenirken halkın “deli”, “sarhoş” ya da “virane” hükmüne değer verilmez.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    ol câhilân bîgâne sansunlar

    Hemân vaktin gözet sen gâfilân dîvâne sansunlar

    Urup bünyân-ı nefsi tahrîb et

    Dışı kalsun da halk ma’mûr bir kâşâne sansunlar

    Girüp sen bezm-i -i yâre mest ü hayrân ol

    Velev sûret görenler sansunlar

    Takayyüd etme sûret ile olsun nîk ü bed yeksân

    Yed-i dildârdan sen kevser iç peymâne sansunlar

    Gönül îmân ü ihlâs ile ma’mûr olsa kâfidir

    Teessüf etme varsun zâhidân vîrâne sansunlar

    Yanup şem’-i tecelliyyât-ı yâre nâra maklûb ol

    Teessüfle bakup mahvoldu bir pervâne sansunlar

    Selâmet hırkası ceybinde sakla cevher-i zâtın

    Cihân ister diler dürdâne sansunlar

    Takayyüd ile bîhûde külfettir

    Elifâ hûşyâr ol tavrını mestâne sansunlar

    1İçten içe aşina ol; cahiller seni yabancı sansın.

    2Sen yalnız doğru zamanı gözet; gafiller seni deli sansın.

    3Nefis yapısını gayret kazmasıyla vurup yık;

    4dışı kalsın da halk onu bayındır bir köşk sansın.

    5Sevgilinin içkilerin dolaştığı meclisine gir, sarhoş ve hayran ol;

    6yalnız dışı görenler seni meyhanede uyumuş sansın.

    7Görünüşe bağlanma; iyi ile kötü senin için bir olsun.

    8Sen sevgilinin elinden kevser iç, onlar bunu kadeh sansın.

    9Gönlün iman ve içtenlikle bayındır olması yeter;

    10üzülme, bırak zahitler onu virane sansın.

    11Sevgilinin tecelli mumunda yan, ateşe dönüş;

    12üzülerek bakanlar bir pervane yok oldu sansın.

    13Selamet hırkasının cebinde özünün cevherini sakla;

    14dünya ister çömlek parçası ister inci tanesi sansın.

    15Halkın dedikodusuna bağlanmak boş bir yüktür;

    16ey Elif, uyanık ol ama tavrını sarhoş sansınlar.

    Her beyit aynı karşıtlığı başka bir imgeyle kurar: içte aşinalık dışta yabancılık, uyanıklık karşısında delilik, kevser karşısında şarap, cevher karşısında çömlek parçası. Şair bu yanlış anlaşılmayı düzeltmeye çalışmaz; tam tersine, manevi sırrı koruyan bir perde sayar. Son dize bu tavrı “uyanık kal, sarhoş sansınlar” özdeyişiyle yoğunlaştırır.

Kavram sözlüğü (6) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Aidiyet doğrulandı

Şiir, bağlı kaynakta Elif (Hasırîzâde Mehmed Elif Efendi) adına kayıtlıdır; başlık, gövde ve şair kimliği sabit kaynak zinciriyle eşleştirilmiştir.

Atıf kanıtını aç ↗

Metin, Wikimedia Commons taramasının ilgili sayfasına bağlıdır. Günümüz Türkçesi ve açıklamalar ayrı editoryal katmandır.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Benzer bir okumaAçıldı gülşen-i hüsnünde lâle-i gül-rengŞeyhülislâm Ârif Hikmet Bey · gazel

Kavram sözlüğü

6 kavram bulundu.

Derûnî âşinâ

içten, gönülden aşina

tîşe-i himmetle

gayret kazmasıyla

nûşânûş

içkinin dolaştığı meclis

hufte-i meyhâne

meyhanede uyumuş

hazef pâre

çömlek parçası

güft ü gûy-i halk

halkın dedikodusu