Gel Ey Divane Gönül
Divane gönül dış dünyadan içeri çağrılır; varlığını terk edip gönül dersini okuması, can gözünü açması istenir. Bülbülün gül için ağlayışıyla dost elinden içilen dolu birleşir; Nakşî’nin saçtığı inciler ayılması güç bir manevi sarhoşluk bırakır.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Gel ey divane gönül
Gir içerden içerü
1Gel, ey aşkla kendinden geçmiş gönül.
2İç dünyanın daha içine gir.
- 2
Terk it cümle varını
Bu yad ilden göç yürü
1Bütün varlığını terk et.
2Bu yabancı diyardan göçüp yürü.
Bütün varlığı terk etmek ve yabancı diyardan göçmek aynı kopuşu iki yönden anlatır. İnsan sahip olduklarını bıraktıkça özüne yabancı olduğu yerden ayrılır ve gerçek yurduna yaklaşır.
- 3
Ger
Gönülden oku dersi
1İster Arapça ister Farsça olsun,
2asıl dersi gönülden oku.
Arapça ya da Farsça bilmek tek başına yeterli sayılmaz; asıl ders gönülden okunmalıdır. Şiir öğrenmeye karşı değildir, fakat dil bilgisini yaşanan iç kavrayışın önüne geçirmez.
- 4
Seyr eyle Kürs’i
Can gözlerin aç yürü
1Arş’ı ve Kürsü’yü seyret.
2Can gözlerini açıp yürü.
Arş ile Kürsü’yü seyretmek kozmik genişliği, can gözünü açmak bu seyri mümkün kılan iç duyuyu gösterir. Hakikat fiziksel gözle değil, uyanmış manevi bakışla algılanır.
- 5
Sakın yol ince
Söyler her kes dilince
1Dikkat et sofu, yol incedir.
2Herkes kendi dilince konuşur.
Yolun ince oluşu sofuyu dikkatli olmaya çağırır; herkesin kendi dilince konuşması farklı anlatım biçimlerini kabul eder. İncelik, tek bir söz kalıbına değil, niyet ve anlayışa bağlıdır.
- 6
Var sen seni bilince
Münkirlerden kaç yürü
1Git, kendini bilinceye kadar ilerle.
2İnkârcılardan uzaklaşıp yürü.
Kendini bilinceye kadar ilerlemek ve inkârcılardan uzaklaşmak, yolculuğa açık bir süre verir. Amaç başkalarını yargılamak değil, kişinin kendi bilgisini bozan etkilerden korunmasıdır.
- 7
Hoş kurmuşlar bu yolu
Fark içün sağ u solu
1Bu yolu ne güzel kurmuşlar.
2Doğruyla yanlışı ayırmak için.
Yolun güzel kurulmasıyla sağ ve solun ayrılması, manevi öğretinin yön tayin eden düzenini gösterir. Yolcu coşkuyla değil, doğruyu yanlıştan ayıran dikkatle ilerlemelidir.
- 8
Dost elinden bir dolu
Gel ölmeden iç yürü
1Dost elinden bir kadeh.
2gel, ölmeden önce içip yürü.
Dostun elinden içilen kadeh, ölüm gelmeden önce yaşanması gereken manevi uyanışı simgeler. İçiş bedensel haz değil, dostun sunduğu bilgiyle eski benliği geride bırakmaktır.
- 9
Bülbül ağlar gülünden
Söyler ma’na dilinden
1Bülbül gülünden ayrı kaldığı için ağlar.
2Mana diliyle konuşur.
Bülbülün gülden ayrılıp ağlaması, insanın ilahi kaynaktan uzaklığını görünür kılar. Mana dili, bu özlemi gündelik sözün ötesinde ifade eden sembolik anlatımdır.
- 10
Var ol yârin ilinden
getür saç yürü
1O sevgilinin ülkesine var.
2İnciler getirip saçarak yürü.
Sevgilinin ülkesine varan yolcudan inciler getirip saçması istenir. Ulaşılan bilgi yalnız kişide saklanmaz; değerli sözlere dönüşerek başkalarıyla paylaşılır.
- 11
NAKŞİYÂ saçtın
Acâyib sırlar açtın
1Ey Nakşî, inciler saçtın.
2Şaşırtıcı sırlar açtın.
Nakşî’nin inci saçması, söylediği şiirlerin değerini; şaşırtıcı sırları açması ise bu sözlerin gizli anlamını belirtir. Mahlas övgü için değil, sözün sorumluluğunu üstlenmek için kullanılır.
- 12
Bu kim sen içtin
Ayılması güç yürü
1İçtiğin bu şaraptan.
2ayılmak güçtür; yürü.
İçilen manevi şaraptan ayılmanın güç oluşu, dönüşümün geçici olmadığını söyler. Son ‘yürü’ buyruğu sarhoşluğu durgunluğa değil, yol üzerinde kesintisiz ilerlemeye bağlar.
Metnin kaynağı
Akkirmanlı Nakşî isnadı basılı bölüm, görünür mahlas ve kamu akademik kimlik otoritesiyle bağlandı. Eş ad uyarısı: Nakşî mahlaslı başka divan ve tekke şairleriyle birleştirilmez; Akkirmanlı/Akkirmânî nitelemesi ve Ali adı zorunlu kimlik sınırıdır.
Atıf kanıtını aç ↗Sadeddin Nüzhet Ergun tarihî baskısı; Akkirmanlı Nakşî bölümü, basılı No. 4; 12 birim/24 dize; sabit sürüm Ergun-1938-AKKIRMANLI-NAKSI-4. Özgün yüzey ve apparatus korunmuş, kapalı basılı biçimlerde tahmin yapılmamıştır.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Hiç bilmezem bana nolduAkkirmanlı Nakşî · Nefes/ilahi→
Divane gönül dışarıda oyalanmak yerine iç dünyanın daha derinine çağrılır. Delilik burada akılsızlık değil, alışılmış sınırları aşan aşk hâlidir; yolculuğun başlangıcı insanın kendi içine dönmesidir.