Hiç Bilmem Bana Ne Oldu
Nakşî, kanlı gözyaşıyla dağları gezen ve hiçbir yerde eğlenmeyen gönlü anlatır. Söz kalabalığı yerine hâl ehli ve güzelliğin tecellisini arayan bu gönül, yedi denizi aşar; şair sonunda gece gündüz ağlayarak aşka yüz sürer.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Hiç bilmezem bana noldu
Gönül eğlenmez eğlenmez
1Bana ne olduğunu hiç bilmiyorum.
2Gönül hiçbir yerde durulmuyor.
- 2
Gözlerim kan ile doldu
Gönül eğlenmez eğlenmez
1Gözlerim kan ile doldu.
2Gönül hiçbir yerde durulmuyor.
Kanla dolan gözler, ağlamanın sıradan üzüntüyü aşan bedenî şiddetini gösterir. Buna rağmen gönül yine oyalanmaz; acı bile onu tek bir yerde tutmaya yetmez.
- 3
Mecnunleyin dağlar gezer
Hiç utanmaz ağlar gezer
1Mecnun gibi dağları gezer.
2Hiç utanmaz ağlar gezer.
Mecnun gibi dağlarda dolaşmak, aşkın kişiyi toplumdan ve yerleşik düzenden uzaklaştırmasını anlatır. Utanmadan ağlamak ise başkalarının hükmünün artık gönlü yönetmediğini gösterir.
- 4
Seller gibi çağlar gezer
Gönül eğlenmez eğlenmez
1Seller gibi çağlar gezer.
2Gönül hiçbir yerde durulmuyor.
Sel gibi çağlamak, içte tutulan duygunun önündeki engelleri aşmasını ifade eder. Nakaratla birleşince bu taşkınlık bile bir varış sağlamaz; gönül hareket eder fakat dinlenemez.
- 5
Giriye vü zâr oldu kârım
Gitti elden
1Ağlayıp inlemek tek işim oldu.
2İradem elimden gitti.
Ağlayıp inlemenin tek işe dönüşmesi, aşkın bütün gündelik faaliyetleri gölgelemesidir. İradenin elden gitmesi de şairin bu hâli isteyerek durduramadığını açıklar.
- 6
Kalmadı sabre
Gönül eğlenmez eğlenmez
1Sabretmeye gücüm kalmadı.
2Gönül hiçbir yerde durulmuyor.
Sabır ve kararın kalmaması, gönlün taşıdığı yükün dayanma sınırını aştığını gösterir. Tekrarlanan huzursuzluk artık geçici heyecan değil, bütün benliği kuşatan sürekli bir durumdur.
- 7
Kimisi kil ü kal ister
Bu dil bir ehl-i hâl ister
1Kimisi kuru söz ve tartışma ister.
2Bu gönül yaşadığı hâli bilen birini ister.
Kuru tartışma arayanlarla hâli gerçekten yaşayan kişi karşılaştırılır. Gönül kelime kalabalığı değil, aynı manevi tecrübeyi tanıyan ve acısını içeriden anlayan bir yol arkadaşı ister.
- 8
Tecellî-i ister
Gönül eğlenmez eğlenmez
1Güzelliğin görünmesini ister.
2Gönül hiçbir yerde durulmuyor.
Aranan şey güzelliğin doğrudan görünmesidir; bu yüzden gönül hiçbir yerde oyalanmaz. Dolaylı bilgiler ve sözler, cemalin tecellisini bekleyen kişiye yeterli gelmez.
- 9
Çünki düştün sen bu derde
Bu derd ile gider perde
1Çünkü sen bu derde düştün.
2Bu dertle benlik perdesi kalkar.
Aşk derdine düşmek, benlik perdesini kaldıran bir süreç olarak yorumlanır. Acı yalnız tüketmez; kişinin kendisiyle hakikat arasına koyduğu örtüyü incelterek görüş kazandırır.
- 10
Ne göklerde ne yerlerde
Gönül eğlenmez eğlenmez
1Ne göklerde ne yerlerde.
2Gönül hiçbir yerde durulmuyor.
Hakikatin ne gökte ne yerde bulunması, dış mekân arayışını sonuçsuz bırakır. Gönlün durulmaması, arananın coğrafi bir noktada değil, başka bir varoluş hâlinde oluşundandır.
- 11
Gönül durmaz konar göçer
Yedi deryâ gelüp geçer
1Gönül durmadan bir yere konup başka yere göçer.
2Yedi denizden geçip gider.
Gönül kuş gibi konup göçerken yedi denizi aşar. Bu ölçüsüz hareket, arayışın tek ülkeyle sınırlanmadığını; tatmin bulunmadıkça bütün dünyayı geçebileceğini gösterir.
- 12
Hayâli gözümde uçar
Gönül eğlenmez eğlenmez
1Sevgilinin hayali gözümün önünde uçuşur.
2Gönül hiçbir yerde durulmuyor.
Sevgilinin hayali göz önünde uçuşsa da gönül yine eğlenmez. Görüntü yakınlık hissi verir, fakat gerçek kavuşmanın yerini tutmadığı için özlemi sona erdiremez.
- 13
Akan gözlerimin yaşı
reng eyledi taşı
1Akan gözlerimin yaşı.
2Taşı lale rengine boyadı.
Gözyaşının taşı lale rengine boyaması, acının çevreyi dönüştüren gücünü abartılı bir renkle anlatır. Kırmızılık hem kanlı ağlayışı hem de aşkın ateşli güzelliğini taşır.
- 14
Diler virem cân ü başı
Gönül eğlenmez eğlenmez
1Canımı ve başımı vermek isterim.
2Gönül hiçbir yerde durulmuyor.
Can ve baş verme isteği, arayışın bedelini en üst düzeye çıkarır. Nakarat bu fedakârlığın bile huzur sağlamadığını göstererek gönlün yalnız tam kavuşmayla durulacağını ima eder.
- 15
NAKŞÎYÂ sür aşka gel yüz
olasın dübdüz
1Ey Nakşî, yüzünü aşka sür.
2Fanisin; sonunda bütünüyle yok olacaksın.
Nakşî kendisine yüzünü aşka sürmesini ve faniliğini bilmesini söyler. Yok oluş bilgisi korku üretmez; benliği küçültüp aşkın önündeki son direnci bırakmaya çağırır.
- 16
Ağlar gice gündüz
Gönül eğlenmez eğlenmez
1Gözüm gece gündüz ağlar.
2Gönül hiçbir yerde durulmuyor.
Gece gündüz ağlayan göz ve hiç eğlenmeyen gönül, şiiri başladığı huzursuzluğa geri getirir. Mahlaslı öğütten sonra bile süreç bitmez; arayış şairin sürekli hâli olarak kalır.
Metnin kaynağı
Akkirmanlı Nakşî isnadı basılı bölüm, görünür mahlas ve kamu akademik kimlik otoritesiyle bağlandı. Eş ad uyarısı: Nakşî mahlaslı başka divan ve tekke şairleriyle birleştirilmez; Akkirmanlı/Akkirmânî nitelemesi ve Ali adı zorunlu kimlik sınırıdır.
Atıf kanıtını aç ↗Sadeddin Nüzhet Ergun tarihî baskısı; Akkirmanlı Nakşî bölümü, basılı No. 5; 16 birim/32 dize; sabit sürüm Ergun-1938-AKKIRMANLI-NAKSI-5. Özgün yüzey ve apparatus korunmuş, kapalı basılı biçimlerde tahmin yapılmamıştır.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Sevmişem ben seni gayra meyl itmemAkkirmanlı Nakşî · Nefes/ilahi→
Şair başına geleni adlandıramaz; bildiği tek şey gönlün hiçbir yerde huzur bulmadığıdır. Nakarat, şiir boyunca değişen görüntüleri aynı iç sıkıntıya bağlayan sabit merkez olur.