DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Yemînî/Ey Saçı; Küfr-i Siyâh ü vey Ruh-i Îmanımız
Gazel · 16. yüzyıl

Ey Saçı; Küfr-i Siyâh ü vey Ruh-i Îmanımız

Sevgilinin saçını küfür, yüzünü Kur'an sayan Hurûfî bir gazel. Zâhidin "güzelleri seviyorsun" itirazını tersine çevirip sevmeyeni şeytan ilan eder; son beyitte âşığın kulağının ilim ile amel defterini almadığı söylenir.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Ey saçı; küfr-i siyâh ü vey ruh-i îmanımız

    Dest-i kudretten yazılmış vechine Kur'an'ımız

    1Ey saçı kara küfür olan, ey yanağı imanımız olan;

    2Kur'anımız senin yüzüne kudret eliyle yazılmış.

    Karşıtlık ilk dizede kurulur: siyah saç küfür, aydınlık yanak iman. İkinci dize bunu Hurûfî iddianın merkezine taşır — yüz bir yazı yüzeyidir ve kalemi "dest-i kudret", yani Tanrı'nın elidir. Kaynak ilk dizede "Ey saçı" ile devamı arasına noktalı virgül basmıştır; olduğu gibi bırakıldı.

  2. 2

    Men nice terk eyleyem hüsnü cemâlin bilmezem

    Çünki sensin cân içinde can ü hem cânânımız

    1Senin güzelliğini nasıl terk ederim, bilmiyorum;

    2çünkü can içindeki can da cânânımız da sensin.

    Soru cevapsız bırakılmaz, ikinci dize gerekçeyi verir: terk edilebilmesi için sevgilinin dışarıda bir yerde durması gerekir, oysa o "can içinde can"dır. Cân ile cânân arasındaki ses yakınlığı, ayrılığın dilde bile mümkün olmadığını gösteren eski bir oyundur.

  3. 3

    ü âbid bana der kim seversin hubları

    Kim ki sevmez hubları oldur bizim şeytânımız

    1Zâhit ile âbit bana "güzelleri seviyorsun" der;

    2güzelleri sevmeyen kimse, bizim şeytanımız işte odur.

    İtiraz önce olduğu gibi aktarılır, sonra hüküm tersine çevrilir: suçlama bir savunmaya değil, karşı iddiaya dönüşür. "Hub" güzel demektir ve Hurûfî çevrede güzellik, ilâhî yazının göründüğü yerdir; onu sevmemek estetik bir tercih değil, secdeden kaçınmakla aynı şey sayılır.

  4. 4

    Ahsen-i sûrette gösterdi cemâlin Ahmed'e

    Leyle-tül-esrâda Fazl-ı hâlik-ul-insânımız

    1Cemâlini Ahmed'e en güzel surette gösterdi,

    2isrâ gecesinde, insanı yaratanın Fazl'ı.

    Beyit mirâc gecesini Hurûfî okumaya bağlar: Peygamber'in gördüğü şey "ahsen-i sûret", yani en güzel biçimdir ve bu biçim insan sûretidir. "Leyletü'l-isrâ" gece yolculuğunun adıdır. Fazl kelimesi burada da çift çalışır — hem ilâhî lütuf hem Hurûfîliğin kurucusunun adı.

  5. 5

    Dünyeyi m ü'minlere zindan demiştir Mustafa

    Hak bilür cennet olur vaslın ile zindânımız

    1Mustafa, dünyayı mü'minlere zindan demiştir;

    2Hak bilir ki zindanımız sana kavuşmakla cennet olur.

    Söz önce olduğu gibi alınır, sonra şartı değiştirilerek etkisiz kılınır: zindan yıkılmaz, içinde kavuşma olunca cennete döner. Mekân değişmez, hâl değişir. Kaynak bu dizede "mü'minlere" kelimesini "m ü'minlere" biçiminde ayrık dizmiştir; dizgi hatası korundu.

  6. 6

    Enbiyâ vü evliyadır gösteren esrâr-ı din

    Zülf ü kaş u kirpiğinden mu'ciz ü burhânımız

    1Dinin sırlarını gösteren peygamberler ve velilerdir;

    2mucizemiz ve delilimiz senin saçından, kaşından, kirpiğindendir.

    İlk dize geleneksel öğretiyi tekrarlar, ikinci dize kanıtı bambaşka bir yere taşır: mucize bir olayda değil, yüzdeki üç çizgide aranır. Saç, kaş ve kirpik Hurûfî yorumda harflere karşılık gelir; "burhân" ise mantık dilinde kesin delil demektir ve kelime bilerek seçilmiştir.

  7. 7

    Ey Yemînî âşıka ilm ü amel arz eyleme

    Âşıkın sem'ine sığmaz defter ü dîvânımız

    1Ey Yemînî, âşığa ilim ve amel sunma;

    2âşığın kulağına defterimiz ile divanımız sığmaz.

    Mahlas beyti gazelin bütün tartışmasını kapatır: zâhide verilen cevap sonunda şairin kendi ürününe de uygulanır. "Defter ü dîvân" hem yazılı birikim hem devletin kayıt düzenidir; âşığın kulağı bu muhasebeyi almaz, çünkü ilim ile amel sayılabilir şeylerdir, aşk değildir.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Türkçe Vikikaynak'taki 143985 numaralı sürüm esas alındı; gövdenin ilk satırı derlemedeki sıra numarasıdır ("―10―") ve alınmadı, geriye on dört dize kaldı. İki dizgi hatası korundu: ilk dizede "Ey saçı" ile devamı arasına düşmüş noktalı virgül ve dokuzuncu dizede "mü'minlere" kelimesinin ayrık dizilmiş hâli ("m ü'minlere").

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirHer Gönül Kim Nûr-i Hak'dan Zer Gibi Sâf Olmadı
Her gönül kim nûr-i Hak'dan zer gibi sâf olmadı
Yemînî · Gazel

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

dest-i kudret

kudret eli, Tanrı'nın eli

vech

yüz

cânân

sevgili

zâhid

dünyadan el çeken sofu

hub

güzel

ahsen-i sûret

en güzel biçim

burhân

kesin delil

sem'

işitme, kulak