DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Yemînî/Her Gönül Kim Nûr-i Hak'dan Zer Gibi Sâf Olmadı
Gazel · 16. yüzyıl

Her Gönül Kim Nûr-i Hak'dan Zer Gibi Sâf Olmadı

Her beyti olumsuz bir hükümle kapatan bir marifet gazeli. Ölçü hep aynıdır: bilmeyen, görmeyen, haberi olmayan şu ya da bu sayılmaz. Redif olan "olmadı" bir geçmiş zaman değil, kesinleşmiş bir yargı gibi çalışır.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Her gönül kim nûr-i Hak'dan gibi sâf olmadı

    Bu sırâtullah içinde olmadı

    1Hakk'ın nurundan altın gibi saflaşmayan her gönül,

    2bu Allah yolunda a'râf ehli bile olamadı.

    Benzetme madencilikten gelir: altın ateşte arıtılır, gönül nurla. İkinci dize beklenmedik bir sonuç verir — arınmayanın cehenneme değil, cennetle cehennem arasındaki a'râfa bile giremediği söylenir. Ölçü cezaya göre değil, sınıflandırılabilirliğe göre konur.

  2. 2

    Ârif-i nefs olmak istersen özünden vâkıf ol

    Ârif-i nefs olanın da'vâsı olmadı

    1Nefsini bilen biri olmak istersen kendi özünden haberdar ol;

    2nefsini bilenin iddiası boş söz olmadı.

    "Nefsini bilen Rabbini bilir" sözünün gazele çevrilmiş hâlidir: ilk dize yöntemi verir, ikinci dize sonucu güvenceye alır. "Güzâf" temelsiz, boş söz demektir; iddia yasaklanmaz, yalnız dayanağı istenir. İki dize aynı tamlamayla başlayarak öğüt ile hükmü tek kalıba döker.

  3. 3

    Hayme-i mîâd-ı Mûsâ'dan haberdar olmayan

    Ol 'm menzili kâf olmadı

    1Mûsâ'nın buluşma çadırından haberi olmayanın

    2o mekânsızlık simurgunun konağı olan Kaf dağı da olmadı.

    İki ayrı anlatıdan birer imge alınıp birbirine bağlanır: Mûsâ'nın buluşma yeri ile Kaf dağındaki simurg. Ortak noktaları ikisinin de ulaşılmaz sayılmasıdır. Kaynak bu dizede "Lâmekân'ın" yerine "Lâmekân'm" dizmiştir; dizgi hatası düzeltilmeden bırakıldı.

  4. 4

    Nüh felek burcunda her kim ehl-i ebrâr olmaya

    Kâf ü nun emri içinde nûn ile kâf olmadı

    1Dokuz feleğin burcunda kim iyiler zümresinden olmazsa

    2"kün" emrinin içinde ne nûn ne kâf oldu.

    Beyit yaratma emrini harflerine ayırır: kâf ile nûn birleşince "kün", yani "ol" olur. İyilerden sayılmayan kişi bu emrin içinde harf yerine bile geçmez, yani var olma buyruğunun dışında kalır. Aynı harf çifti şairin başka bir gazelinde taç olarak anılıyordu; burada dışlama ölçüsüdür.

  5. 5

    Men reânî Fazl-ı Hak'dan zâhir oldu âleme

    Özünü bilen bilür Hak'kı sözüm lâf olmadı

    1"Men reânî" sözü Hakk'ın Fazl'ından âleme açıkça çıktı;

    2kendi özünü bilen Hakk'ı bilir, sözüm boş laf olmadı.

    "Beni gören Hakk'ı görmüştür" rivayetine gönderme yapılır ve görme meselesi öze çevrilir: dışarıda aranan şey içeride bulunur. İkinci dize şairin kendi sözüne kefil olmasıyla biter; redif burada ilk kez bir başkası için değil, söyleyenin kendi iddiası için çalışır.

  6. 6

    -ı İlâhîdir cemâl-i bülbeşer

    Şol özünden bîhaberler ehl-i insâf olmadı

    1İnsanın güzel yüzü ilâhî levh-i mahfûzdur;

    2kendi özünden habersiz olanlar insaf ehli olmadı.

    İddia açıkça söylenir: kaderin yazılı olduğu ezelî levha gökte değil, insan yüzündedir. Bu, Hurûfî düşüncenin en tanınmış önermesidir. İkinci dize karşı çıkanı cahil değil insafsız sayar — yani mesele bilgi eksikliği değil, gördüğünü kabul etmemektir.

  7. 7

    Ey Yemîni çün Kelâmullah-ı nâtıktır sözün

    Görmeyen bu yolda olmadı

    1Ey Yemînî, madem sözün konuşan Kelâmullah'tır,

    2gözüyle görüp kesin bilgiye ermeyen bu yolda sarraf olmadı.

    Mahlas beyti ilk beyitteki altın benzetmesine döner ve zinciri kapatır: sarraf, madenin ayarını gözüyle anlayan kişidir. "Ayne'l-yakîn" duyarak değil görerek elde edilen kesinliktir. Şair kendi sözünü "konuşan Kelâmullah" sayarak iddiayı en yükseğe çeker; kaynak mahlası burada "Yemîni" yazar.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Türkçe Vikikaynak'taki 143980 numaralı sürüm esas alındı; gövdenin ilk satırı derlemedeki sıra numarasıdır ("— 3 —") ve alınmadı, geriye on dört dize kaldı. Altıncı dizede "Lâmekân'ın" yerine "Lâmekân'm" dizilmiştir, on üçüncü dizede mahlas "Yemîni" biçimindedir; ikisi de kaynaktaki gibi bırakıldı.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirHer Kim ki Şek Götürse Emîn-i Velayete
Her kim ki şek götürse Emîn-i velayete
Yemînî · Gazel

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

zer

altın

ehl-i a'râf

cennetle cehennem arasındaki yerde bekleyenler

güzâf

boş, temelsiz söz

simürg

Kaf dağında yaşadığı söylenen efsanevî kuş

lâmekân

mekânsızlık, mekândan münezzeh olan

levh-i mahfûz

her şeyin yazılı olduğu ezelî levha

ayn-el-yakin

gözle görerek elde edilen kesin bilgi

sarrâf

altının ayarını anlayan kimse