DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Zâtî/Gel Ey Sufi, Dünya ve Ahiretten Geç
5 beyitli manzume · 15.–16. yüzyıl

Gel Ey Sufi, Dünya ve Ahiretten Geç

Sufiye dünya ve ahiret hesabını bırakmasını, kanaat köşesinde uyanmasını ve Hızır-Musa kıssasının ledün bilgisiyle benlik perdelerini aşmasını öğütler.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    گل اى صوفى مجرد اول كوچوب دنيا و عقبدن

    غناى لايزالى بول الك چك زيرو بالادن

    1Gel ey sufi, dünya ve ahiretten geçerek soyun

    2Bitmeyen zenginliği bul; aşağıdan ve yukarıdan el çek

    Dünya ile ahiretin birlikte terk edilmesi, ödül beklentisini de sahiplenme sayar; soyunma bitmeyen manevi zenginliğe açılır. Ahiret ödülünü de terk edilecek bağlar arasına katmak, sufinin ibadetini çıkar hesabından arındıran keskin bir ölçü getirir.

  2. 2

    بو خالقك كفت و كو سندن سكاى جاندر حاصل

    اوتور كنج قناعتده بتر وارگل بو غوغادن

    1Halkın bu dedikodusu sana ancak can sıkıntısı verir

    2Kanaat köşesinde otur; bu gürültüden vazgeç

    Halkın çekişmesi karşısına kanaat köşesi konur; gürültüden çıkış, edilgin kaçış değil ömrü koruyan bilinçli bir seçimdir. Kanaat köşesi kalabalık söylemin karşısında iç düzen kurar; susuş, ömrün dağılmasını önleyen etkin bir muhafazadır.

  3. 3

    گوزنك آچ خواب غفلتدن چو رمه عمر يكى ضايع

    حقك اسما سنى ذكر ايت خبر دار اول معادن

    1Gözünü gaflet uykusundan aç; ömrünü boşuna harcama

    2Hakk’ın isimlerini zikret, içindeki cevherden haberdar ol

    Gaflet uykusundan uyanmak Hakk’ın isimlerini zikretmeye bağlanır; maden imgesi insanın içinde saklı cevheri düşündürür. İsimlerin zikri madeni açığa çıkarır; cevher dışarıdan eklenmez, gaflet yüzünden fark edilmeyen iç imkân olarak belirir.

  4. 4

    كيدر منك حجابن لر ترى سرنى فهم ايت

    لدنى علمنى اوكرن بنشوب خضر و موسى دن

    1Benlik perdelerini gider, kendi sırrını anla

    2Ledün ilmini Hızır ile Musa’dan öğren

    Benlik perdeleri kalkınca Hızır ve Musa kıssası devreye girer; ledün bilgisi, görünen olayın ardındaki sırrı öğrenme yoludur. Hızır ile Musa kıssasında görünen hüküm ve saklı hikmet ayrılır; öğrenci, acele yargısını bırakarak sırrı izlemeyi öğrenir.

  5. 5

    شو نوركيم قاب قوسينك رموزن ايلدى تفهيم

    ايرور معناى معراجه اولر ذاتى او ادنادان

    1Kābe kavseynin sırlarını anlatan o nur

    2Miraç anlamına erişir; Zâtî, o en yakınlıktandır

    Kābe kavseyn ve miraç göndermesi, yakınlığı fiziksel yükselişten ayırır; Zâtî’nin hedefi “en yakın” anlamına içten erişmektir. Yay kadar yakınlık bildiren makam, miraç yolculuğunu mesafe ölçüsünden çıkarıp idrakin en yoğun derecesine taşır.

Kavram sözlüğü (6) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Aidiyet doğrulandı

Şiir, bağlı kaynakta Zâtî adına kayıtlıdır; başlık, gövde ve şair kimliği sabit kaynak zinciriyle eşleştirilmiştir.

Atıf kanıtını aç ↗

Metin, Internet Archive kaydındaki tarihî taramaya bağlıdır. Günümüz Türkçesi ve açıklamalar ayrı editoryal katmandır.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirGel Ey Sufi, Gönlünden Başka Her Şeyi Gider
گل اى صوفى سوا جن كيدر قلبكى پاك ايله
Zâtî · 5 beyitli manzume

Kavram sözlüğü

6 kavram bulundu.

mücerret

Bağlardan soyunmuş, yalınlaşmış

genc-i kanaat

Kanaat hazinesi veya köşesi

kābe kavseyn

Miraç anlatısında en yüksek yakınlık makamı

gınâ-yı lâ-yezâl

Sonu gelmeyen Tanrısal zenginlik.

hâb-ı gaflet

İnsanı ömrünün değerinden habersiz bırakan gaflet uykusu.

esmâ-i Hak

Zikirle anılan Tanrı adları.