DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Yüsrî/Belâ-yı Ser Ümîd-i Tâc-ı Zerdür Şemle Destâra
Gazel · 18. yüzyıl

Belâ-yı Ser Ümîd-i Tâc-ı Zerdür Şemle Destâra

Altın taç arzusunu baş belası sayan gazel; kanaati hekimin perhizine, mumun çoğalttığı gölgeleri iki başlı orduya, ayrılık acısını şişe çekmeye ve bilgeyle cahil arasındaki tavır farkını Kıtmîr imgesine bağlar.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    ümîd-i tâc-ı zerdür şemle destâra

    Bu sevdâlar degil mi şem‘-i bezmi hep yakan nâra

    1Şemleli sarıkta altın taç umudu baş belasıdır;

    2meclisin mumunu ateşe yakan hep bu tutkular değil midir?

    Matla, şemleli sarığın altın taç umudunu ‘baş belası’ diye adlandırarak makam ve gösteriş arzusunu eleştirir. İkinci dizedeki meclis mumu ile ateş, bu arzunun kendi ortamını tüketmesini gösterir; belirli bir görev veya kişiye tarihsel atıf kesinleştirilmez.

  2. 2

    Kanâ‘at sevk ider bir çâre-sâze derdimi açsam

    Tabîbiñ ibtidâ-i perhîzdir tedbîri bîmâra

    1Derdimi bir çare bulucuya açsam beni kanaate yöneltir;

    2hekimin hastaya ilk tedbiri perhizdir.

    Derdini çare arayana açan konuşan, kanaate yöneltilir; bunun benzeri hekimin hastaya önce perhiz önermesidir. Tıp benzetmesi ölçülülüğün mantığını açıklar, beyit güncel bir teşhis veya tedavi talimatı vermez.

  3. 3

    Ziyâ-yı şem‘atiñ ikiler ehl-i meclisiñ zıllıñ

    Mukarrerdür halel bu vechile cünd-i dü ser-dâra

    1Mumunun ışığı meclistekilerin gölgesini ikiye çıkarır;

    2bu yolla iki başlı bir orduda bozulma kaçınılmazdır.

    Mum ışığı meclistekilerin gölgelerini çoğaltınca şair bunu iki komutanlı orduya benzetir. Bir orduda iki başın doğuracağı bozulma, tek ışık kaynağının iki gölge üretmesiyle görünür hâle gelir; siyasal düzen imgesi meclis sahnesine taşınır.

  4. 4

    -ı hecriñ halvet-i mey-hâneden çıkmaz

    Bilür kim şîşe çekmekdür müdâmâ derdine çâre

    1Ayrılığın tekmesini yiyenler meyhanenin özel köşesinden çıkmaz;

    2çünkü derdine sürekli çarenin şişe çekmek olduğunu bilir.

    Ayrılığın tekmelerini yiyenler meyhanenin halvetinden çıkmaz. ‘Şîşe çekmek’ hem şişeyle içme hem eski hacamat uygulamasını düşündürebilen bir söz oyunudur; gazel bu çift anlamla derdi ve çareyi aynı meyhane imgesinde buluşturur, tıbbi öneri sunmaz.

  5. 5

    Telattuf eylerim Kıtmîrine dânâlarıñ Yüsrî

    idemem sîr olsa nâ-dân-ı murdâre

    1Ey Yüsrî, bilge kişilerin Kıtmîr'ine bile incelik gösteririm;

    2murdar cahil tok olsa da ona yumuşak davranamam.

    Yüsrî, bilgelerin Kıtmîr'ine bile nezaket göstereceğini, fakat tok olsa da kötülenen cahile müdârâ etmeyeceğini söyler. Kıtmîr alçak gönüllü bağlılığın simgesidir; son beyit tarihsel şiirin sert ahlaki karşıtlığını aktarır, güncel bir gruba hüküm kurmaz.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

DEU-AVESIS.e71aaa83-1018-43b8-b60b-3c54bb86037c:g123-pdf192. Ana edisyonda G123, basılı s.181/PDF 192; tek sayfada beş beyit, basılı kalıp ve mahlaslı son beyit görünür; G124/PDF 193 ile bitiş sınırı denetlendi. Gövdede aparat ihtilafı yoktur; kaynak biçimleri sessizce düzeltilmedi. Kaynak başlığındaki “Yüsrî Ahmed Nazif Dede” kesin kimlik değil katalog adıdır; şair 1694'te Şam'da ölen Yüsrî Ahmed ile birleştirilmedi. Öztürk 2020 yalnız kimlik, tarih ve nüsha kontrolünde yalnızca araştırma amacıyla kullanıldı. AVESIS CC BY bağlantısı dosyaya komşudur; PDF içinde gömülü lisans yoktur.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirCâm Âvâre Döner Bâde Sorar Dil-dârı
Câm âvâre döner bâde sorar dil-dârı
Yüsrî · Gazel

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

belâ-yı ser

Baş belası; sıkıntı kaynağı

şemle destâr

Şemle sarılmış sarık

çâre-sâz

Çare bulan, sıkıntıyı gideren kişi

perhîz

Sakınma; hastalıkta yiyecek ve davranış kısıtlaması

cünd-i dü ser-dâr

İki komutanlı ordu

leked-hvârân

Tekme yiyenler, horlananlar

Kıtmîr

Ashâb-ı Kehf'in köpeği; beyitte sadık ve mütevazı bağlılık simgesi

müdârâ

İyi geçinmek için yumuşak ve ölçülü davranma