Resmo bağlantılı Yüsrî kimdir?
Yüsrî, Zehra Öztürk'ün RumeliDE dergisinde yayımlanan Yüsrî ve Esmâ-yı Libâs kasidesi başlıklı çalışmasına göre XVIII. yüzyılda yaşamış bir şairdir; bu tarihlendirme şairin kendi şiirlerinden çıkarılır.
Aynı çalışma şairin hayatı hakkında biyografik kaynaklarda herhangi bir bilgi bulunmadığını açıkça yazar. Bu yüzden künyedeki boşluklar doldurulmamış, kaynağın sessiz kaldığı yerler sessiz bırakılmıştır.
Hayatı ve yaşadığı çevre
Şairin doğum ve ölüm tarihleri bilinmez. Zehra Öztürk'ün çalışması, Yüsrî'nin hayatı hakkında biyografik kaynaklarda herhangi bir bilgi olmadığını belirtir ve XVIII. yüzyılda yaşadığını yalnızca şiirlerine dayanarak söyler. Bu, bir tercih değil kaynağın sınırıdır: tezkire geleneği bu şairi kaydetmemiştir.
Coğrafi bağlantı da aynı dolaylı yolla kurulur. Öztürk, şairin şiirlerinde Girit'e bağlı Resmo'dan söz etmesi sebebiyle orada yaşadığının ya da bir süre orada bulunduğunun düşünüldüğünü yazar. Kaynak bunu bir ihtimal olarak sunar, doğum yeri kaydı olarak değil.
Elde bir Divan vardır. Öztürk'ün çalışmasına göre Divan'da beş kaside bulunur; dördüncü kaside Esmâ-yı Libâsı Müştemil Kaside başlığını taşır ve giyim kuşam terimleri üzerine kuruludur. Aynı çalışma eserin sekiz ayrı kütüphanede dokuz nüshasının kayıtlı olduğunu bildirir; sayılanlar arasında İstanbul Üniversitesi, Millet, Millî Kütüphane, Topkapı Sarayı ve Yapı Kredi koleksiyonları vardır.
Adın kendisi bir karışıklık kaynağıdır ve bu kayıt onu ayrı tutar. Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü'nde Yüsrî mahlaslı iki ayrı şair bulunur: 1046/1636-37'de İstanbul'da doğan, Recep 1105/Şubat-Mart 1694'te Şam kadılığına ulaşan ve aynı yıl Zilkade ayında Şam'da ölen Ahmed Yüsrî Efendi ile 1077/1666'da Bosna'da doğan, Anadolu kazaskeri Kebîrîzâde Mustafâ Efendi'nin oğlu olan ve 1710'da Mekke kadısı olan Yüsrî. İki maddede de Resmo ya da Girit geçmez; bu yüzden buradaki şair onlarla birleştirilmemiştir.
Şiir metinlerinin alındığı edisyonun başlığında geçen Ahmed Nazif Dede adı da kesin kimlik olarak benimsenmez. Kaynaklar bir ad önerir, ama bu adı doğrulayacak bir biyografik kayıt göstermez; künye bu yüzden mahlasla yetinir.
Şiir anlayışı ve dili
Divan, numaralı gazellerde meyhane, birlik, zikir, devran ve dünyevî iştah gibi temaları klasik mazmunlarla işler.
Şair, ferec ve lezîz gibi redifleri her beyitte yeni bir görüntüye bağlayarak düşünceyi tekrar içinde ilerletir.
Kaside tarafında ise nesne diline yakın bir damar görünür: Zehra Öztürk'ün incelediği Esmâ-yı Libâs kasidesi baştan sona giyim kuşam terimleri üzerine kurulmuştur.
Başlıca eserleri ve şiirleri
- DivanBeş kaside ile gazelleri bir araya getiren eser; Öztürk'ün çalışmasına göre sekiz kütüphanede dokuz nüshası kayıtlıdır.
- Esmâ-yı Libâsı Müştemil KasideDivan'ın dördüncü kasidesi; giyim kuşam terimleri üzerine kurulu bir manzume.
Edebiyat tarihindeki yeri
Yüsrî, hakkında biyografik kaynakların sessiz kaldığı bir şairin eseriyle nasıl ayakta kalabildiğini gösterir: yüzyılı, coğrafyası ve ilgileri yalnızca Divan'ından ve nüsha kayıtlarından okunur. Esmâ-yı Libâs kasidesi ise klasik şiirin terim listelerini manzumeye çeviren kolunun örneklerinden biri olarak incelenmiştir.
Hayat bilgileri DOI kaydı temel alınarak özetlendi; kesin olmayan biyografik ayrıntılar kesin hüküm olarak sunulmadı.
DOI kaydını aç ↗