DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Yüsrî/Bilinmez tįr-i cevr-i yāre ḫūn-ābı şerāb itsek
Gazel · 5 beyit · 18. yüzyıl

Bilinmez tįr-i cevr-i yāre ḫūn-ābı şerāb itsek

Redifi “itsek” olan bir şart gazeli: kanlı gözyaşı şaraba, gönül kebaba çevrilse de karşılık gelmez. Sitem seher yeline yöneltilir, rakipler kavuşma meyvesine dadanan kargalara benzetilir; kapanışta kucaklaşmak bir define tılsımını açmak kadar güç sayılır.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Bilinmez -i yāre ḫūn-ābı şerāb itsek

    O ḫun-ḫˇāruñ yanında ḫāre geçmez dil kebāb itsek

    1Sevgilinin eziyet okuna kanlı suyu şarap etsek de değeri bilinmez;

    2o kan içicinin yanında gönlü kebap etsek taş kadar bile geçmez.

    Redif “itsek” daha ilk beyitte karşılıksız sunu kalıbını kurar: kanlı gözyaşı şaraba, gönül kebaba dönüştürülür. Kan içici sevgilinin sofrasında bu ikram taş kadar bile değer görmez ve şart kipi cevapsız kalır.

  2. 2

    Bizi yād itmedi bir dem -i zülf-i dilberle

    Girįbān-ı ṣabā girse ele vāfir ʻitāb itsek

    1Sevgilinin zülfünün kokusuyla bizi bir an bile anmadı;

    2seher yelinin yakası elimize geçse de ona çokça sitem etsek.

    Sevgili bir an olsun anmadığı için sitem seher yeline yöneltilir: haberi taşıması gereken de, zülfün kokusunu getirmeyen de odur. “Girîbân” sözü yakaya yapışmayı somutlaştırır; azarlanan aracıdır, sevgili değil.

  3. 3

    Ḳomaz nev ‒ bāve-i vaṣlın resįde olmaġa

    Gülistān-ı emelden bāri terhįb-i ġurāb itsek

    1Rakipler kavuşmanın yeni meyvesinin olgunlaşmasına izin vermez;

    2öyleyse umut bahçesinden kargayı hiç değilse kovsak.

    Kavuşma bir meyveye benzetilince rakipler de bahçeye dadanan kargalar olur. Şair sevgiliyi değil umut bahçesini savunmayı ister; “bâri” sözcüğü isteği baştan küçültür ve yenilgiyi peşinen kabul eder.

  4. 4

    Döküp ķavl-i nücūmı taḫta-i gerdūne ey meh-rū

    Ġamuñdan çekdigim cevri bu şeb bir bir ḥisāb itsek

    1Ey ay yüzlü, yıldızların sözünü gök tahtasına döküp

    2gamından çektiğim eziyeti bu gece bir bir hesaplasak.

    Gece burada bir hesap defterine döner: yıldızların hükmü gök tahtasına dökülür, çekilen cefa tek tek sayılır. Müneccim işi ile âşık işi aynı masada birleşir; ay yüzlü sevgili hem hâkim hem sanık konumundadır.

  5. 5

    O sįm-endāmı āġūşa çeküp Yüsrį nezāketle

    Nola fetḥ-i ṭılsım-ı itsek

    1Ey Yüsrî, o gümüş bedenliyi incelikle kucağa çekip

    2Efrasiyab'ın mezarındaki tılsımı açsak ne olur?

    Makta kucaklaşmayı define açma işine benzetir: Efrasiyab'ın mezarındaki tılsım ne kadar zorsa sevgiliye dokunmak da o kadar zordur. “Nezâketle” sözü bu güç fethin kaba kuvvetle değil incelikle deneneceğini söyler.

Kavram sözlüğü (6) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

DEU-AVESIS.e71aaa83-1018-43b8-b60b-3c54bb86037c:g92-pdf171. G92, gerçek PDF 171; 10 dize, basılı ölçü satırı ve sonraki numara sınırı. Kaynak başlığındaki Yüsrî Ahmed Nazif Dede adı temkinli katalog adıdır; kayıt 1694'te ölen Şam kadısıyla birleştirilmedi. Ana sayfa görüntüsü G92 başlığını, basılı ölçü satırını, beş beyitlik metni ve sonraki numara sınırını verir. Kaynak sayfasında aparat ana gövdeden ayrıdır. CC BY 4.0 bağlantısı resmî AVESIS profilinde exact dosya ekine komşudur; PDF içinde gömülü lisans yoktur.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirGürisnesi olur iḥżār-ı ḫˇān idinceye dekYüsrî · Gazel · 5 beyit

Kavram sözlüğü

6 kavram bulundu.

tįr-i cevr

Eziyet oku

ḫūn-āb

Kanlı su, kanlı gözyaşı

ḫun-ḫˇār

Kan içici

şemįm

Koku

aġyār

Rakipler, yabancılar

daḫme-i Efrāsiyāb

Efrasiyab'ın mezarı