DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Yüsrî/Kebâb-hâre gelür duh-ı rez müdâm lezîz
Gazel · 18. yüzyıl

Kebâb-hâre gelür duh-ı rez müdâm lezîz

‘Lezîz’ redifiyle dünyevî iştahı ve aşk imgesini aynı sofrada buluşturan gazel; kebap dumanından intikam helvasına, sevgilinin gerdanından yemek sonrası kahveye ve Hümâ'nın kemik tercihine uzanan alaycı bir tatlar dizisi kurar.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Kebâb-hâre gelür müdâm lezîz

    -ı halâle olur harâm lezîz

    1Asmanın dumanı kebap yiyene her zaman lezzetli gelir;

    2helal ailesinin yükünü taşıyana haram lezzetli gelir.

    Asmanın dumanı kebap yiyene sürekli lezzetli gelir; helal ailesinin yükünü taşıyan kişiye ise haram çekici görünebilir. İlk beyit iştahın nesneye göre değişen ve ahlaki sınırı aşabilen yönünü yan yana koyar. Lezzet hükmü masum damak tadından yasak arzuya kayar.

  2. 2

    Elin çeker ‘akla imtilâsı havfından

    Ne deñlü olsa da lezîz

    1Doygunluk korkusu aklına düşünce elini çeker;

    2intikam helvası ne kadar lezzetli olsa da.

    İntikam helvası ne kadar tatlı olsa da tıka basa dolmanın zararından korkan kişi elini çeker. Öç alma isteği tatlı yiyecek gibi caziptir, fakat aşırılık bilinci onu sınırlar. ‘İmtilâ’ bedensel doygunluk üzerinden ruhsal taşkınlığın sonucunu düşündürür.

  3. 3

    O nev hatuñ doyamaz dîde seyr-i gabgabına

    Gelür gazâleye bâğında lezîz

    1Göz, yeni ayva tüyleri belirmiş o güzelin gerdanını seyretmeye doyamaz;

    2ceylan için kendi bahçesindeki Şam elması lezzetli gelir.

    Göz, yeni ayva tüyleri belirmiş güzelin gerdanını seyretmeye doyamaz; ceylan için kendi bahçesindeki Şam elması lezzetlidir. ‘Nev-hat’ gerdanın değil kişinin sıfatıdır. Gerdan elmaya, güzel ceylana dönüştürülür ve bakışın doymaması sofra iştahıyla aynı söz alanına taşınır.

  4. 4

    Sunarsa hâl-i lebüñ sîr-hân-ı vasla nola

    Gelür tabî‘ate kahve ‘ale’t-ta‘âm lezîz

    1Dudağındaki ben, kavuşma sofrasında doymuş kişiye kendini sunsa ne olur?

    2Yemekten sonra kahve damak zevkine lezzetli gelir.

    Dudaktaki ben, kavuşma sofrasında doymuş kişiye kendini sunsa şaşılmaz; yemekten sonra kahvenin damak zevkine hoş gelmesi gibi bir tamamlayıcılık kurulur. Sunan özne ben, ikramı alan sîr-hân-ı vasldır. Küçük siyah nokta, doyuma son tat katan kahveye dönüşür.

  5. 5

    Olurdı mazhar-ı ikbâl dıl‘-ı bî-gûştum

    Hümâye olsa eger Yüsriyâ ‘izâm lezîz

    1Etsiz kaburgam talihin ilgisine erişirdi,

    2ey Yüsrî, eğer kemikler Hümâ kuşuna lezzetli gelseydi.

    Yüsrî’nin etsiz kaburgası, kemikler Hümâ kuşuna lezzetli gelseydi talihin ilgisine erişebilirdi. Talih kuşunun gölgesi ikbal getirir, fakat şairin yoksul bedeni onun iştahına uygun değildir. Makta lezzet dizisini öz alaya çevirir; yokluk bile talih için işe yaramaz.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

DEU-AVESIS.e71aaa83-1018-43b8-b60b-3c54bb86037c:g35-pdf132. Ana edisyonda G35, basılı s.121/PDF 132; beş beyit, basılı ölçü adı, mahlaslı son beyit ve sonraki numaralı başlıkla sınır sabittir. Kaynak başlığındaki “Yüsrî Ahmed Nazif Dede” katalog adıdır; şair 1694'te Şam'da ölen Yüsrî Ahmed ile özdeş değildir. Öztürk 2020 kimlik, tarih ve nüsha karşılaştırması sağlar. AVESIS CC BY bağlantısı dosyaya komşudur; PDF içinde gömülü lisans yoktur. Kaynakta tef‘ile dizisi mefâ‘ilün fe‘ilâtün mefâ‘ilün fe‘ilün olarak basılır; bu dizi Müctes bahrine aittir.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Önceki şiirTįr-i cevriñ geldigi semte hedef – veş nāẓır olYüsrî · Gazel · 5 beyit

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

Kebâb-hâr

Beyitte asmanın dumanını lezzetli bulan kebap düşkünü kişi

duh-ı rez

Asmanın dumanı

‘Iyâl-dâr

Aile geçindiren, aile yükünü taşıyan

helvâ-yı intikâm

İntikam helvası; öcün tatlılığı imgesi

gabgab

Çene altı, gerdan

sîb-i Şâm

Şam elması

sîr-hân-ı vasl

Kavuşma sofrasında doymuş, dudaktaki benin kendisini sunduğu kişi

dıl‘-ı bî-gûşt

Etsiz kaburga