Câm-ı Şerâba Zâhidi Tergîb İder Miyüz
Her beyitte ‘ider miyüz’ sorusuyla ilerleyen gazel; zâhidi şaraba çağırmak, Mecnûn'u ayıplamak, pîr-i mugânı yalanlamak ve ödül gelmeden arzunun Mansûr'unu asmak gibi davranışları art arda sorgular.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Câm-ı şerâba zâhidi tergîb ider miyüz
Erbâb-ı bezm-i ‘işreti ider miyüz
1Zâhidi şarap kadehine özendirir miyiz?
2İşret meclisinin erbabına eziyet eder miyiz?
- 2
Hep başımızdadır gam-ı sevdâ-yı zülf-i yâr
Mecnûn-ı deşt-i mihneti ta‘yîb ider miyüz
1Sevgilinin zülfünün kara sevdası hep başımızdadır;
2mihnet çölünün Mecnûn'unu ayıplar mıyız?
Zülfün kara sevdası herkesin başındayken Mecnûn'u ayıplamak tutarsızdır. Şair, Mecnûn'un mihnet çölündeki aşırılığını dışarıdan yargılamak yerine aynı sevda yükünü paylaşanların kendilerine bakmasını ister.
- 3
mürîd-i tarîkım dimiş bize
Öyle ‘azîz-i ‘âlemi ider miyüz
1Meyhane pîri bize, ‘Yolumun mürididir,’ demiş;
2âlemin böyle aziz bir kişisini yalanlar mıyız?
Pîr-i mugânın şairi kendi yolunun müridi sayması, üçüncü beyitte kabul ve sadakat ilişkisi kurar. ‘Azîz-i âlem’ diye övülen bu kılavuzu yalanlamak, şiirin meyhane düzeninde yalnız bir sözü değil manevi otoriteyi reddetmek olur.
- 4
Gül-bûse-çîn-i la‘lüñe ‘arz itme hâliñi
Rengîn râha kahveyi ta‘kîb ider miyüz
1Yakut dudağından gül öpücükleri devşirene hâlini anlatma;
2renkli şarabın ardından kahve getirir miyiz?
Dördüncü beyit gül öpücüğü devşiren kişiye dert anlatmayı, renkli şarabın ardından kahve getirmekle karşılaştırır. İki dize de ortam ve muhatap uygunluğunu sorgular; kahve-şarap sırasından kesin bir tarihsel sofra kuralı türetilmez.
- 5
Bu dâr-gehde Yüsrî ‘aceb almadan
Mansûr-ı ârzûmızı ider miyüz
1Ey Yüsrî, bu dergâhta ödülü almadan
2arzumuzun Mansûr'unu çarmıha gerer miyiz?
Makta aşk mücadelesini dergâhın eşiğine taşır: ödül (öñdül) alınmadan arzunun Mansûr'u asılmaz. Mansûr'un asılması, arzuyu sonucunu görmeden yok etmenin ağır imgesidir; Yüsrî soru biçimiyle sabırsızca vazgeçmeyi reddeder, tarihsel idamı onaylayan bir hüküm kurmaz.
Metnin kaynağı
DEU-AVESIS.e71aaa83-1018-43b8-b60b-3c54bb86037c:g59-pdf149. Ana edisyonda G59, basılı s.138/PDF 149; tek sayfada beş beyit, basılı kalıp, mahlaslı son beyit ve bitişik sayfadaki sonraki numarayla sınır sabittir. Ana PDF'nin ikinci dizesindeki ‘işareti’, Abdullah Aydın'ın bağımsız tanığında basılı s.182/PDF 16'da görülen ‘işreti’ okumasına dayanılarak özgün metinde açıkça düzeltildi. Kaynak başlığındaki “Yüsrî Ahmed Nazif Dede” kesin kimlik değil katalog adıdır; şair 1694'te Şam'da ölen Yüsrî Ahmed ile birleştirilmedi. Öztürk 2020 yalnız kimlik, tarih ve nüsha kontrolünde yalnızca araştırma amacıyla kullanıldı. AVESIS CC BY bağlantısı dosyaya komşudur; PDF içinde gömülü lisans yoktur.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Dâğ-ı gam eşkle sönmez bu dil-i dânâdanYüsrî · Gazel→
Matla, zâhidi şaraba çağırmayı işret meclisinin erbabına eziyet sayan iki retorik soru kurar. Ana edisyondaki ‘işareti’ okuması, Abdullah Aydın'ın Yüsrî beytini aktaran bağımsız tanığındaki ‘işreti’ ile açıkça düzeltilmiştir; böylece meclis bağlamı kaynak dayanağıyla korunur.