DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Yüsrî/Ḫayāl-i sebz-i ḫat-ı ṣūḫ-ı bį-ʻadįl itdim
Gazel · 5 beyit · 18. yüzyıl

Ḫayāl-i sebz-i ḫat-ı ṣūḫ-ı bį-ʻadįl itdim

Redifi “itdim” olan gazelde âşık kendi yaptıklarını sayar: hayali gönül atına yem etti, ateşi merhem yerine fitil yaptı, yarasını Halil kıssasına bağladı, sevgilinin sokağını tavaf etti ve öpücük umuduyla cennetten Selsebil akıttı.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Ḫayāl-i sebz-i ḫat-ı ṣūḫ-ı bį-ʻadįl itdim

    Yine ġıdā-yı kümeyt-i dili ķaṣįl itdim

    1Eşsiz güzelin yeşil ayva tüyünü hayal ettim;

    2gönül atının yemini yine yeşil ot ettim.

    Redif “itdim” bütün gazeli tek bir failin işlerine bağlar. İlk beyitte ayva tüyünün yeşili, gönül atının önüne konan taze ota dönüşür; hayal yem hâline gelince âşıklık bir bakım işi gibi anlatılır.

  2. 2

    İder mi yāremi ıṣlāḥ merhem-i tedbir

    Aña ki germ-i ciger-hˇārımı fitįl itdim

    1Tedbir merhemi yaramı düzeltir mi?

    2Çünkü ciğerimi yakan ateşi ona fitil ettim.

    Merhem yarayı iyileştirmek yerine fitil olur: ciğeri yakan ateş yaranın içine yerleştirilir. Tedbirin çare olmadığını söylemek için beyit tıbbın kendi araçlarını kullanır ve iyileşmeyi baştan reddeder.

  3. 3

    Ne ḫūn-ı dil ne hücum-ı dögünür

    Sifāl-i zaḫmımı çün ķıṣṣa-i Ḫalįl itdim

    1Ne gönül kanı ne gam oklarının hücumu yakınır;

    2çünkü yaramın çanağını Halil kıssasına dönüştürdüm.

    Yara çanağı Halil kıssasına bağlanınca ateş artık şikâyet konusu olmaz: ne gönül kanı ne gam oklarının hücumu dövünür. Sifâl sözcüğü yarayı kırılabilir bir kaba çevirir; ateşin serinlemesi bu kabın içinde beklenir.

  4. 4

    Metāf-ı kūyuna vardım öñümce kacdı o māh

    O ḥācıyam ki yine Kaʻbemi delįl itdim

    1Sokağının tavaf yerine vardım; o ay yüzlü önümden kaçtı;

    2ben öyle bir hacıyım ki yine Kâbe'mi kendime kılavuz ettim.

    Sevgilinin sokağı tavaf yerine, sevgilinin kendisi ise kaçan bir Kâbe'ye dönüşür. Hacının kılavuzu ile hedefi aynı şey olunca yolculuk kapanmaz; beyit ibadeti değil, ulaşılamazlığın kendisini tavafa çevirir.

  5. 5

    Ümįd-i būse-i laʻliyle dilberiñ Yüsrį

    Behişt-ṭabʻıdan icrā-yı itdim

    1Ey Yüsrî, sevgilinin yakut dudağından öpücük umuduyla

    2cennet yaradılışından Selsebil ırmağını akıttım.

    Makta öpücük umudunu bir su işine bağlar: cennet yaradılışından Selsebil akıtılır. Umut henüz karşılık bulmadan ırmak akmaya başladığı için arzunun kendisi cennete ait bir bolluk gibi anlatılır.

Kavram sözlüğü (6) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

DEU-AVESIS.e71aaa83-1018-43b8-b60b-3c54bb86037c:g106-pdf181. G106, gerçek PDF 181; 10 dize, basılı ölçü satırı ve sonraki numara sınırı. Kaynak başlığındaki Yüsrî Ahmed Nazif Dede adı temkinli katalog adıdır; kayıt 1694'te ölen Şam kadısıyla birleştirilmedi. Ana sayfa görüntüsü G106 başlığını, basılı ölçü satırını, beş beyitlik metni ve sonraki numara sınırını verir. Kaynak sayfasında aparat ana gövdeden ayrıdır. CC BY 4.0 bağlantısı resmî AVESIS profilinde exact dosya ekine komşudur; PDF içinde gömülü lisans yoktur.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirMeclis-i İşretde Tutsa Dil-rübâ Mül Şişede
Meclis-i ‘işretde tutsa dil-rübâ mül şîşede
Yüsrî · Gazel

Kavram sözlüğü

6 kavram bulundu.

sebz-i ḫaṭ

Yeşil ayva tüyü

kümeyt-i dil

Gönlün doru atı

ḫadeng-i ġam

Gam oku

metāf-ı kūy

Sevgilinin sokağındaki tavaf yeri

laʻl

Yakut renkli dudak

Selsebįl

Cennette bulunduğuna inanılan ırmak