Aşk arısına talaş düşürme
Seyrânî aşkı bal veren arıya benzetir ve sevgiliden bu üretimi talaşla bozmamasını ister. İnsanların yaratılış bakımından eşit olduğunu, gönlün sevdiğini güzel saydığını söyler; taşkın yel ve sel gibi davranmayan sevgiliye demir tel kadar sağlam bir bağ önerir.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Aşkın arısına düşürme
İster isen benden bal kara gözlüm
1Aşk arısına talaş düşürme.
2Benden bal istiyorsan, kara gözlüm.
- 2
Muhabbet istersen semtime dolaş
İstemezsen gamda kal kara gözlüm
1Sevgi istiyorsan benim tarafıma gel.
2İstemiyorsan gam içinde kal, kara gözlüm.
Muhabbetin şartı âşığın semtine yaklaşmaktır; uzak kalmayı seçen kişi gamı da seçmiş olur. Kara gözlü sevgiliye sunulan seçenek, yakınlık ile keder arasındaki doğrudan bağı kurar.
- 3
Er gerektir erin kadrin bilmeğe
Âşık gerek gülün dermeğe
1Er kişinin değerini bilmek için er gerekir.
2Sevgilinin gülünü dermek için âşık gerekir.
Erin değerini er, sevgilinin gülünü de gerçek âşık bilir. İki dize, kıymetin dışarıdan seyirle değil aynı ahlaki veya duygusal ehliyeti taşıyan kişi tarafından anlaşılacağını belirtir.
- 4
Mevlâ kul keyfince meyva vermeğe
Kadir yaratmağa dal kara gözlüm
1Tanrı’nın kula dilediği meyveyi vermesi için,
2Mevlâ, kulun gönlünce meyve verecek dal yaratmaya kadirdir, kara gözlüm.
İki dizenin öznesi Mevlâ’dır: kulun arzusuna göre meyve verecek dalı yaratabilecek kudret yalnız ona aittir. Sevgiliye ‘dal ol’ diye buyrulmaz; dal ve meyve, ilahi yaratmanın imkânını anlatan benzetmelerdir.
- 5
İnsan dedikleri hep bir soy imiş
ölçüsünde hep bir boy imiş
1İnsan dedikleri aynı soydandır.
2Kudret ölçüsünde hepsi aynı boydadır.
Bütün insanların aynı soy ve kudret ölçüsünde eşit görülmesi, güzellik üstünlüğünü yaratılış farkından ayırır. Şair sınıf ve görünüş hiyerarşisini ortak insanlık temelinde dengeler.
- 6
Gönül kimi sever güzel
Sen Hak’tan dileğin al kara gözlüm
1Gönül kimi severse onu güzel sayarmış.
2Dileğini Tanrı’dan al, kara gözlüm.
Gönlün sevdiğini güzel sayması güzelliği nesnel ölçüden kişisel bağa taşır. Dileğin Tanrı’dan istenmesi ise sevgiliyi mutlak güç olmaktan çıkarıp arzunun konusu konumunda tutar.
- 7
Yükseklerde esme yel gibi
Bulandırma SEYRANÎ’yi sel gibi
1Yükseklerde yel gibi taşkın esme.
2Seyrânî’yi sel gibi bulandırma.
Yüksekte taşkın esen yel kibri, selin suyu bulandırması ise duygusal kargaşayı simgeler. Seyrânî sevgiliden üstünlük gösterip gönlünün duruluğunu bozmamasını ister.
- 8
Haddeden çekilmiş demir tel gibi
Çek beni bağrına çal kara gözlüm
1Haddeden çekilmiş demir tel gibi,
2Beni bağrına çekip çal, kara gözlüm.
Haddeden geçen demir tel hem incelmiş hem sağlamdır; çalınacak saz teline de dönüşür. Şair kendisini sevgilinin bağrında ses verecek dayanıklı tel yaparak yakınlık arzusunu müzikle tamamlar.
Metnin kaynağı
Basılı bölüm başlığı ve gövdedeki görünür Seyrânî mahlası birlikte doğrulandı.
Atıf kanıtını aç ↗Sadettin Nüzhet Ergun’un 1938 Halk Edebiyatı Antolojisi içindeki Seyrânî bölümü, 5 numaralı metin: 16 özgün dize ve 8 iki dizelik birim basılı sırayla korunmuştur. Sabit kaynak sürümü ergun1938-seyrani-n5-FE785EA217C7.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Gönül serden geçer yardan geçemezSeyrânî · Koşma / halk şiiri (kaynak stanza düzeni korunmuştur)→
Arının bal üretmesine talaş karıştırmak, aşkın doğal verimini yabancı maddeyle bozmak demektir. Şair sevgilinin tatlı sonuç bekliyorsa ilişkiye değersiz engeller katmaması gerektiğini söyler.