Aşkınla bağrı yanmış birini ararsan işte ben
Şair kendisini aşk yüzünden bağrı yanmış, gözü yaşlı ve şaşkın kişi; sevgiliyi ise can yakan sultan olarak gösterir. ‘İşte ben’ ve ‘işte sen’ cevaplarıyla âşık ile sevgilinin karşıt rolleri sürekli yer değiştirir. Son bentte Ömer rakibin uzaklaştırılmasını ve gözyaşının silinmesini ister.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Aşkın ile ciğeri ararsan işte ben
Sen gibi bir âleme sultân ararsan işte ben
1Aşkınla bağrı kebap olmuş birini ararsan işte ben.
2Senin gibi âleme sultan birini ararsan işte ben.
- 2
Senin aşkınla habîbim dilde râhat kalmadı
Gönlü pür gam dîdesi ararsan işte ben
1Sevgilim, senin aşkın yüzünden gönlümde rahat kalmadı.
2Gönlü gam dolu, gözü yaşlı birini ararsan işte ben.
Gönülde rahat kalmaması aşkın geçici heyecan değil sürekli huzursuzluk olduğunu bildirir. Gamla dolu gönül ve yaşlı göz, görünmeyen iç sıkıntıyı dışarıdan okunur hâle getirir.
- 3
Âşıka kan ağladır cânân ararsan işte sen
Âkıbet senin yolunda sevdiğim ölsem gerek
1Âşığa kan ağlatan bir sevgili ararsan işte sen.
2Sonunda senin yolunda ölmem gerekecek, sevdiğim.
Sevgili âşığa kan ağlatan etkin taraftır; âşık ise onun yolunda ölmeyi önceden kabul eder. İki dize, eziyet ile sadakatin birbirini beslediği eşitsiz ilişkiyi açıkça kurar.
- 4
Fâide yok iltifat yok sararup solsam gerek
Ben bu derdi çeke çeke âkıbet ölsem gerek
1İlgi yok, yarar yok; sararıp solmam gerekecek.
2Bu derdi çeke çeke sonunda ölmem gerekecek.
İlgi ve fayda umudu kalmadığında beden sararıp solar; yine de dert taşınmaya devam eder. Ölüm sözü üç kez çevrilerek aşkın sonucunun kaçınılmazlığı ritimle pekiştirilir.
- 5
Asla bilmez kendüzün hâyrân ararsan işte ben
Hastayım bu derdime dermân ararsan işte sen
1Kendisini hiç bilmeyen bir şaşkın ararsan işte ben.
2Bu hastalığa derman ararsan işte sen.
Kendini bilmeyen şaşkın kişi âşıktır; onun hastalığının dermanı ise aynı acıyı doğuran sevgilidir. Şiir tedavi ile hastalık kaynağını tek kişide birleştirerek çıkışsızlığı gösterir.
- 6
Süzüp âhû gözlerini âşıka nâz eyledi
Cevrini hadden aşırdı lûtfunu az eyledi
1Ceylan gözlerini süzüp âşığa naz etti.
2Eziyetini sınırdan aşırdı, lütfunu azalttı.
Ceylan gözün nazı güzellik işaretidir, fakat hemen ardından eziyetin artırılıp lütfun azaltıldığı söylenir. Sevgili, bakışının çekiciliğini merhamet yerine üstünlük kurmak için kullanır.
- 7
Ağlayup gülmediğine sevdiğim hazz eyledi
Bağrı yanık dîdeleri kan ararsan işte ben
1Ağlayıp gülmediğim için sevdiğim sevinç duydu.
2Bağrı yanık, gözleri kanlı birini ararsan işte ben.
Sevgilinin âşığın gülmeyişinden haz duyması cefayı bilinçli davranışa dönüştürür. Kanlı gözler ve yanık bağır, bu keyfin karşı tarafta bıraktığı fiziksel sonucu gösterir.
- 8
Bendegâna bâis-i ararsan işte sen
Aklımı yağmaya verdi şu senin âhû gözün
1Kulların ayağını kaydıran sebebi ararsan işte sen.
2Şu ceylan gözlerin aklımı yağmaladı.
Kulların ayağını kaydıran sevgilinin ceylan gözü aklı da yağmalar. Düşme ve yağma imgeleri, tek bir bakışın hem bedensel dengeyi hem zihinsel hâkimiyeti bozduğunu anlatır.
- 9
Cânıma kâr eyledi bu nâz ile şîrin sözün
Hüsn içinde pâdişâhsın bizlere yüzün
1Nazla söylediğin tatlı söz canıma işledi.
2Güzellikte padişahsın; yüzün bize düşman kesilir.
Tatlı söz cana işlerken sevgili güzellik padişahı ilan edilir; fakat yüzü âşığa düşman davranır. Tatlı dil ile düşmanca çehre arasındaki gerilim, yaklaşma arzusunu güvensiz kılar.
- 10
Bâğ-ı hüsnün bekçisi ararsan işte ben
Hüsn içinde hûr ile gılmân ararsan işte sen
1Güzellik bağının bekçisi Rıdvan’ı ararsan işte ben.
2Güzellikte huri ile gılmanı ararsan işte sen.
Rıdvan cennet bahçesinin bekçisi olarak âşığa, huri ve gılman güzellikleri sevgiliye paylaştırılır. Böylece ‘ben’ hizmet ve gözetimle, ‘sen’ seyredilen kusursuzlukla tanımlanır.
- 11
Der ki Ömer merhamet kıl sil bu çeşmim yaşını
Sür divânın hizmetinden ol rakîb kallâşını
1Ömer der ki: Merhamet et, şu gözyaşımı sil.
2Divanının hizmetinden o hilekâr rakibi kov.
Mahlas dizesinde istek merhamet ve gözyaşının silinmesidir; ardından rakibin sevgilinin divanından kovulması talep edilir. Ömer kişisel acının çözümünü yakınlık ve rakipsizlikte arar.
- 12
Her gören aklın yetürdi gözlerinle kaşını
Dürr-i meknun çıkarır ummân ararsan işte ben
1Gözlerinle kaşlarını gören herkes aklını yitirdi.
2Gizli inci çıkaran okyanusu ararsan işte ben.
Göz ve kaşın herkesi akılsız bırakması sevgilinin etkisini tek âşığın dışına taşır. Ömer kendisini gizli inci çıkaran okyanus sayarak bu güzelliğe söz ve anlam üreten derin kaynak konumuna getirir.
- 13
Gerdeni sim lebleri mercân ararsan işte sen
1Gümüş gerdan ve mercan dudak ararsan işte sen.
Kapanışta gümüş gerdan ile mercan dudak doğrudan sevgiliye verilir. Şiir âşığın iç zenginliğine karşı sevgilinin bedensel parlaklığını koyarak ‘ben-sen’ dağılımını son kez tamamlar.
Metnin kaynağı
Basılı gövdedeki görünür Ömer/Âşık Ömer mahlası doğrulandı: 21. dize “Der ki Ömer merhamet kıl sil bu çeşmim yaşını”.
Atıf kanıtını aç ↗Sadeddin Nüzhet Ergun’un 1936 tarihli Âşık Ömer: Hayatı ve Şiirleri baskısındaki 608 numaralı metnin 25 dizesi ve 13 birimi basılı sırayla korunmuştur. Tarama yeniden dağıtılmamıştır.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Aşkın ile göz yaşın ettim şerâbÂşık Ömer · Tarihî kaynakta nazım şekli ayrıca sınıflandırılmadı→
Bağrın kebap oluşu âşığın içten yanışını somutlaştırır; buna karşılık sevgili bütün âleme hükmeden sultandır. ‘Ben’ acıyı, ‘sen’ gücü temsil ederek şiirin temel karşıtlığını başlatır.