DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Yüsrî/Meclis-i İşretde Tutsa Dil-rübâ Mül Şişede
Gazel · 18. yüzyıl

Meclis-i İşretde Tutsa Dil-rübâ Mül Şişede

Şişe redifi çevresinde kurulan gazel; şarap tutan sevgilinin yüzünü karanfil yansımasına, gerdandaki benleri kâfur içindeki karabibere, değişmeyen aşkı şişedeki şarap rengine ve doğaçlanan şiiri taze bir zemine dönüştürür.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Meclis-i ‘işretde tutsa dil-rübâ şîşede

    ‘Aks-i ruhsârı olur iki şîşede

    1İşret meclisinde gönül çelen güzel şarabı şişede tutsa,

    2yüzünün yansıması şişede iki karanfil olur.

    Matla, sevgilinin tuttuğu şişeyi yüzün yansıdığı bir aynaya çevirir. İki karanfil, yüzün şişe üzerindeki renkli yansımalarını anlatır; şiir görüntünün fiziksel ayrıntısını kesinleştirmeden sevgili, şarap ve çiçek arasında bağ kurar.

  2. 2

    Hâllerdür gerden-i billûrına revnak viren

    Hıfz ider hâssiyyet-i kâfûrı şîşede

    1Kristal gerdanına parlaklık veren benlerdir;

    2şişedeki karabiber, kâfurun özelliğini korur.

    Kristal beyazlığındaki gerdana parlaklık veren siyah benler, şişedeki kâfur ile karabiber karşılaştırmasına taşınır. Bu, dönemin madde ve renk çağrışımlarına dayalı şiirsel bir ilişkidir.

  3. 3

    Dilden ümmîd-i lebin çıkmaz hayâl-i gayr ile

    Reng-i mey bir vechile bulmaz tebeddül şîşede

    1Başka birinin hayaliyle bile dudağının ümidi gönülden çıkmaz;

    2şarabın rengi şişede hiçbir biçimde değişmez.

    Üçüncü beyitte başka bir hayal belirse bile sevgilinin dudağına ilişkin umut gönülden çıkmaz. Şişedeki şarap renginin değişmemesi, bu duygusal kararlılığın görülebilir karşılığıdır; renk sabitliği sadakat fikrini taşır.

  4. 4

    Göñlüme hep kâkülüñle çeşm-i leb-rîzim gelür

    Sünbül-i bâğı ne dem itsem tahayyül şîşede

    1Gönlüme hep kâkülünle ağzına kadar dolu gözüm gelir;

    2ne zaman bahçenin sümbülünü şişede hayal etsem.

    Kâkül ile sümbül, taşan göz ile şişe birlikte düşünülür. Şair bahçenin sümbülünü şişede hayal ettiği anda sevgilinin saçını ve gözyaşıyla dolu gözünü hatırlar; benzetme saç, bitki ve kap biçimlerini üst üste getirir.

  5. 5

    Eyledim tab‘-ı perî-sîmâmı da‘vet Yüsriyâ

    Yapdı bu tâze zemîni şîşede

    1Ey Yüsrî, peri yüzlü şiir yeteneğimi davet ettim;

    2bu taze şiir zeminini şişede hiç düşünmeden kurdu.

    Makta, şairin ‘perî-sîmâ’ diye kişileştirdiği yeteneğini meclise çağırır. Yetenek, ‘şîşede’ redifine dayanan yeni zemini düşünmeden kurar; Yüsrî böylece gazelin seri hayal üretimini şiirin konusu hâline getirir.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

DEU-AVESIS.e71aaa83-1018-43b8-b60b-3c54bb86037c:g117-pdf188. Ana edisyonda G117, basılı s.177/PDF 188; tek sayfada beş beyit, basılı kalıp, mahlaslı son beyit ve bitişik sayfadaki sonraki numarayla sınır sabittir. AVESIS CC BY bağlantısı dosyaya komşudur.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirNigāh-ı ġamze-dārıñ dāġ-ı dilde tįşe-zenlikdeYüsrî · Gazel · 5 beyit

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

Meclis-i ‘işret

İçkili eğlence meclisi

mül

Şarap

karanfül

Yüzün şişedeki iki renkli yansımasını anlatan karanfil imgesi

gerden-i billûr

Kristal gibi parlak gerdan

hâssiyyet-i kâfûr

Kâfurun özelliği

fülfül

Karabiber

çeşm-i leb-rîz

Ağzına kadar dolu, taşan göz

bî-te’emmül

Uzun uzun düşünmeden