DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Yüsrî/Nigāh-ı ġamze-dārıñ dāġ-ı dilde tįşe-zenlikde
Gazel · 5 beyit · 18. yüzyıl

Nigāh-ı ġamze-dārıñ dāġ-ı dilde tįşe-zenlikde

Sevgilinin yan bakışı gönlü Ferhad'ın dağı gibi deler, zülfü Mansûr'un darağacına döner, hançeri göğüste bırakılır. Beş beyit boyunca yara bir eziyet değil bir makam sayılır; kapanışta gözyaşı yere iner, âh göğe çıkar ve geriye tek bir soru kalır.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Nigāh-ı ġamze-dārıñ dāġ-ı dilde tįşe-zenlikde

    Akıtdı cūy-ı ḫūnum menzil aldı Kūh-kenlikde

    1Yan bakışlı gözün gönül yarasında kazma vururken

    2kan ırmağımı akıttı, dağ kazan Ferhad'ın yerine yerleşti.

    Yan bakış bir kazma gibi çalışır ve gönül yarasını derinleştirir. Ferhad'ın dağ delme işi buraya taşınınca sevgilinin bakışı âşığın yerine geçer: kan ırmağını akıtan da Kûh-ken makamına yerleşen de odur.

  2. 2

    Bu dil Manṣūr-veş cānā senüñ -ı zülfüñdür

    Ne ḥikmetdür daḫi bį-çārenüñ daʻvāsı benlikde

    1Ey sevgili, bu gönül Mansur gibi zülfünün darağacındadır;

    2bu çaresizin hâlâ benlik iddiasında bulunması ne tuhaftır.

    Zülf bu beyitte darağacına dönüşür ve gönül Mansûr'un yerinde asılı durur. Asıl tuhaflık asılmak değil, o hâldeyken hâlâ benlik iddiasında bulunmaktır; “ne hikmettir” sorusu çelişkiyi çözmez, açıkta bırakır.

  3. 3

    Ḳo dursun sįnede yāķūt-ı ķabża ḫançerüñ ey māh

    Bilinsün ṭāş diken menzil-geh-i ḫaṭır-şikenlikde

    1Ey ay yüzlü, yakut saplı hançerin göğüste dursun;

    2gönül kırma yerinde taş dikenin kim olduğu bilinsin.

    Hançer göğüsten çıkarılmaz, yakut kabzasıyla orada bırakılır: yara bir işaret taşı gibi durur. “Taş diken” sözü gönül kıranı hem yaralayan hem anıt diken yapar; hatır kırma yeri böylece bir menzil adı kazanır.

  4. 4

    Dehānıñ seyrine ķıldum müjemden çeşmimi

    Yazuķdur ķalmasun ol ġonçe-i zįbā dikenlikde

    1Ağzını seyretmek için gözümü kirpiğimle temizledim;

    2o güzel goncanın dikenlikte kalması yazıktır.

    Bakmak için gözü kirpikle temizlemek, seyri bir arınma törenine çevirir. İkinci mısra ağzı goncaya, çevresini dikenliğe benzetince temizlenen göz de dikenler arasında gül arayan bir el hâline gelir.

  5. 5

    Yiregeçdi sirişkimYüsrį āhım çıķdı eflāke

    Cihān-ı fānįde nem ķaldı ṣaġlıķda esenlikde

    1Ey Yüsrî, gözyaşım yere geçti, ahım göklere çıktı;

    2bu fani dünyada sağlık ve esenlikten bana ne kaldı?

    Makta iki yönü aynı anda çizer: gözyaşı yere iner, âh göğe çıkar. İkisi arasında kalan beden için geriye yalnız bir soru kalır; fani dünyada sağlıktan ve esenlikten “nem kaldı” sorusu cevapsız bırakılır.

Kavram sözlüğü (6) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

DEU-AVESIS.e71aaa83-1018-43b8-b60b-3c54bb86037c:g120-pdf190. G120, gerçek PDF 190; 10 dize, basılı ölçü satırı ve sonraki numara sınırı. Kaynak başlığındaki Yüsrî Ahmed Nazif Dede adı temkinli katalog adıdır; kayıt 1694'te ölen Şam kadısıyla birleştirilmedi. Ana sayfa görüntüsü G120 başlığını, basılı ölçü satırını, beş beyitlik metni ve sonraki numara sınırını verir. Kaynak sayfasında aparat ana gövdeden ayrıdır. CC BY 4.0 bağlantısı resmî AVESIS profilinde exact dosya ekine komşudur; PDF içinde gömülü lisans yoktur.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirO kim çįn-i cebįn-i yāri mūcibdür su’āl itmemYüsrî · Gazel · 5 beyit

Kavram sözlüğü

6 kavram bulundu.

tįşe-zen

Kazma vuran

Kūh-ken

Dağ kazan; Ferhad

taṭhįr

Arıtma, temizleme

ber-dār

Darağacında

ḫaṭır-şiken

Gönül kıran

sirişk

Gözyaşı