Tügme-güşâ-yı Gerden-i Sîmîni Hâbda
Rüyada gümüş gerdanın düğmesini açmayı Efrâsiyâb'ın mezar tılsımına meydan okumakla karşılaştıran gazel; ayva tüylerini kitabın fihristi, güzelliğin soluşunu günbatımı ve şairin hâmî karşısındaki yerini satranç diliyle anlatır.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
-yı gerden-i sîmîni hâbda
Saymaz tılsımı dahme-i Efrâsiyâbda
1Rüyada gümüş gerdanın düğmesini açan kişi
2Efrâsiyâb'ın mezarındaki tılsımı hesaba katmaz.
- 2
Bâb-ı murâdı tâlibe hattı beyân ider
Fihrist efendi lâzımedendür kitâbda
1Ayva tüyleri, isteyene murat kapısını gösterir;
2efendim, kitapta fihrist bulunması gerekir.
İkinci beyitte yüzdeki hatt, aranan murat kapısını gösteren bir fihristtir. Kitabın içeriğine giriş sağlayan fihrist benzetmesi, ayva tüylerini güzelliğin sonunu değil yüzün nasıl okunacağını bildiren işaret olarak kurar.
- 3
geldi seyr-i rûyına sîr oldı dîdeler
Kalmaz fürûğ-ı vakt-i gurûb âfitâbda
1Ayva tüyleri geldi; yüzü seyreden gözler doydu;
2günbatımı vaktinde güneşte ışık kalmaz.
Hattın belirmesiyle gözlerin yüzü seyretmeye doyması, günbatımında güneş ışığının çekilmesine bağlanır. ‘Sîr’ hem doymayı hem seyirden vazgeçişi taşır; şiir bunun güzelliğin azalması mı tamamlanması mı olduğunu tek anlama kapatmaz.
- 4
geçdi atladı ferruh-sitâreler
Kaldık pâdişehim biz bu bâbda
1Ferzâne geçti, uğurlu yıldızlar sıçrayıp ilerledi;
2padişahım, biz bu konuda yaya kaldık.
Ferzâne, piyâde ve geçme fiilleri satranç çağrışımı üretirken ‘ferruh-sitâreler’ uğurlu yıldızları da sahneye taşır. Şair, çevresindekilerin ilerleyişi karşısında kendisini yaya kalmış sayarak hâmîye seslenir; kesin bir oyun hamlesi iddiası kurulmaz.
- 5
Ta‘dâd olunsa mazhar-ı lutfı temâm ile
Yüsrî de bir kuluñdur hisâbda
1Lütfuna erişenler bütünüyle sayılacak olsa,
2Yüsrî de hesapta senin değersiz bir kulundur.
Makta, hâmînin lütfuna erişenleri bir hesap defterinde toplar. Yüsrî kendisini ‘kemîne kul’ diye en aşağı sıraya yerleştirir; bu tevazu, hem kabul edilme dileğini hem şiirin doğrudan hitap ettiği koruma ilişkisini görünür kılar.
Metnin kaynağı
DEU-AVESIS.e71aaa83-1018-43b8-b60b-3c54bb86037c:g126-pdf194. Ana edisyonda G126, basılı s.183/PDF 194; beş beyit, basılı kalıp, mahlaslı son beyit ve sonraki numaralı başlıkla sınır sabittir. Kaynak başlığındaki “Yüsrî Ahmed Nazif Dede” kesin kimlik değil katalog adıdır; şair 1694'te Şam'da ölen Yüsrî Ahmed ile birleştirilmedi. Öztürk 2020 yalnız kimlik, tarih ve nüsha kontrolünde yalnızca araştırma amacıyla kullanıldı. AVESIS CC BY bağlantısı dosyaya komşudur; PDF içinde gömülü lisans yoktur.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
‘Uşşâk-ı zâr öz vatanında garîb imişYüsrî · Gazel→
Matla, rüyadaki mahrem açılışı Efrâsiyâb'ın tılsımlı mezarıyla yan yana getirir. Gerdanın düğmesini açmaya cesaret eden kişi, efsanevi korumayı hesaba katmayan biri gibi sunulur; beyit arzuyu tehlike duygusuyla sınırlar.