DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Yüsrî/Tügme-güşâ-yı Gerden-i Sîmîni Hâbda
Gazel · 18. yüzyıl

Tügme-güşâ-yı Gerden-i Sîmîni Hâbda

Rüyada gümüş gerdanın düğmesini açmayı Efrâsiyâb'ın mezar tılsımına meydan okumakla karşılaştıran gazel; ayva tüylerini kitabın fihristi, güzelliğin soluşunu günbatımı ve şairin hâmî karşısındaki yerini satranç diliyle anlatır.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    -yı gerden-i sîmîni hâbda

    Saymaz tılsımı dahme-i Efrâsiyâbda

    1Rüyada gümüş gerdanın düğmesini açan kişi

    2Efrâsiyâb'ın mezarındaki tılsımı hesaba katmaz.

    Matla, rüyadaki mahrem açılışı Efrâsiyâb'ın tılsımlı mezarıyla yan yana getirir. Gerdanın düğmesini açmaya cesaret eden kişi, efsanevi korumayı hesaba katmayan biri gibi sunulur; beyit arzuyu tehlike duygusuyla sınırlar.

  2. 2

    Bâb-ı murâdı tâlibe hattı beyân ider

    Fihrist efendi lâzımedendür kitâbda

    1Ayva tüyleri, isteyene murat kapısını gösterir;

    2efendim, kitapta fihrist bulunması gerekir.

    İkinci beyitte yüzdeki hatt, aranan murat kapısını gösteren bir fihristtir. Kitabın içeriğine giriş sağlayan fihrist benzetmesi, ayva tüylerini güzelliğin sonunu değil yüzün nasıl okunacağını bildiren işaret olarak kurar.

  3. 3

    geldi seyr-i rûyına sîr oldı dîdeler

    Kalmaz fürûğ-ı vakt-i gurûb âfitâbda

    1Ayva tüyleri geldi; yüzü seyreden gözler doydu;

    2günbatımı vaktinde güneşte ışık kalmaz.

    Hattın belirmesiyle gözlerin yüzü seyretmeye doyması, günbatımında güneş ışığının çekilmesine bağlanır. ‘Sîr’ hem doymayı hem seyirden vazgeçişi taşır; şiir bunun güzelliğin azalması mı tamamlanması mı olduğunu tek anlama kapatmaz.

  4. 4

    geçdi atladı ferruh-sitâreler

    Kaldık pâdişehim biz bu bâbda

    1Ferzâne geçti, uğurlu yıldızlar sıçrayıp ilerledi;

    2padişahım, biz bu konuda yaya kaldık.

    Ferzâne, piyâde ve geçme fiilleri satranç çağrışımı üretirken ‘ferruh-sitâreler’ uğurlu yıldızları da sahneye taşır. Şair, çevresindekilerin ilerleyişi karşısında kendisini yaya kalmış sayarak hâmîye seslenir; kesin bir oyun hamlesi iddiası kurulmaz.

  5. 5

    Ta‘dâd olunsa mazhar-ı lutfı temâm ile

    Yüsrî de bir kuluñdur hisâbda

    1Lütfuna erişenler bütünüyle sayılacak olsa,

    2Yüsrî de hesapta senin değersiz bir kulundur.

    Makta, hâmînin lütfuna erişenleri bir hesap defterinde toplar. Yüsrî kendisini ‘kemîne kul’ diye en aşağı sıraya yerleştirir; bu tevazu, hem kabul edilme dileğini hem şiirin doğrudan hitap ettiği koruma ilişkisini görünür kılar.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

DEU-AVESIS.e71aaa83-1018-43b8-b60b-3c54bb86037c:g126-pdf194. Ana edisyonda G126, basılı s.183/PDF 194; beş beyit, basılı kalıp, mahlaslı son beyit ve sonraki numaralı başlıkla sınır sabittir. Kaynak başlığındaki “Yüsrî Ahmed Nazif Dede” kesin kimlik değil katalog adıdır; şair 1694'te Şam'da ölen Yüsrî Ahmed ile birleştirilmedi. Öztürk 2020 yalnız kimlik, tarih ve nüsha kontrolünde yalnızca araştırma amacıyla kullanıldı. AVESIS CC BY bağlantısı dosyaya komşudur; PDF içinde gömülü lisans yoktur.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiir‘Uşşâk-ı Zâr Öz Vatanında Garîb İmiş
‘Uşşâk-ı zâr öz vatanında garîb imiş
Yüsrî · Gazel

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

Tügme-güşâ

Düğme açan

gerden-i sîmîn

Gümüş gibi parlak gerdan

dahme-i Efrâsiyâb

Efrâsiyâb'ın mezarı

Bâb-ı murâd

Dileğe erişme kapısı

hatt

Yüzde yeni beliren ince ayva tüyleri

ferzâne

Bilge kişi; beyitte satrançtaki güçlü taş çağrışımını da taşır

piyâde

Yaya; satrançta piyon

kemîne

Değersiz ve aşağı konumda; tevazu sözü