DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Yüsrî/Germ-âbede Dün Meşgale-i Da‘vete Düşdük
Gazel · 18. yüzyıl

Germ-âbede Dün Meşgale-i Da‘vete Düşdük

Hamamdaki beklenmedik halvetten sevgilinin sokağında yaşanan gurbet duygusuna uzanan gazel; gizlenmiş yüz, boş vaat sofrası ve kusurlu şiiri örtecek yüce yaratılışlı hâmiyi ince bir ironiyle aynı düşmek fiilinde buluşturur.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Germ-âbede dün meşgale-i da‘vete düşdük

    Nâ-gâh o perî-rûy ile bir halvete düşdük

    1Dün hamamda davet telaşının içine düştük;

    2ansızın o peri yüzlüyle baş başa kaldık.

    Matla, kamusal hamamın davet telaşı içinden beklenmedik bir baş başalığa geçer. ‘Düşdük’ fiili hem rastlantıyı hem denetimsizce bir duruma kapılmayı taşır; peri yüzlü sevgiliyle halvet bu yüzden planlı bir buluşma değildir.

  2. 2

    itse de rûyın nola pinhân

    Bârî hele bir şûh-ı melek-haslete düşdük

    1Vefa gibi yüzünü gizlese buna şaşılır mı?

    2Hiç değilse melek huylu bir güzele rastladık.

    Vefanın görünmezliği, sevgilinin yüzünü saklamasına nükteli bir benzetme olur. Şair yine de karşılaşmanın değerini azaltmaz: erişilmez veya yüzünü gizleyen sevgili, melek huylu oluşuyla en azından teselli sağlayan bir varlıktır.

  3. 3

    Bizden çevirüp rûyıñı gayre nazar itdüñ

    Hikmet bu ki kûyıñda iken gurbete düşdük

    1Yüzünü bizden çevirip başkasına baktın;

    2işin tuhafı, senin sokağındayken gurbete düştük.

    Üçüncü beyitte sevgilinin başkasına bakışı fiziksel yakınlığı manevi uzaklığa çevirir. Şair sevgilinin sokağındadır ama ilgi kendisine yönelmediği için gurbet yaşar; mekân ile aidiyet arasındaki ayrım beyitin temel çelişkisidir.

  4. 4

    Allâh berekâtın vire eksilmeye kat‘â

    Kim süfre-i va‘diñ gibi bir ni‘mete düşdük

    1Allah bereketini versin de hiç eksilmesin;

    2çünkü senin vaat sofran gibi bir nimete eriştik.

    Vaat sofrasının ‘nimet’ diye anılması belirgin bir ironi taşır: vaat vardır, fakat yerine gelişi belirsizdir. Bereket duası görünüşte övgü olsa da sofranın eksilmeyecek kadar soyut kalması sevgilinin karşılıksız sözünü hafifçe eleştirir.

  5. 5

    ‘Ayb-ı gazel-i hâmeñi setr itmege Yüsrî

    -ı Hudâvend-‘Alî-sîrete düşdük

    1Ey Yüsrî, kaleminin gazelindeki kusuru örtmek için

    2Ali yaratılışlı efendinin eteğine sığındık.

    Makta şiirin kusurunu örtme işini bir hâmînin eteğine sığınmaya bağlar. ‘Alî-sîret’, hâmiyi Hz. Ali'nin ahlâk ve yiğitlik nitelikleriyle öven bir sıfattır; beyit kişinin adını kesinleştirmez. Yüsrî kendi kalemini küçültürken hâmînin itibarını gazelin örtüsü yapar.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

DEU-AVESIS.e71aaa83-1018-43b8-b60b-3c54bb86037c:g90-pdf170. Ana edisyonda G90, basılı s.159/PDF 170; beş beyit, basılı kalıp, mahlaslı son beyit ve sonraki numaralı başlıkla sınır sabittir. Kaynak başlığındaki “Yüsrî Ahmed Nazif Dede” kesin kimlik değil katalog adıdır; şair 1694'te Şam'da ölen Yüsrî Ahmed ile birleştirilmedi. Öztürk 2020 yalnız kimlik, tarih ve nüsha kontrolünde yalnızca araştırma amacıyla kullanıldı. AVESIS CC BY bağlantısı dosyaya komşudur; PDF içinde gömülü lisans yoktur.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirHâce-i Emti‘a-i Bender-i Kudretdür Hatt
Hâce-i emti‘a-i bender-i kudretdür hatt
Yüsrî · Gazel

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

Germ-âbe

Hamam, sıcak su yeri

meşgale-i da‘vet

Davetin telaşı ve uğraşı

halvet

Baş başa kalınan özel yer veya durum

Mânend-i vefâ

Vefa gibi; görünmezliğe dayalı nükteli benzetme

kûy

Sevgilinin sokağı, semti

süfre-i va‘d

Vaat sofrası

hâme

Kalem

Dâmân

Etek; himayesine sığınılan kişinin koruyucu çevresi