Germ-âbede Dün Meşgale-i Da‘vete Düşdük
Hamamdaki beklenmedik halvetten sevgilinin sokağında yaşanan gurbet duygusuna uzanan gazel; gizlenmiş yüz, boş vaat sofrası ve kusurlu şiiri örtecek yüce yaratılışlı hâmiyi ince bir ironiyle aynı düşmek fiilinde buluşturur.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Germ-âbede dün meşgale-i da‘vete düşdük
Nâ-gâh o perî-rûy ile bir halvete düşdük
1Dün hamamda davet telaşının içine düştük;
2ansızın o peri yüzlüyle baş başa kaldık.
- 2
itse de rûyın nola pinhân
Bârî hele bir şûh-ı melek-haslete düşdük
1Vefa gibi yüzünü gizlese buna şaşılır mı?
2Hiç değilse melek huylu bir güzele rastladık.
Vefanın görünmezliği, sevgilinin yüzünü saklamasına nükteli bir benzetme olur. Şair yine de karşılaşmanın değerini azaltmaz: erişilmez veya yüzünü gizleyen sevgili, melek huylu oluşuyla en azından teselli sağlayan bir varlıktır.
- 3
Bizden çevirüp rûyıñı gayre nazar itdüñ
Hikmet bu ki kûyıñda iken gurbete düşdük
1Yüzünü bizden çevirip başkasına baktın;
2işin tuhafı, senin sokağındayken gurbete düştük.
Üçüncü beyitte sevgilinin başkasına bakışı fiziksel yakınlığı manevi uzaklığa çevirir. Şair sevgilinin sokağındadır ama ilgi kendisine yönelmediği için gurbet yaşar; mekân ile aidiyet arasındaki ayrım beyitin temel çelişkisidir.
- 4
Allâh berekâtın vire eksilmeye kat‘â
Kim süfre-i va‘diñ gibi bir ni‘mete düşdük
1Allah bereketini versin de hiç eksilmesin;
2çünkü senin vaat sofran gibi bir nimete eriştik.
Vaat sofrasının ‘nimet’ diye anılması belirgin bir ironi taşır: vaat vardır, fakat yerine gelişi belirsizdir. Bereket duası görünüşte övgü olsa da sofranın eksilmeyecek kadar soyut kalması sevgilinin karşılıksız sözünü hafifçe eleştirir.
- 5
‘Ayb-ı gazel-i hâmeñi setr itmege Yüsrî
-ı Hudâvend-‘Alî-sîrete düşdük
1Ey Yüsrî, kaleminin gazelindeki kusuru örtmek için
2Ali yaratılışlı efendinin eteğine sığındık.
Makta şiirin kusurunu örtme işini bir hâmînin eteğine sığınmaya bağlar. ‘Alî-sîret’, hâmiyi Hz. Ali'nin ahlâk ve yiğitlik nitelikleriyle öven bir sıfattır; beyit kişinin adını kesinleştirmez. Yüsrî kendi kalemini küçültürken hâmînin itibarını gazelin örtüsü yapar.
Metnin kaynağı
DEU-AVESIS.e71aaa83-1018-43b8-b60b-3c54bb86037c:g90-pdf170. Ana edisyonda G90, basılı s.159/PDF 170; beş beyit, basılı kalıp, mahlaslı son beyit ve sonraki numaralı başlıkla sınır sabittir. Kaynak başlığındaki “Yüsrî Ahmed Nazif Dede” kesin kimlik değil katalog adıdır; şair 1694'te Şam'da ölen Yüsrî Ahmed ile birleştirilmedi. Öztürk 2020 yalnız kimlik, tarih ve nüsha kontrolünde yalnızca araştırma amacıyla kullanıldı. AVESIS CC BY bağlantısı dosyaya komşudur; PDF içinde gömülü lisans yoktur.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Hâce-i emti‘a-i bender-i kudretdür hattYüsrî · Gazel→
Matla, kamusal hamamın davet telaşı içinden beklenmedik bir baş başalığa geçer. ‘Düşdük’ fiili hem rastlantıyı hem denetimsizce bir duruma kapılmayı taşır; peri yüzlü sevgiliyle halvet bu yüzden planlı bir buluşma değildir.