Zemāne ẕāt-ı fürū-māyeyi güzįn itdi
Zamanın değersizi seçkin kılmasıyla açılan bir şikâyet gazeli: uzaklık dürbün gerektirir, talih hazineyi yağmalar, beden alacaklıların kuşatmasına girer, sevgili ne kovar ne kabul eder. Son beyitte çare, yeni bir şiir zemini kurmakta bulunur.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Zemāne ẕāt-ı fürū-māyeyi itdi
Esābiʻ-i ķadimi zįver nigin itdi
1Zaman aşağılık kişiyi seçkin etti;
2eski parmağı yüzükle süsledi.
- 2
Yine merā-yı ḫayāle teşebbüŝ eyleyelim
bizi muḥtāc-ı itdi
1Yine hayal aynasına yönelmeye çalışalım;
2uzaklık bizi dürbüne muhtaç etti.
Hayal aynasına yönelme çağrısı, uzaklığın yarattığı görme sorunuyla birlikte gelir. Dürbün burada teselli değil itiraftır: bakılan şey ancak alet yardımıyla görülebiliyorsa yakınlık çoktan yitirilmiştir.
- 3
Virüp hezįmet ü ġāret sipāh u gencime baḫt
Ḥiṣār-ı cismimi -ı dāyinįn itdi
1Talih, ordumu ve hazinemi bozguna uğratıp yağmalattı;
2bedenimin kalesini alacaklıların kuşatması altına soktu.
Talih bir düşman ordusu gibi davranır: önce hazineyi yağmalar, sonra bedeni kuşatır. Kale imgesi borcu askerî bir ablukaya çevirir; alacaklılar kapıda beklerken kaçacak yer bırakmayan şey yoksulluğun kendisidir.
- 4
Ne ṭard ider ne sezā-yı viṣāl ider o perį
Ḳarar-gāh-ı raķįbi müẕebẕibin itdi
1O peri ne kovar ne de kavuşmaya layık görür;
2rakibin karar yerini kararsızlaştırdı.
Sevgili ne kovar ne kabul eder; bu kararsızlıktan en çok rakip payını alır. Beyit cefayı bir yöntem olarak okur: karar yerini belirsiz tutmak, sevgiliye herkesi aynı mesafede tutma imkânı verir.
- 5
ʻiẕar-ı tāze-tirāşįde – veş yine Yüsrį
Neşāṭ ḥāṣıl olur ṭarḥ-ı nev-zemįn itdi
1Ey Yüsrî, yeni tıraş edilmiş yanak gibi
2yeni bir şiir zemini kurunca sevinç doğar.
Makta çareyi yeni bir zemin kurmakta bulur: tıraş edilmiş yanak gibi taze bir şiir yüzeyi. Şikâyetle açılan gazel, şikâyetin kendisini yenileyerek gelen bir sevinçle kapanır; tazelik hem yüzde hem sözdedir.
Metnin kaynağı
DEU-AVESIS.e71aaa83-1018-43b8-b60b-3c54bb86037c:g132-pdf198. G132, gerçek PDF 198; 10 dize, basılı ölçü satırı ve sonraki numara sınırı. Kaynak başlığındaki Yüsrî Ahmed Nazif Dede adı temkinli katalog adıdır; kayıt 1694'te ölen Şam kadısıyla birleştirilmedi. Ana sayfa görüntüsü G132 başlığını, basılı ölçü satırını, beş beyitlik metni ve sonraki numara sınırını verir. Kaynak sayfasında aparat ana gövdeden ayrıdır. CC BY 4.0 bağlantısı resmî AVESIS profilinde exact dosya ekine komşudur; PDF içinde gömülü lisans yoktur.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Redif “itdi” failin zaman olduğunu söyler: seçkinliği dağıtan odur. Değersiz kişinin parmağına yüzük takılması itibarın bir süs eşyasına indiğini gösterir; şikâyet kişiye değil dönemin ölçüsüne yöneliktir.