Gerçek Âşıklara Çağrı Duyuruldu
Emir Sultan derman ararken canının içinde sevgiliyi bulduğunu söyler. Erenlerin alışveriş yaptığı meydan, cevher dağıtan dükkân ve canların mezada çıktığı pazar imgeleri, bütün âşıkların aradığı ilahî yüz ve divanla birleşir.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Gerçek âşıklara dinildi
Derdli olan gelsün dermânı buldum
1Gerçek âşıklara çağrı duyuruldu.
2Dertli olan gelsin; devayı buldum.
- 2
Âh ile vâh ile iderken
Cânımın içinde buldum
1Âh edip vah ederek dolaşırken.
2Canımın içinde sevgiliyi buldum.
Âh ederek meydanda dolaşan anlatıcı, aradığı sevgiliyi kendi canının içinde bulur; dış hareket iç keşifle sonuçlanır. Canan uzak meydanda değil, içtedir.
- 3
Akar gözlerimden yaş yerine kan
Zerrece görünmez gözüme cihan
1Akar gözlerimden yaş yerine kan.
2Zerrece görünmez gözüme dünya.
Gözlerden yaş yerine kan akması, cihanı görünmez kılan acının bedendeki ölçüsüdür; sevgili dışındaki dünya bakıştan silinir. Bu vurgu, “Akar gözlerimden yaş yerine kan” sözünde belirginleşir.
- 4
Deryâlar idüb kanmaz iken can
Âşıklar kandıran ummânı buldum
1Can denizleri içip kanmazken,
2Âşıklar kandıran okyanusu buldum.
Denizleri içse doymayan canı kandıran başka bir umman bulunur; sınırsız susuzluk ancak ilahî denizle diner. İlâhî umman susuzluğu içeriden giderir.
- 5
Âşıklar meydâna doğru varurlar
Erenler ’olmuş virür alurlar
1Âşıklar meydâna doğru varırlar.
2erenler toplanmış, manevi alışveriş yapıyor.
Âşıklar erenlerin toplanıp alıp verdiği meydana yürür; dünyevi pazar dili, manevi alışverişin toplu sahnesini kurar. Meydanın sermayesi manevi değerdir.
- 6
Cümle evliyâlar dururlar
Cevâhir bahş olan dükkânı buldum
1Bütün veliler divanda ayakta durur.
2cevher dağıtılan dükkânı buldum.
Velilerin divanda ayakta duruşu saygı ve düzen kurar; bulunan dükkânda cevherin satılmayıp bağışlanması ise manevî kazancın lütuf olduğunu belirtir.
- 7
Açılmış dükkânlar kurulmuş pazar
Canlar mezad olmuş dellâlda gezer
1Açılmış dükkânlar kurulmuş pazar.
2canlar mezada çıkarılmış, tellal onları duyuruyor.
Açık dükkânlar ve kurulmuş pazarda canlar mezada çıkar; alınıp satılan malın can oluşu teslimiyetin bedelini gösterir. Tellal teslimiyeti herkese ilan eder.
- 8
Oturmuş ümmetin beratın yazar
Hak’ka olan sultânı buldum
1Oturmuş ümmetin kurtuluş belgesini yazar.
2Hakk’a sevgili olan sultânı buldum.
Ümmetin kurtuluş belgesini yazan sultan, Tanrı’nın sevgilisi olarak tanıtılır; pazar görüntüsü bağışlanma divanına yaklaşır. Bu vurgu, “Oturmuş ümmetin beratın yazar” sözünde belirginleşir.
- 9
EMÎR SULTAN dir ne hoş bâzar imiş
Âşıklar meydan idüb gezer imiş
1EMÎR SULTAN der ki ne hoş pazar imiş.
2Âşıklar burayı meydan edip gezermiş.
Emir Sultan’ın mahlaslı sözü pazarı âşıkların dolaştığı hoş bir meydana çevirir; şair kendisini bu topluluğun tanığı yapar. Bu vurgu, “EMÎR SULTAN dir ne hoş bâzar imiş” sözünde belirginleşir.
- 10
Cümlenin maksûdu ol imiş
Hak’ka karşu duran dîvânı buldum
1Hepsinin amacı o ilahî yüzmüş.
2Hakk’ın huzurunda kurulan divanı buldum.
Herkesin amacının ilahî yüz olduğu açıklanır ve arayış Hakk’ın huzurundaki divanda biter; pazarın gerçek değeri görünür olur. Bu vurgu, “Cümlenin maksûdu ol dîdar imiş” sözünde belirginleşir.
Metnin kaynağı
Emir Sultan mahlası gövdede görünür ve bağımsız bir okuyucunun kaynakla birebir karşılaştırmasıyla doğrulanmıştır.
Atıf kanıtını aç ↗Halk Edebiyatı Antolojisi, 1938; Emir Sultan, basılı No. 1, PDF 194; 10 birim/20 dize. Görsel kanıt kayıt altındadır; tarama yeniden dağıtılmaz.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Gerçek âşıklara yapılan açık çağrı, derdi olanları bulunan dermana davet eder; şiir böylece kişisel keşfi herkesin girebileceği manevî bir meydana açar.