Bad-ı sabaya sorsunlar
Dört dörtlük ve tek bir soru: canan illeri nerede? Soru kimseye sorulmuyor — rüzgâra, görenlere, kendine. Cevap gelmiyor ve nefes soruyu kapatmadan bitiyor.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Bad-ı sabaya sorsunlar
illeri kandedir
Görenler haber versinler
illeri kandedir
1Sabah rüzgârına sorsunlar:
2canan illeri nerededir?
3Görenler haber versinler:
4canan illeri nerededir?
- 2
Zikrederim aklım ermez
Yürek kaynar taşar durmaz
Görenler de haber vermez
illeri kandedir
1Zikrederim, aklım ermez;
2yürek kaynar, taşar, durmaz.
3Görenler de haber vermez;
4canan illeri nerededir?
İlk dörtlükteki umut kırılıyor: görenler haber vermiyor. Akıl ile yürek arasındaki bölünme de burada — zikre rağmen anlaşılmıyor, ama yürek yine de kaynıyor.
- 3
Bir bahrım kaynayup taştım
Mevce vurup hadden aştım
Diyar-ı gurbete düştüm
illeri kandedir
1Bir denizim, kaynayıp taştım;
2dalgalanıp sınırı aştım.
3Gurbet diyarına düştüm;
4canan illeri nerededir?
Konuşturan kişi kendisini kaynayıp taşan bir denize benzetir; dalga vurup haddi aşmanın ardından gurbet diyarına düştüğünü söyler. Dizeler bir sıra kurar, fakat gurbeti haddini aşmanın cezalandırıcı sonucu diye kesin bir biyografik nedene bağlamaz.
- 4
Derviş Himmet eder ahi
Göz yaşı döker günahı
Acap görür mü ol mahı
illeri kandedir
1Derviş Himmet âh eder;
2gözyaşı döker günahına.
3Acaba o ayı görür mü?
4Canan illeri nerededir?
Mahlas dörtlüğünde şair kendine “derviş” diyor, mahlasını unvanla birlikte veriyor. Üçüncü dizedeki soru üçüncü şahısla soruluyor — kendinden söz ederken bile mesafe koyuyor. Nakarat son kez dönüyor ve hiçbir dörtlük ona cevap vermiş olmuyor.
Metnin kaynağı
Türkçe Vikikaynak'taki 145524 numaralı sürüm esas alındı; imlâsına dokunulmadı.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Soru üçüncü şahsa emanet ediliyor: “sorsunlar”, “versinler”. Soran kişi kendisi soramıyor — arayışın ilk hâli bir acizlik. Sabâ rüzgârı klasik şiirde haberci olduğu için doğal adres.