Gafil kaldır kalbindeki gümanı
Üç dörtlük, üç soru ve hepsi aynı biçimde: “değil mi?” Kul Himmet burada bir şey öğretmiyor, dinleyeni kendi bildiğini söylemeye çağırıyor.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
kaldır kalbindeki gümanı
Bu mülkün sahibi Ali değil mi
Yaratmış Hak on sekiz bin alemi
Rızkını veren de Allah değil mi
1Ey gafil, kalbindeki şüpheyi kaldır;
2bu mülkün sahibi Ali değil mi?
3Hak on sekiz bin âlemi yaratmış;
4rızkını veren de Allah değil mi?
- 2
Gelin geçelim biz böyle gümandan
Sakın çıkmayalım dinden imandan
umalım on iki imamdan
İmamlar atası Ali değil mi
1Gelin, böyle şüpheden geçelim;
2sakın dinden imandan çıkmayalım.
3On iki imamdan şefaat umalım;
4imamların atası Ali değil mi?
Ses tekilden çoğula geçiyor: “geçelim, çıkmayalım, umalım”. Kul Himmet kendini dinleyenin dışına koymuyor; nefes bir vaaz değil, ortak bir karar önerisi hâline geliyor.
- 3
Kul Himmet'im der ki ben bir fukara
Aradım buldum derdime bir çare
Yüzü kara nasıl varsın dergaha
Dergahta oturan Ali değil mi
1Kul Himmet'im der ki: ben bir yoksulum;
2aradım, derdime bir çare buldum.
3Yüzü kara olan dergâha nasıl varsın?
4Dergâhta oturan Ali değil mi?
Mahlas dörtlüğünde önceki güvenli soruların yerine yüzü kara olarak dergâha varma kaygısı gelir. Son dize dergâhta Ali'nin oturduğunu yeniden sorar; beyit bağışlanmanın gerçekleştiğini açıkça söylemediği için yorum bu sonucu kesinleştirmez.
Metnin kaynağı
Türkçe Vikikaynak'taki 145540 numaralı sürüm esas alındı; imlâsına dokunulmadı.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Nefes bir emirle açılıp hemen soruya dönüyor. Soru biçimi öğreticiliği yumuşatıyor: cevap dinleyende zaten var sayılıyor, yapılması gereken tek şey şüpheyi bırakmak.