Gel gönül kimsenin aybına bakma
Alevî-Bektaşî ahlakının en yoğun özetlerinden biri. Beş dörtlüğün her biri “değme gönüle” diye biter; nefes boyunca istenen tek şey vardır: kimseyi incitme.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Gel gönül kimsenin aybına bakma
Hazer kıl sevdiğim değme gönüle
Arif ol cihanda bir gönül yıkma
Hazer kıl sevdiğim değme gönüle
1Gel gönül, kimsenin ayıbına bakma;
2sakın sevdiğim, gönüle dokunma.
3Arif ol, dünyada bir gönül yıkma;
4sakın sevdiğim, gönüle dokunma.
- 2
Daim aşk atına bin de atlı gez
Edep öğren erkan öğren otlu gez
Gönül yıkma halk içinde tatlı gez
Sakın ey sevdiğim değme gönüle
1Daima aşk atına bin de atlı gez;
2edep öğren, erkân öğren, azıklı gez.
3Gönül yıkma, halk içinde tatlı gez;
4sakın ey sevdiğim, gönüle dokunma.
Üç dizede de aynı fiil: gez. Yol hâlinde olmak Bektaşî düşüncesinde bir durum değil bir yöntem. Edep ve erkân öğrenilecek şeyler olarak anılıyor — kendiliğinden gelmiyor.
- 3
Yoldaş eyle iman gibi dostunu
kazan aramazlar aslını
Turap ol ki çiğnesinler üstünü
ol ey sevdiğim değme gönüle
1Dostunu iman gibi yoldaş edin;
2amel kazan, soyunu sormazlar.
3Toprak ol ki üstünü çiğnesinler;
4toprak ol ey sevdiğim, gönüle dokunma.
İkinci dize soy iddiasını reddediyor: hesap görülen şey amel. Üçüncü dize ise tevazuyu en somut hâline indiriyor — çiğnenmeyi istemek. “Turap” ve “hâk” aynı anlamda iki kelime; tekrar, isteği pekiştiriyor.
- 4
Cihad eyle ki günahların tartasın
Bir kazan ki Hakk'a yetesin
gibi her gördüğün örtesin
Pir ol ey sevdiğim değme gönüle
1Cihat eyle ki günahlarını tartasın;
2bir amel kazan ki Hakk'a erişesin.
3Şehir gibi her gördüğünü örtesin;
4pir ol ey sevdiğim, gönüle dokunma.
Cihat burada dışa değil içe dönük: tartılacak olan kendi günahı. Üçüncü dizedeki örtme fikri ilk dörtlükteki “ayıba bakmama” kuralını tamamlıyor — görmemek yetmez, örtmek gerekir.
- 5
Kul Himmet dilimde zikrim Muhammed
Aşk dolusun içtim Hüda'ya minnet
ile satın alınmaz cennet
Hazer kıl sevdiğim değme gönüle
1Kul Himmet'im, dilimdeki zikir Muhammed;
2aşk dolusunu içtim, Allah'a şükür.
3Cennet parayla satın alınmaz;
4sakın sevdiğim, gönüle dokunma.
Mahlas dörtlüğü üçüncü dizede bütün nefesin hükmünü veriyor: cennetin bedeli para değil. Karşılığında ne istendiği ise dört bent boyunca söylenmişti — kimseyi incitmemek. Nakarat, en son kez, artık bir öğüt değil bir sonuç olarak dönüyor.
Metnin kaynağı
Türkçe Vikikaynak'taki 156113 numaralı sürüm esas alındı; imlâsına dokunulmadı.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
İlk dörtlük tek bir kuralı iki kez söylüyor. “Ayıba bakmamak” ile “gönül yıkmamak” aynı şeyin iki yüzü: biri görmemek, öteki söylememek. Nakaratın dört dizeden ikisini kaplaması, kuralın tartışmaya kapalı olduğunu gösteriyor.