DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Kul Himmet/Gel gönül kimsenin aybına bakma
Nefes · 16.–17. yüzyıl

Gel gönül kimsenin aybına bakma

Alevî-Bektaşî ahlakının en yoğun özetlerinden biri. Beş dörtlüğün her biri “değme gönüle” diye biter; nefes boyunca istenen tek şey vardır: kimseyi incitme.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Gel gönül kimsenin aybına bakma

    Hazer kıl sevdiğim değme gönüle

    Arif ol cihanda bir gönül yıkma

    Hazer kıl sevdiğim değme gönüle

    1Gel gönül, kimsenin ayıbına bakma;

    2sakın sevdiğim, gönüle dokunma.

    3Arif ol, dünyada bir gönül yıkma;

    4sakın sevdiğim, gönüle dokunma.

    İlk dörtlük tek bir kuralı iki kez söylüyor. “Ayıba bakmamak” ile “gönül yıkmamak” aynı şeyin iki yüzü: biri görmemek, öteki söylememek. Nakaratın dört dizeden ikisini kaplaması, kuralın tartışmaya kapalı olduğunu gösteriyor.

  2. 2

    Daim aşk atına bin de atlı gez

    Edep öğren erkan öğren otlu gez

    Gönül yıkma halk içinde tatlı gez

    Sakın ey sevdiğim değme gönüle

    1Daima aşk atına bin de atlı gez;

    2edep öğren, erkân öğren, azıklı gez.

    3Gönül yıkma, halk içinde tatlı gez;

    4sakın ey sevdiğim, gönüle dokunma.

    Üç dizede de aynı fiil: gez. Yol hâlinde olmak Bektaşî düşüncesinde bir durum değil bir yöntem. Edep ve erkân öğrenilecek şeyler olarak anılıyor — kendiliğinden gelmiyor.

  3. 3

    Yoldaş eyle iman gibi dostunu

    kazan aramazlar aslını

    Turap ol ki çiğnesinler üstünü

    ol ey sevdiğim değme gönüle

    1Dostunu iman gibi yoldaş edin;

    2amel kazan, soyunu sormazlar.

    3Toprak ol ki üstünü çiğnesinler;

    4toprak ol ey sevdiğim, gönüle dokunma.

    İkinci dize soy iddiasını reddediyor: hesap görülen şey amel. Üçüncü dize ise tevazuyu en somut hâline indiriyor — çiğnenmeyi istemek. “Turap” ve “hâk” aynı anlamda iki kelime; tekrar, isteği pekiştiriyor.

  4. 4

    Cihad eyle ki günahların tartasın

    Bir kazan ki Hakk'a yetesin

    gibi her gördüğün örtesin

    Pir ol ey sevdiğim değme gönüle

    1Cihat eyle ki günahlarını tartasın;

    2bir amel kazan ki Hakk'a erişesin.

    3Şehir gibi her gördüğünü örtesin;

    4pir ol ey sevdiğim, gönüle dokunma.

    Cihat burada dışa değil içe dönük: tartılacak olan kendi günahı. Üçüncü dizedeki örtme fikri ilk dörtlükteki “ayıba bakmama” kuralını tamamlıyor — görmemek yetmez, örtmek gerekir.

  5. 5

    Kul Himmet dilimde zikrim Muhammed

    Aşk dolusun içtim Hüda'ya minnet

    ile satın alınmaz cennet

    Hazer kıl sevdiğim değme gönüle

    1Kul Himmet'im, dilimdeki zikir Muhammed;

    2aşk dolusunu içtim, Allah'a şükür.

    3Cennet parayla satın alınmaz;

    4sakın sevdiğim, gönüle dokunma.

    Mahlas dörtlüğü üçüncü dizede bütün nefesin hükmünü veriyor: cennetin bedeli para değil. Karşılığında ne istendiği ise dört bent boyunca söylenmişti — kimseyi incitmemek. Nakarat, en son kez, artık bir öğüt değil bir sonuç olarak dönüyor.

Kavram sözlüğü (9) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Türkçe Vikikaynak'taki 156113 numaralı sürüm esas alındı; imlâsına dokunulmadı.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirBektaş-ı Veli'nin yolun bilmeyenKul Himmet · Koşma

Kavram sözlüğü

9 kavram bulundu.

ayb

Kusur, utanılacak hâl

hazer kılmak

Sakınmak, çekinmek

ârif

Bilen, hakikate ermiş kimse

erkân

Yol, usul, tören düzeni

amel

İş, davranış; kişinin yaptığı

turâp

Toprak

hâk

Toprak

şar

Şehir

dinar

Altın para