Baş Açık, Yalın Ayak, Üryana Gelmişlerdeniz
Şirî, başı açık ve yalın ayak dünyaya seyir için geldiğini söyler. Kendini Ehl-i Beyt dostu sayar; ölüm, irfan, Muhammed-Ali zikri ve On İki İmam silsilesi boyunca Hacı Bektaş kimliğine ulaşır.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Baş açık yalınayak gelmişlerdeniz
abdal olup virane gelmişlerdeniz
Lâtukabbel indenâ ey hace Elmâl velbenun
Pes bu âlem içre biz seyrane gelmişlerdeniz
1Baş açık, yalın ayak ve çıplak gelmişlerdeniz;
2ayağın toprağına yüz süren abdal olup viraneye gelmişlerdeniz.
3Ey hoca, “katımızda mal ve çocuklar kabul edilmez”;
4bu âleme yalnız seyretmeye gelmişlerdeniz.
- 2
Âşıkı didar olup nuri tecelli gözleriz
Sanma zahitler gibi bigâne gelmişlerdeniz
Biz fakihü sofîyü bekri değil
Şah ile didarımız merdane gelmişlerdeniz.
1Yüzün âşığı olup tecelli nurunu gözleriz;
2bizi zahitler gibi yabancı sanma.
3Biz Ehl-i Beyt dostuyuz; fakih, sofu ya da içkici değiliz.
4Şah ile yüz yüze görüşmeye mertçe gelmişlerdeniz.
Tecelli nuru sevgilinin yüzünde beklenir. Şair topluluğunu zahit, fakih ve sofu kimliklerinden ayırıp mevali diye tanımlar; amaç Şah’la aracısız ve cesur bir didardır.
- 3
Padişahı Dehrolup hem «Küllü nefsin zâika»
Bir iki gün Dünyaya mihmane gelmişlerdeniz
Ey müselman ol şehin nuri cemalin Mihrine
Yek cihet olub bugün imane gelmişlerdeniz.
1Zamanın padişahı olup “her can ölümü tadacaktır” sözünü biliriz;
2dünyaya bir iki günlük konuk olarak gelmişlerdeniz.
3Ey Müslüman, o şahın nurlu yüzünün güneşine,
4tek yönde birleşip iman etmeye gelmişlerdeniz.
Ölüm ayeti dünya saltanatını misafirliğe çevirir. Bir iki günlük sürede dağılmak yerine şahın cemal güneşine tek yönden yönelmek, imanı ortak bir ışık çevresinde toplar.
- 4
İmdi ârif nurunun iç yüzü vardürür yakin
«Men aref» ten tanıyıp irfane gelmişlerdeniz
Müminin mir’atı mümindir dedi şâhı Cihan
Küfrü kevni pâkedip bürhana gelmişlerdeniz
1Şimdi bil ki arif nurunun bir iç yüzü vardır;
2“Kendini bilen” sözünden tanıyıp irfana gelmişlerdeniz.
3“Mümin müminin aynasıdır,” dedi dünyanın şahı;
4varlığın inkârını temizleyip kanıta gelmişlerdeniz.
Arif nuru yalnız dış görünüş değil iç yüz taşır. Men aref ve ayna sözleri kendini bilmeyle başkasında görünmeyi birleştirir; irfan, küfrü temizleyen yaşanmış delile dönüşür.
- 5
Yürü ey zerrakı sâlûs zahidi hodbin ki biz
Başü canı terkedüp meydana gelmişlerdeniz
Ol muattar mazharıyız surete kılup nazar
Katreyiz kim gûyiya (1) ummane gelmişlerdeniz
1Yürü ey gösterişçi, ikiyüzlü ve kendini beğenmiş zahit;
2biz başı ve canı terk edip meydana gelmişlerdeniz.
3O güzel kokulu görünüşün tecellisiyiz; surete bak.
4Bir damlayız ama sanki ummana gelmişlerdeniz.
Zahidin gösterişi, canı meydana koyanların fedakârlığıyla karşılaştırılır. Damla kendi küçüklüğünü korurken ummana gelişi birlik içinde genişlemeyi anlatır; suret mazhar olarak değer kazanır.
- 6
Padişahı lemyezel dânayı bimislü bedel
Yani kim ol gafirü gufrane gelmişlerdeniz
takvimi bildim Hâdii Rahman yakin
Ey sıfâtı Kulhüvallah şane gelmişlerdeniz
1Eşi ve benzeri olmayan, ezelî padişah bilgedir;
2bağışlayan ve affedene gelmişlerdeniz.
3İnsanın en güzel yaratılışını bildim; Rahman’ın yol gösterdiği kesindir.
4Ey sıfatı İhlas suresi olan, şana gelmişlerdeniz.
Tanrı eşsiz hükümdar, bağışlama ise onun kapısına geliş nedenidir. Ahseni takvim insanın değerini, Kulhüvallah tevhidi taşır; şair yaratılış bilgisini övgü ve şükürle birleştirir.
- 7
İktidarım var imiş kim ta ezel sultanıma
Sathezaran şükr kim dermane gelmişlerdeniz
Yâ Muhammed yâ Ali virdim budur leylü nehar
Yâ Muhammed yâ Ali ihsane gelmişlerdeniz
1Demek ezelî sultanıma ulaşacak gücüm varmış;
2yüz binlerce şükür, dermana gelmişlerdeniz.
3Gece gündüz zikrim şudur: “Ya Muhammed, ya Ali”;
4ya Muhammed, ya Ali diyerek ihsana gelmişlerdeniz.
Ezelden gelen iktidar kişisel kudret değil sultana ulaşma imkânıdır. Gece gündüz yinelenen Muhammed ve Ali zikri, derman ve ihsan kapısına giden ritmik yol olur.
- 8
Enbiya vü evliyanın hürmetiçün cürmile
Hamdüllillâh kim bugün gelmişlerdeniz.
Ey Esedullahı galip sahibi Düldülsüvar
virdeyleyüp şirâne gelmişlerdeniz
1Peygamberler ve velilerin hürmeti için, günahımızla,
2Tanrı’ya şükür bugün kapıya gelmişlerdeniz.
3Ey galip Allah aslanı, Düldül’e binen kişi;
4“Ali’den yiğit yoktur” sözünü vird edip aslan gibi gelmişlerdeniz.
Günah saklanmadan kapıya taşınır ve peygamberlerle velilerin hürmeti bağışlanma umudu sağlar. Esedullah, Düldül ve Lâfetâ ifadeleri Ali’yi savaşçı rehber yapar.
- 9
Ey Kamer yed Mürteza sen sun’u Sani’ şevkine
Nârı aşkın şem’ine pervane gelmişlerdeniz
Şah Hasan Hulkurrızzanın îdi vaslı hakkına
Çün Hüseyni Kerbelâ meydane gelmişlerdeniz
1Ey kamer, ey Murtaza; yaratıcı sanatın şevkiyle,
2aşk ateşinin mumuna pervane gelmişlerdeniz.
3Şah Hasan’ın güzel ahlakının kavuşma bayramı hakkına,
4Hüseyin ile Kerbela meydanına gelmişlerdeniz.
Murtaza’ya yöneliş aşk mumuna pervane oluşla anlatılır. Hasan’ın ahlakı bayram ve kavuşma, Hüseyin’in Kerbela’sı ise şehadet meydanıdır; sevinç ile yas aynı bağlılıkta birleşir.
- 10
Şâh Zeynel’abidindir Bakır ü hem Ca’ferî
Musî-i Kâzım Rıza çün yâne gelmişlerdeniz
Ol Takî hem Nâkîi sahiplivai Askerî
Mehdîi sahibzaman sultane gelmişlerdeniz
1Şah Zeynelabidin, Bakır ve Cafer için;
2Musa Kâzım ve Rıza için yana gelmişlerdeniz.
3Taki, Naki ve levâ sahibi Askeri için;
4zamanın sahibi Mehdi sultana gelmişlerdeniz.
On İki İmam silsilesi ad ad sürdürülür; her isim topluluğun yöneldiği bir duraktır. Mehdi’nin “sahib-i zaman” diye sona konması, beklenen adalet ve rehberliği bugüne bağlar.
- 11
Biz muhibbi hânedan ile « Rabbühüm»
Lâyezali hamr içüp mestane gelmişlerdeniz
Hanedanı Ahmedi Muhtara kasdidenlere
Canına lânet edüp giryane gelmişlerdeniz
1Biz hanedan dostları “Rableri onlara içirdi” sırrıyla,
2ezelî şarabı içip sarhoş gelmişlerdeniz.
3Ahmed-i Muhtar’ın hanedanına kastedenlere,
4canlarına lanet edip ağlayarak gelmişlerdeniz.
Sekahüm ayeti manevî şarabı doğrudan Rabbin ikramı yapar. Bu mestlik neşeyle sınırlı değildir; Ehl-i Beyt düşmanlarına lanet ve ağlayış, tarihî acının ahlaki tavrını taşır.
- 12
Gerçi kim eksikliyiz nola o Şahın hakkıçün
Bir kim bugün şahane gelmişlerdeniz
Ol benem kim Hacı Bektaş’ım bugün ey müttekî
Şöyle yekta vü cünuri hayrane gelmişlerdeniz
1Eksik olsak ne çıkar, o Şah’ın hakkı için;
2bugün şahane gelmiş bir yoksuluz.
3Ey sakınan kişi, bugün Hacı Bektaş olan benim;
4eşsiz, coşkun ve hayran gelmişlerdeniz.
Son kıta kusuru kabul ederken Şah’a bağlılıkla değer kazanır. Geda ile şahane sözcükleri tevazu ve ihtişamı birleştirir; Hacı Bektaş kimliği coşkun hayranlıkla açıklanır.
Metnin kaynağı
Şirî / Hacı Bektaş (kaynak-bağlı, ihtilaflı) atfı basılı bölüm ve görünür mahlasla sınırlıdır; kanonik profil, bağımsız kimlik incelemesi tamamlanana kadar bekletilmektedir.
Atıf kanıtını aç ↗Ergun 1955; tarama s. 364–365; 12 birim/48 dize. Kayıt kaynakta “Baş açık yalınayak üryane gelmişlerdeniz” ile başlar, “Şöyle yekta vü cünuri hayrane gelmişlerdeniz” ile biter. Dizeler kaynağından korundu. Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryasınca hazırlandı.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Cihan varolmadan ketmi ademdeŞirî / Hacı Bektaş · Nefes→
Çıplaklık dünyaya mülksüz gelişi, hâkipây abdal olmak ise eşikte alçalmayı anlatır. Arapça iktibas mal ve evladın geçersizliğini söyler; dünya kalıcı yurt değil seyir yeridir.