DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Azbî Mustafa Çavuş/Hacı Bektaş-ı Velî müseddesi
Tarihî Bektaşî şiiri · 18. yüzyıl

Hacı Bektaş-ı Velî müseddesi

Azbî Mustafa Çavuş, Hacı Bektaş-ı Veli’yi Hakk’ın sümbülü, hidayet kaynağı ve en büyük manevî kutup olarak över. Beş bent boyunca onu Ali soyuna ve On İki İmam silsilesine bağlayıp kendisini alçakgönüllü kulu sayar.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Kisvetimdir başıma cennette Hak’kın sünbüli

    Benden olduk cân ü dilden emrine dedik belî

    Lâğdır vasf-ı şerifin etmese can bülbüli

    âşıkların varı Hudâ’nın has güli

    Fahr-i âlem nûr-i çeşm-i Enbiyâ nesl-i Ali

    Şâh-ı ekrem Hacı Bektâş-ı Velî

    1Cennette Hakk’ın sümbülü başımda giysimdir;

    2Biz ondan olduk, canıgönülden buyruğuna “evet” dedik.

    3Can bülbülü senin şerefli niteliklerini anmasa bu boş sözdür;

    4Âşıkların bülbülü, Tanrı’nın seçkin gülünün bütün varlığıdır.

    5Âlemin övüncü, peygamberlerin göz nuru, Ali soyundandır;

    6En yüce şah, en büyük kutup Hacı Bektaş-ı Veli’dir.

    İlk bent sümbül, bülbül ve gül imgeleriyle Hacı Bektaş’a bağlılığı cennet bahçesi içinde kurar. “Belî” sözü ezelî kabulü bildirirken tekrarlanan son iki dize onu Ali soyuna ve manevî kutupluğa bağlar.

  2. 2

    Nola bî pervâ gezersem her cezadan âsiyem

    Bir senin gibi penâhım var iken ben gam yemem

    Mazhar-ı zât-ı kadimsin Lâ fetâ illâ direm

    Şensin ol kân-ı hidâyet mâlik-i sırr-ı kerem

    Fahr-i âlem nûr-i çeşm-i enbiyâ nesl-i Ali

    Şâh-ı ekrem Hacı Bektâş-ı Velî

    1Her cezaya asi olup çekinmeden gezsem ne olur?

    2Senin gibi bir sığınağım varken kaygı duymam.

    3Kadim zatın görünme yerisin; “Ali’den başka yiğit yoktur” derim.

    4Hidayet kaynağı ve cömertlik sırrının sahibisin.

    5Âlemin övüncü, peygamberlerin göz nuru, Ali soyundandır;

    6En yüce şah, en büyük kutup Hacı Bektaş-ı Veli’dir.

    Konuşan kendi isyanını saklamaz, fakat Hacı Bektaş’ı sığınak sayar. “Lâ fetâ illâ Ali” göndermesi ve hidayet kaynağı nitelemesi, güvenin kişisel rahatlıktan değil Ali’ye uzanan manevî silsileden geldiğini belirtir.

  3. 3

    Hoş menim haddim değil vasfın idüb söz söylemek

    Rûz ü şeb küstahlığımdır fehm-i kadrin eylemek

    Mebde-i lûtf-i Hudâ’sın bâis-i her dü felek

    Hâdi-i râh-ı İlâhî -i ins ü melek

    Fahr-i âlem nûr-i çeşm-i enbiyâ nesl-i Ali

    Şâh-ı ekrem Hacı Bektâş-ı Velî

    1Gerçi seni övüp söz söylemek benim haddim değildir;

    2Gece gündüz değerini anlamaya çalışmam bile küstahlığımdır.

    3Tanrı lütfunun başlangıcısın, iki âlemin varlık sebebisin;

    4İlahî yolun kılavuzu, insan ve meleğin mürşidisin.

    5Âlemin övüncü, peygamberlerin göz nuru, Ali soyundandır;

    6En yüce şah, en büyük kutup Hacı Bektaş-ı Veli’dir.

    Övgü söyleyen kişi önce sözünün yetersizliğini ve küstahlığını kabul eder. Ardından Hacı Bektaş’ı iki âlemin lütuf başlangıcı ve insanla meleğe rehber sayarak bu alçalışı daha yüksek bir övgüye dönüştürür.

  4. 4

    Şah Hasen ile Hüseyn-i Kerbelâ’nın aslısın

    Âşıka sertâc olan Zeyn-ül-ibâd’ın aslısın

    Hem Muhammed Bâkır u Ca’fer imâmın aslısın

    Mûsi-i Kâzım Ali Mûs-er-Rızâ’nın aslısın

    Fahr-i âlem nûr-i çeşm-i enbiyâ nesl-i Ali

    Şâh-ı ekrem Hacı Bektâş-ı Velî

    1Şah Hasan ile Kerbelâ Hüseyin’inin aslındansın;

    2Âşığın baş tacı Zeynelâbidin’in aslındansın.

    3Muhammed Bâkır ile İmam Cafer’in aslındansın;

    4Musa Kâzım ve Ali Musa Rıza’nın aslındansın.

    5Âlemin övüncü, peygamberlerin göz nuru, Ali soyundandır;

    6En yüce şah, en büyük kutup Hacı Bektaş-ı Veli’dir.

    Bu bent Hacı Bektaş’ı Kerbelâ’nın Hasan ve Hüseyin’iyle, ardından Zeynelâbidin, Muhammed Bâkır, Cafer, Musa Kâzım ve Ali Musa Rıza’yla ilişkilendirir. “Asıl” tekrarı, öğretinin imamlar boyunca süren kaynağını vurgular.

  5. 5

    Şah Takî vü bâ Nakî Hak’dan penâhındır senin

    Askerî erkân-ı fahri her kelâmındır senin

    Mehdi-i Âl-i Muhammed kim imâmındır senin

    Pâdişâhım Azbi bir gulâmındır senin

    Fahr-i âlem nûr-i çeşm-i enbiyâ nesl-i Ali

    Şâh-ı ekrem Hacı Bektâş-ı Velî

    1Şah Takî ile Nakî senin Hak’tan sığınağındır;

    2Askerî’nin övülen erkânı her sözündedir.

    3Muhammed soyundan Mehdî senin imamındır;

    4Padişahım, Azbî senin değersiz bir kulundur.

    5Âlemin övüncü, peygamberlerin göz nuru, Ali soyundandır;

    6En yüce şah, en büyük kutup Hacı Bektaş-ı Veli’dir.

    Son bent imamlar zincirini Takî, Nakî, Askerî ve Mehdî ile tamamlar. Azbî kendi mahlasını “değersiz kul” konumunda söyleyerek büyük silsile karşısındaki yerini belirler; nakarat övgüyü yeniden Hacı Bektaş’ta toplar.

Kavram sözlüğü (6) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Aidiyet kuvvetle muhtemel

Azbî Mustafa Çavuş atfı basılı bölüm ve görünür mahlasla sınırlıdır; kanonik profil, bağımsız kimlik incelemesi tamamlanana kadar bekletilmektedir.

Atıf kanıtını aç ↗

Ergun 1955; tarama s. 376–377; 5 birim/30 dize. Kayıt kaynakta “Kisvetimdir başıma cennette Hak’kın sünbüli” ile başlar, “Şâh-ı ekrem kutb-i a’zam Hacı Bektâş-ı Velî” ile biter. Dizeler kaynağından korundu. Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryasınca hazırlandı.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirMuhibb-i hânedânın yâveriyimAzbî Mustafa Çavuş · Nefes

Kavram sözlüğü

6 kavram bulundu.

kisvet

Giysi, manevî kimliği gösteren kıyafet.

andelîb

Bülbül.

kutb-i a’zam

En büyük manevî kutup ve rehber.

bî-pervâ

Çekinmeden, korkusuzca.

kemter

Değersiz, aşağı; alçakgönüllülük sözü.

mürşid

Manevî yol gösterici.