DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Azbî Mustafa Çavuş/Muhibb-i hânedânın yâveriyim
Nefes · 18. yüzyıl

Muhibb-i hânedânın yâveriyim

Azbî Mustafa Çavuş, hânedan ve imamlar silsilesine bağlılığını her beyitte başka bir hizmet ve ışık imgesiyle anlatır. Elvan Efendi, Balım Sultan ve Emir Sultan’a uzanan zincirin sonunda kendisini erenler hizmetkârının hizmetkârı sayar.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Muhibb-i hânedânın yâveriyim

    Adû-yi bed likanın hançeriyim

    1Peygamber ailesini sevenlerin yardımcısıyım;

    2Kötü yüzlü düşmanın hançeriyim.

    Açılış, konuşanı hânedan dostlarının yardımcısı ve düşmanın hançeri olarak iki karşıt görevde tanımlar. Sevgi edilgen bir duygu değil, topluluğu koruyan ve düşmanlığa direnen etkin bir bağlılıktır.

  2. 2

    Hasen dînim imânım Şah Hüseyn’dir

    Gulâm-ı dürr-i pâk-i Hayderî’yim

    1Hasan dinimdir, imanım Şah Hüseyin’dir;

    2Haydar’ın temiz incisinin kuluyum.

    Hasan ile Hüseyin din ve iman sözcükleriyle kişinin kimliğinin merkezine yerleştirilir. Haydar’ın temiz incisine kul olmak, bu bağlılığı Ali’den yayılan değerli ve arı bir özün hizmeti olarak açıklar.

  3. 3

    Tenim peşkeş canım kurban sözüm Hak

    Ki Zeynel’âbidîn’in kemteriyim

    1Bedenim armağan, canım kurban, sözüm Hakk’tır;

    2Zeynelâbidin’in değersiz kuluyum.

    Bedenin armağan ve canın kurban edilmesi, önceki savaşçı söylemi kişisel fedakârlığa çevirir. Zeynelâbidin karşısında “kemter” oluş, kesin bağlılığı alçakgönüllü bir hizmet konumuna yerleştirir.

  4. 4

    Dün ü gün kıblegâhımdır cemâli

    -ı Muhammed Bâkırî’yim

    1Onun yüzü gece gündüz kıblemdir;

    2Muhammed Bâkır’ın cemalini gözeteniyim.

    Cemalin kıble olması yönelişi mekândan manevî yüze taşır. Gece gündüz bakışını Bâkır’a yönelten anlatıcı, ibadet sürekliliğini “nazarbaz” sözüyle dikkatli ve sevgi dolu bir seyir olarak anlatır.

  5. 5

    Ne varsa yerde gökte benden iste

    Hakikat kân-ı aşka gevheriyim

    1Yerde ve gökte ne varsa benden iste;

    2Hakikat ve aşk madeninin cevheriyim.

    İlk dizedeki geniş vaat, ikinci dizede konuşanın kendisini aşk madeninden bir cevher saymasına dayanır. Gücün kaynağı kişisel mülk değil, hakikat içinde işlenmiş manevî öz olarak sunulur.

  6. 6

    Delilim Mûsi-i Kâzım olaldan

    Kamu âşıkların men serveriyim

    1Musa Kâzım bana yol gösterici olduğundan beri

    2Bütün âşıkların önderiyim.

    Musa Kâzım’ın delil oluşu anlatıcının önderlik iddiasını keyfî olmaktan çıkarır. Âşıkların serveri olmak, kendi büyüklüğünü değil imamdan alınan yönün topluluğa aktarılmasını ifade eder.

  7. 7

    Ali Mûsâ Rızâ’dır pâdişâhım

    Kamer burcunda uşşak ahteriyim

    1Ali Musa Rıza padişahımdır;

    2Âşıkların ay burcundaki yıldızıyım.

    Rıza’nın padişahlığı karşısında konuşan kendisini ay burcundaki bir yıldız sayar. Kozmik benzetme onu parlatır, fakat ışığını merkezdeki imam ve âşıklar topluluğu içinde anlamlandırır.

  8. 8

    Müberrâdır özüm gerd-i cefâdan

    Takî’nin fazl u lûtfu mazhariyim

    1Özüm eziyet tozundan arınmıştır;

    2Takî’nin lütuf ve ihsanının görünme yeriyim.

    Cefa tozundan arınmak, dış acının bütünüyle yok olmasından çok özün ona bulaşmamasını anlatır. Takî’nin lütfuna mazhar olmak bu temizliği anlatıcının kendi başarısından manevî bağa taşır.

  9. 9

    Nakî’dir hüccet ü burhan elimde

    Bihamdillâh bu dem gamdan beriyim

    1Nakî elimde kanıt ve kesin delildir;

    2Allah’a şükür, şimdi kaygıdan uzağım.

    Nakî’nin hüccet ve burhan sayılması inancı kanıt diliyle sağlamlaştırır. Bu dayanak sayesinde gamdan uzak oluş, geçici neşeden çok bağlılığın verdiği güven ve zihinsel açıklık olarak belirir.

  10. 10

    Alâyikden elim çektim yüzüm ak

    Ezelden bendegân-ı Askerî’yim

    1Dünya bağlarından elimi çektim, yüzüm aktır;

    2Ezelden beri Askerî’nin kullarındanım.

    İlişkilerden el çekmek dünya bağlarının kişiyi yönetmesini reddeder; ak yüz bunun ahlaki sonucudur. Askerî’ye ezelden bağlılık sözü, kararın bugünkü bir hevesten değil köklü ikrardan geldiğini söyler.

  11. 11

    Emînim Lâ fetâ illâ benimdir

    Bu dem Mehdî Muhammed enveriyim

    1Güvendeyim; “Ali’den başka yiğit yoktur” sözü benimdir;

    2Bu zamanda Mehdî Muhammed’in nuruyum.

    Lâ fetâ illâ Ali sözü güvenin kaynağını Ali’nin yiğitliğine bağlar. Mehdî’nin “enveri” olmak onun nuruyla aydınlanma iddiası olarak okunur; kişi Mehdî’nin yerine geçirilmez.

  12. 12

    Bu dem Elvân efendi mürşidimdir

    Balım Sultan nazariyla diriyim

    1Bu zamanda Elvan Efendi mürşidimdir;

    2Balım Sultan’ın bakışıyla diriyim.

    Şiir imamlar silsilesinden yakın rehberlere geçer: Elvan Efendi mürşit, Balım Sultan’ın nazarı hayat verici bağdır. Böylece tarihsel manevî zincir, konuşanın kendi zamanındaki terbiye ilişkisine ulaşır.

  13. 13

    Emir Sultan dedim nûr-i ezeldir

    Muhammed Mustafâ’nın gevheriyim

    1Emir Sultan dediğim ezelî nurdur;

    2Muhammed Mustafa’nın cevheriyim.

    Emir Sultan ezelî nur diye anılırken anlatıcı kendisini Muhammed Mustafa’nın cevheri sayar. Nur ve cevher imgeleri, ayrı adları aynı kutsal kaynakta birleşen parlak ve değerli unsurlar olarak kurar.

  14. 14

    Yolum hakdır sözüm hakdır özüm hak

    Hak’a tâlib olanın rehberiyim

    1Yolum haktır, sözüm haktır, özüm haktır;

    2Hakk’a talip olanın rehberiyim.

    Yol, söz ve özün üç kez “hak” diye nitelenmesi iç-dış tutarlılık iddiasıdır. Rehberlik de bu bütünlüğe bağlanır: Hakk’a talip olan kişiye gösterilen yön, yalnız söylenen değil yaşanan yoldur.

  15. 15

    Süleyman mühriyim dîvân-ı Hak’da

    Ki kavlen ehl-i hüccetten berîyim

    1Hakk’ın divanında Süleyman’ın mührüyüm;

    2Söz bakımından delil ehlinin dışındayım [basılı ifade kapalıdır].

    Süleyman mührü yetki ve hüküm simgesidir; Hakk’ın divanında bulunması manevî onaya işaret eder. İkinci dizedeki “berîyim” bağlantısı anlamca kapalı kaldığından, kişiyi delilden uzaklaştıran kesin bir yorum eklenmez.

  16. 16

    Benim âşıklarımdır şems ile mâh

    Hak’ın mahbûb-i zîbâ dilberiyim

    1Güneş ile ay benim âşıklarımdır;

    2Hakk’ın sevgili, güzel dilberiyim.

    Güneş ve ayın âşık sayılması konuşanın değerini kozmik ölçüde büyütür. Ardından kendisini Hakk’ın güzel sevgilisi diye tanımlaması, bu ışığı bağımsız iktidardan çok ilahî sevgi ilişkisi içinde tutar.

  17. 17

    Sözüm hak hak durağım cây-i hayret

    Fakîrim derdmendim serseriyim

    1Sözüm Hakk’tır; Hak durağım hayret yeridir.

    2Yoksulum, dertliyim, başıboşum.

    Hak söz ve Hak durağı kesinliği, “hayret yeri” ile bilginin sınırına açılır. Fakirlik, dert ve serserilik övgüde yükselen sesi yeniden kırılgan derviş konumuna indirir.

  18. 18

    Budur gerçek sözüm vird-i zebânım

    Ali’nin Kanber’inin kanberiyim

    1Gerçek sözüm ve dilimin sürekli zikri budur:

    2Ali’nin Kanber’inin Kanber’iyim.

    Sürekli söylenen vird, Ali’ye doğrudan eşitlik iddiası değil onun hizmetkârı Kanber’in de hizmetkârı olma sözüdür. İki katlı kulluk, şiirin bağlılığını belirgin bir tevazu merdivenine dönüştürür.

  19. 19

    Bu kırklar bezmine teslim rızâyım

    Erenler bendesi Azbî fakîrim

    1Bu Kırklar meclisine teslim olmuş, razıyım;

    2Erenlerin hizmetkârı, yoksul Azbî’yim.

    Kırklar bezmine teslimiyet ve rıza, Azbî mahlasını erenlerin bendesi olarak açıklar. Topluluk üyeliği üstünlük değil hizmet üzerinden kurulur; “fakir” sözü maddi yoksulluktan çok derviş tevazusunu taşır.

  20. 20

    Yüzüm yerde özüm elde tenim çâk

    Erenler çâkerinin çâkeriyim

    1Yüzüm yerde, özüm teslim, bedenim yaralıdır;

    2Erenler hizmetkârının hizmetkârıyım.

    Son beyit beden duruşuyla kapanır: yüz yerde, öz teslimde, ten yaralıdır. Hizmetkârın hizmetkârı olma tekrarı, şiir boyunca yükselen manevî iddiaları en aşağı hizmet basamağında dengeler.

Kavram sözlüğü (6) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Aidiyet kuvvetle muhtemel

Azbî Mustafa Çavuş atfı basılı bölüm ve görünür mahlasla sınırlıdır; kanonik profil, bağımsız kimlik incelemesi tamamlanana kadar bekletilmektedir.

Atıf kanıtını aç ↗

Ergun 1955; tarama s. 377–378; 20 birim/40 dize. Kayıt kaynakta “Muhibb-i hânedânın yâveriyim” ile başlar, “Erenler çâkerinin çâkeriyim” ile biter. Dizeler kaynağından korundu. Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryasınca hazırlandı.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Önceki şiirHacı Bektaş-ı Velî müseddesi
Kisvetimdir başıma cennette Hak’kın sünbüli
Azbî Mustafa Çavuş · Tarihî Bektaşî şiiri

Kavram sözlüğü

6 kavram bulundu.

hânedan

Hz. Muhammed’in ailesi ve soyu.

kemter

Değersiz, aşağı; tevazu sözü.

nazarbâz

Bakışa ve manevî nazara gönül vermiş kişi.

alâyık

Dünya bağları ve ilgileri.

vird-i zebân

Dilden düşürülmeyen sürekli zikir.

çâker

Hizmetkâr, kul.