DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Seyyid Emnî Mehmed Bey/Görünce rûy-ı âteşnâkini zülf içre tâbende
kaside · 18. yüzyıl

Görünce rûy-ı âteşnâkini zülf içre tâbende

Kaside sevgilinin güneş gibi yüzünden başlayıp İbrahim Paşa’nın övgüsüne geçer; Âsaf, Nizâmülmülk, Ali Şîr ve Hâtem göndermeleriyle paşanın görüşü, ihtişamı ve cömertliği üstünleştirilir.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Görünce rûy-i âteşnâkini zülf içre tâbende

    Kıyâs ettim ki zîrâ ebre girmiş

    Sabâ nükhet feşân oldukça sünbülzâr-ı zülfünden

    Dimâğın şemm için eyler küşâde gonca gülşende

    Figân bî yâd-ı nâm-ı yâr olmaz kârger zîrâ

    Letâfet bahş olur mu olmasa hânende sâzende

    Gubâr-ı rehgüzârın tûtiyâ-yı dîdedir elhak

    Karâr eyler getürdükçe nesîm-i dilküşâ bende

    Riyâz-ı hüsn-i evsâfında Emnî andelîb-i dil

    Sezâdır ger senâ-yı ile olsa gûyende

    Ne neyyir-i burc-ı kerem kim pertev-i lûtfu

    İder her zerre-i nâçiz-i aczi meh nümâyende

    Ne re’yine rûh-i Nizâm-ül-mülk eder tahsîn

    Alışır’ı eder ferr-i şükûh ü şânı şermende

    Atâsı olmuştur

    mîrân-ı İslâma eder hande

    Kerîm-üt-tab’ İbrâhim Paşa-yı hünerver kim

    Nâzîrin görmedi emsâli içre çeşm-i bînende

    Cenâb-ı Kibriyâ hemvâre ikbâlin füzûn etsin

    Ola bünyân-ı izz ü câhı

    1Ateşli yüzünü saçlarının içinde parlarken görünce,

    2parlak güneşin buluta girdiğini sandım.

    3Saba yeli saçının sümbül bahçesinden koku saçtıkça,

    4gül bahçesindeki gonca onu koklamak için burnunu açar.

    5Sevgilinin adını anmadan edilen feryat etkili olmaz;

    6çalgıcı yoksa şarkıcının sözü zarafet kazanır mı?

    7Geçtiğin yolun tozu gerçekten gözün sürmesidir;

    8gönül açan esinti onu bana getirdikçe içimde yer eder.

    9Güzellik vasıflarının bahçesinde Emnî'nin gönlü bir bülbüldür;

    10Âsaf'ı öven sözler söylemesi ona yaraşır.

    11Öyle bir Âsaf ki cömertlik burcunun yıldızıdır; lütfunun ışığı,

    12aczin değersiz her zerresini ay gibi gösterir.

    13Öyle bir Âsaf ki Nizâmülmülk'ün ruhu onun görüşünü över;

    14ihtişamının görkemi Ali Şîr'i utandırır.

    15İhsanı, Hâtem'in cömertliğinin eksik olduğuna hükmetmiştir;

    16en küçük kulu bile İslam beylerine güler.

    17Yaratılışı cömert, hüner sahibi İbrahim Paşa'nın,

    18benzerleri arasında dengini gören bir göz olmamıştır.

    19Yüce Allah onun ikbalini daima artırsın;

    20şeref ve makamının temeli göklere baş çıkarsın.

    İlk bölümde yüz-bulut, saç-sümbül ve yol tozu-sürme benzetmeleri klasik sevgili tasvirini kurar. Dokuzuncu dizede gönül bülbülü övgü makamına geçer ve memduhu tarihî devlet adamlarıyla karşılaştırır. İbrahim Paşa’nın lütfu en küçük zerreyi aya çevirirken cömertliği Hâtem’i, siyasî görüşü Nizâmülmülk’ü aşar; dua beyti bu yükselişi göğe bağlar.

Kavram sözlüğü (6) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Aidiyet doğrulandı

Şiir, bağlı kaynakta Emnî (İstanbullu) adına kayıtlıdır; başlık, gövde ve şair kimliği sabit kaynak zinciriyle eşleştirilmiştir.

Atıf kanıtını aç ↗

Metin, Wikimedia Commons taramasının ilgili sayfasına bağlıdır. Günümüz Türkçesi ve açıklamalar ayrı editoryal katmandır.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirSergeşte-i deşt-i hayret oldun ey dilSeyyid Emnî Mehmed Bey · manzume

Kavram sözlüğü

6 kavram bulundu.

tûtiyâ-yı dîde

göz için sürme ve şifa sayılır

Âsaf

bilge vezir için kullanılan övgü adı

naks fermâ-yı sehâ-yı Hâtem

Hâtem’in cömertliğini eksik saydıran

Kemîne bendesi

en küçük ve değersiz kulu

çerha ser küşâyende

göğe baş kaldırıp yükselen

mihr-i rahşende

parlak güneşin buluta girdiğini sandım